Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 
 

Kuşkayası (Turgut Erbek)

http://blog.milliyet.com.tr/kuskayasi

27 Eylül '06

 
Kategori
Eğitim
Okunma Sayısı
1012
 

Okumak bir cezaymış...

Okumak bir cezaymış...
 

Geçen gün gazetelerin orta sayfalarına sıkıştırılmış bir haberi okuyunca elimde olmadan gülümsedim. Haber aynen şöyleydi: “ Erzurum’ da, 155 Polis İmdat telefonuna asılsız ihbarda bulunan 16 yaşındaki genç, mahkeme tarafından 12 roman okuma ve özetlerini yazma cezasına çarptırıldı... ”

Kitap okumamın ceza olduğunu mahkeme kararıyla onaylamış bulunuyoruz! “ Böyle cezaya can kurban ”, demek gerekiyor. Keşke bütün cezalar böyle yararlı olsa. Bu cezaya çarptırılan birinin, bir daha aynı hatayı yapacağını sanmıyorum. Demek ki bundan sonra kitap okumayanları hâkim karşısına çıkarmak gerekecek. Gençlere ve çocuklara kitap sevgisini aşılamaya gücümüz yetmiyor artık. Geçmiş yıllarda kitap yaktıran zihniyet sonunda amacına ulaştı. Görsel medya yardımıyla gençlerin beyinlerini yıkayarak kitaplardan uzaklaştırdılar.

Karanlık güçlerin elinde oyuncak olabilecek kadar cahil, bilinçsiz, idealleri olmayan, geleceği göremeyen bir gençlik yetişiyor. Bunların büyük bir bölümü ne yazık ki okumuş cahil. Okumuş cahil nasıl olur bilirsiniz. O insanlarla karşılaşınca, kara cahil diye adlandırdıklarınıza şükredersiniz. 21.yy’da kitap ve gazete okumayan insanlar tanıyorum. Elindeki telefonla, çatıya bağlattırdığı çanak antenden televizyona gelen renkli görüntülerle zamanını öldüren, haftanın yedi günü kahve köşelerinde pinekleyen insanlar biliyorum.

Aslında hâkimin o gence verdiği ceza değil, bir armağandır. Kitap, insanları her türlü kötü alışkanlıklardan, can sıkıntısından, yalnızlıktan, bunalımdan ve en önemlisi cahillikten korur. Okumak, karanlıkları aydınlığa çevirir, ulaşılmaz gibi görünen hedefleri yakınlaştırır. Dilini, gelenek ve göreneklerini, geçmişini, kaybolmaya yüz tutmuş değerleri, iyiliği, kötülüğü, sevgiyi, saygıyı, fedakârlığı, yardımlaşmanın güzelliğini, haklıyı haksızdan ayırt etmeyi, toplum içinde birkaç cümle kurabilmeyi, kendini ifade edebilmeyi öğretir.

Bir yakınımın oğlu iki yıl lise birinci sınıfa gitmesine karşın, sınıfını geçemeyerek okuldan uzaklaştırıldı. Babası:

“Neden okumuyorsun?” diye sorduğunda

“Okusam ne olacak? Okuma- yazma bilmeyen insanlar, altlarında son model arabalarla ortalıkta dolaşıyor, kentlerin en lüks lokantalarında yemeklerini yiyorlar. Onlara hizmet eden garsonların birçoğu ise üniversite mezunu… Kolay yoldan para kazanıp keyif çatmak varken, on altı yıl okuduktan sonra diplomalı hamal olmanın ne anlamı var ki...” yanıtını alınca susup kalmış. Oğluna ne söyleyeceğini, nasıl davranacağını bilememiş.

Bu hastalık, kanser gibi tüm hücrelerimize yayılmadan ne yapabiliriz bilmiyorum.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Kitap okumayan insanları inanın bende anlayamıyorum. Bir insan okumadan nasıl yaşar ki... Size katılmamak elimde değil keşke bütün cezalar böyle olsa :) Bundan üç yıl önce bir arkadaşıma sürekli kitap alarak ona okuma alışkanlığı kazandırdım. Bu benim için inanılmaz önemli birşeydi. Bence herkes etrafındaki okumayan insanlara okumayı sevdirmek için çabalamalı özellikle de çocuklara. Elinize sağlık. Bol kitaplı günler ...

Sibel ÖNAL 
 28.09.2006 2:28
Cevap :
Teşekkürler Sibel Hanım; Ben üç yıl tek başıma uğraş vererek, doğduğum köyün okuluna 3 bin kitaplık bir kütüphane kurdum ve bir bilgisayar aldım. Bizim gibi düşünenler varken, bu ülkede kimse kitabı yok sayamaz. Selamlar, başarılar... Turgut Erbek  28.09.2006 9:38
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 72
Toplam yorum
: 327
Toplam mesaj
: 21
Ort. okunma sayısı
: 1403
Kayıt tarihi
: 23.07.06
 
 

Edebiyata ortaokul yıllarında şiirle merhaba dedim. O yıllarda şiirlerim ve yazılarım yöresel gezete..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster