Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

13 Mart '12

 
Kategori
Kitap
Okunma Sayısı
294
 

Okuyun

Okuyun
 

Enerjim düşük halk arasında suratımdan düşen bin parça. Nedenini inanın bende bilmiyorum. Aslında biliyorum da söylemek istemiyorum. Genelde sorulara hep böyle cevap veririm ama inanın bu gün keyifsizim. Keyfimi tek yerine getirecek şey sigara ama onu da bıraktım biliyorsunuz.

Sabah uyandık ki Peto hasta. İşe gittim bi şey yapamadım.Kalkıp eve geldim doktora gittik resmen davinci şifresi gibi ilaç listesi aldık. Baktık işin içinden çıkamıyacağız yazdık yeminle bi sayfa sürdü alıcağımız ilaçların sırası falan. Gerçi gene tarife uyamadık ama Peto iyi görünüyor. Bu ne naaan ilaç mı alıyoruz yeniden üniversite sınavına mı giriyoruz anlamış değilim.

Sevmek aşk maşk olaylarını hala öğrenebilmiş kavrayabilmiş değilim bu günkü yazım bunun üzerine olacak. Yazdıkça konuyu kavrayacakmışım gibi bi hissim var. Ama o kadar anlamadığım mevzuu var ki şaşırıp duruyorum. Yazmak gibi ben saf saf konuşuyorum işte. Bana çok karışık gelmiyor aşk olayı.

Birini seviyorsan aşık olursun. Eğer o da istiyorsa mutlu mesut yaşarsın. Bir süre baktın olmuyor o dakka aşk falan biter herkes başka derde düşer. Eğer anlaşıyorsan bu olay biraz uzar. Yani kasmaya kesmeye gerek duyulan ilişkiler, içinden çıkılmayacak duygular benim anlayacağım şeyler değil. Bir de ne gereği var anlamıyorum. 'Baktın olmuyor bakmayacaksın' dedi bir arkadaşım. Mantıklı geldi valla.

Aşk insanı geliştiren güzelleştiren bir duygu. En azından benim bakışım bu. Mutlu olamıyorsanız aşk değil sanki azıcık saplantı gibi. Yani kasım kasılan iki insan bir araya gelse ne kadar enerjik bir ilişki olur ki. Ama gelin görünkü ağlak ağlak 'ama ben ona aşığııım' tarzı yaklaşımlar karşısında donup kalıyorum. O zaman onu dert etme şunu takma diyecek oluyorum mübarek sanki damarına basmışım gibi zıplıyolar. Ama benim özgürlüğüm, yok benim hayatım, cart curt görende aşk değil atom fiziğinden bahsediyoruz. Bütün bunları yazışımın ince ayrıntısına geleyim arkadaş müsvettelerimden bazıları nedense sırf derdim yok bana dert olsun diye kendi saplantılarıyla beni bunalıma sokmaya çalışıyorlar. Ben de en embesil halimde yahu bakın ben ne konuşuyorsunuz zerre kadar anlamıyorum şeklinde saçma sapan cevaplar veriyorum. Yani insan bilmediği bir şeyi nasıl başkasına anlatır benden ne istiyolar onu da anlamıyorum. Kişilik olarak zaten kelin ilacı olsa durumundayım. Ya ben yıllardır yalnız yaşıyorum aşk meşk bana uğramıyor. Ha tamam her bahar gelişi içimden sanki bu kez başaracağım hissi doğmuyor değil. Ama yok bende kapasite aşık olacağım adamlarda da enerji yok işte. Kös kös arkadaş taifesinin şımarıklıklarıyla uğraşıyorum.

Valla konuyla ilgili bi sürü kitap okuyorum ancak kafam nedense hiç net değil. Kesin cevapları olmayan sorlar sormayın bana arkadaşım yaaa.

'Azizler ve Alimler' diye bir kitap okudum kitap yazarın tek romanı. Gerçi okuduğum romanlar arasında kendisini tek geçerim o kadar güzel ironik ve felsefe dolu ki... Bol küfürlü geçen konuşmaların hepsi beni kalbimden vurmayı başardı. Küfre deil tabi içeriğine bayılmış durumdayım. Benim gibi bir embesil için bile kolayca kavrayacağı çevirisinden dolayı yayınevini ayrıyeten kutluyorum. Ya anlatamıyacaım kadar güzel bu romanı okumanızı tavsiye ediyorum hatta ısrar ediyorummutlaka okuyun.

Başka bir roman 'Mülksüzler' resmi olarak şimdiye kadar yazılmış en güzel kitap ödülünü kendisine veririm. 'Vermediğiniz şeyi alamazssınız, kendinizi vermeniz gerek. Devrimi satın alamazssınız . Devrimi yapamazssınız.Devrim olabilirsiniz ancak. ' diyor. Anlayana güzel bir laf. Gerçi bu lafı anlayan birini görsem alnından öperim o ayrı mevzuu. Toplum olarak yaşadıklarımı açıklayamazdım Ursula Le Guin öyle net açıklamış ki zekasından korkuyorsunuz. Ütopik birbilim kurgu insanı bu derece nasıl sarar hayrete düşüyorsunuz. 90 lı yıllarda okuduğum romanı bir de geçen hafta okumaşansını yakaladım.

İnanın çocuğunu kaybetmiş bir anne yıllar sonra ona rastladığında ne hissederse ben de aynı duygulara mazhar oldum. Kitapçıda romanla önce uzun uzun bakıştık. Birbirimizi tanıyor hatta hissediyorduk ama bir anda kucaklaşamadık. Arkadaşım bana yaklaştı hadi onu alalım yeniden oku dedi. Bütün dünyalar benimdi artık yıllardır eksik parçamı buldum. Sabaha kadar duramadımher kelimesini yeniden yine okudum.


           İnanın okurken kendinizden geçecek rüyada yaşıyacaksınız. İşte diyorum yaşamak böyle bir kitap okumak gibi.  Yani bir temizlik gerekiyorsa yapmalısınız. Hafifileyecek yeni şeyler yapacak enerji bulacaksınız. Benden söylemesi zevk almak, salağın teki arayacak diye saatlerce beklemek, facebookta onu takip etmek, zırlayıp durmak değil. Sonra da gelip bana ağlamayın. Dışarı çıkın eskilerden kurtulun. Eski duygularınızı arkadaşlarınızı gözden geçirin. Giymediğiniz kıyafetleri saklamaktan bıkmadınız mı?

 

biN

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 54
Toplam yorum
: 23
Toplam mesaj
: 2
Ort. okunma sayısı
: 515
Kayıt tarihi
: 18.02.12
 
 

Tasarımcıyım grafik çalışırım. ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster