Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

07 Aralık '20

 
Kategori
Eğitim
Okunma Sayısı
51
 

ÖKÜZÜMÜ SAĞAR MISIN?

ÖKÜZÜMÜ SAĞAR MISIN?

 

Yazıyı okuyanlar bu nasıl bir başlık diye düşünebilirler; gerçekten de başlık konuyla direk alakalı olmayabilir, yazının içerisinde biraz ilerleyince aslında konu ile doğrudan alakalı olduğu görülebilir.

Bir ülke kaynaklarıyla kurulan üniversiteden anaokuluna kadar her kurumu şayet o ülkenin kaynaklarını kullanarak yapılıyorsa öncelikle o ülke için, o ülke yararına çalışacak insan yetiştirmektir. Bizde ise genellikle en iyiler mezun olduktan sonra yurtdışına gider, kalanlar daha doğrusu gidemeyenler ülke içinde kalır. Bu olur iş değil diye düşünülebilir, gerçekte yıllardır olan da aslında tam olarak budur. En zeki insanları her ülke almakta sakınca görmez neticede kendi insan kaynaklarını yükseltecek, yüksek teknoloji alanında gelişmiş, kendini yetiştirmiş ve daha da önemlisi yetişmesinde en ufak bir katkısı olmayan insanların ülkenin refahı için gelişmesi için gece gündüz beyin patlatacak insanları kim istemez.

Bilgi ve yetenek iltifata ve imtiyaza gitmeye tarih boyu müsait olmuştur. Dünya çapında bir yazılımcı, Afrika ülkelerinde iş bulamaz ama seçme ülkelerce çok kolayca kabul edilir. Yine dünya çapında nükleer fizikçi, nükleer fiziğin önemli olduğu ülkelerde kolayca iş bulabilir ama yine alt liglerde bulunan bir ülkede pazarcılık yaparlar.

İnsan kaynaklarımızın başka ülkelerce kullanılmasının bize maliyetleri olmasına rağmen başkaları tarafından kullanılması; peynir, yoğurt, çökelek yapmayı bilmeyen, bilse de yaptığı peyniri, kefiri tam olarak yapamayan birinin sütün rezil olmaması için sağmal ineğini komşusuna isteyerek vermesine benzer. Bizim durum da aşağı yukarı bu minvalde. Mesleğinde en iyi insanlarımız, ülkemizde yeterince takdir görmediklerinden başka ülkeler gidiyorlar. Biz de bizden kaçan insanlarımızla gurur duyuyoruz. Bir nevi züğürt tesellisi, olsun biz böyle -de (de ayrı) mutluyuz.

Kendi insanlarımızın, bizim ülkemizin gelişiminden ziyade düşman veya rakip ülkelerin (ülkeler çıkarlarının tersliği gereği rakip ya da düşmandır) tesislerinde çalışmalarının pek de gurur duyulacak bir yönünün olduğunu düşünmüyorum. Bu tabiri caizse; Amerikan ordusunda bulunan bizim ülkemizin çocukları olan askerlerin ülkemizi işgal etmesine benziyor. Ne alakası var demeyin. Çuval vakasını hatırlayın; orada askerlerden bazıları da Türk ve Amerikan ordusu hesabına çalışmaktaydılar…

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 2183
Toplam yorum
: 319
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 161
Kayıt tarihi
: 15.10.14
 
 

Bugünün doğrusu yarının eğrisi, dost görünenler düşman ve herşey aslında zıddı olabilir. Büyük ih..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster