Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

10 Kasım '08

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
2959
 

Ölüler uyur mu?

Bugün 10 Kasım. Cumhuriyetin banisi Mustafa Kemal Atatürk'ün 70.ölüm yıldönümü. Atatürk bir kere daha anılıyor. Anılıyor da nasıl anılıyor?

Yazıları yorumları okuyorum. Pek de rahmet dileyen yazılar değil bunlar. Esasen Atatürk'ün ölümünü kabullenmemiş ifadelerle dolu hepsi.

Buna karşılık vurgu hep şu yönde: "Ata'm sen rahat uyu" veya, Türkiyenin halleri dolasıyla Atatürk'ün yattığı yerden her şeyi görüp gözettiği inancıyla, ondan özür dileyen ifadeler, "Seni rahat uyutamadık Atam" gibi..

Oysa; bizim inancımızda ölüler mezarlarında uyumazlar. Konunun uzmanları daha iyi bilir elbette ama, bizim bildiğimiz kadarıyla, mezar, insanın kıyamete kadar beklediği yerdir. Bu bekleme süresince de, dünyadaki ameline parelel bir hal içinde bulunur. Yani, ruhani anlamda yaşar. Ama, dünyada neler olup bittiğini, dünya gözüyle görüp gözetemez.

Geride kalanların ölüler için yapacağı en iyi şey de, onların ruhaniyetine rahmet dilemektir. Bunun en kestirme yolu da bir Fatiha okumaktır.

Atatürk bu yönde de şanssız gözüküyor. Çünkü, şu son "Mustafa" belgeseline gösterilen tepkilerden anlaşıldığı gibi, Atatürk'ü "insani" zaaflarıyla görmek istemeyenler; ona insanüstü bir varlık gibi bakanlar, doğal olarak ondan bir Fatiha'yı da esirgiyorlar.

Bir Hatim, bir Mevlit ya da bir Fatiha. Bunlar hep laikliğe aykırı bulunuyor. Ölenen bir insan ve bir Müslüman olduğu dikkate alınmıyor.

Zaten, tarihçi Mustafa Armağan'ın yazdığı gibi, Atatürk'e doğru dürüst bir cenaze namazı da kılınmamış. Hiç gördünüz mü bir yerlerde, Atatürk'ün "cenaze namazı"na dair bir fotağraf.

Ancak, aile efradının ısrarıyla, vefat ettiği Dolmabahçe Sarayında, orada bulunan sekiz on kişiyle bir cenaze namazı kılınmış; herhangi bir camiye bile gidilmemiş...

İnsanlar, esas olarak kabirlerinde yanlızdırlar. Onların bu yanlızlığını gidermenin yolu da, mezarlarının önünden geçmek değil, bir Fatiha okumaktır. Bizim inancımız, yani İslam inancı bunu gerektirir.

Atatürk'te bir insan ve bir Müslüman olarak bunu hak etmiyor mu? Yarın, ruz-ı mahşerde, "Bir Fatiha'yı esigediniz benden ey Milletim!" demez mi!


Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Merhaba Ali Bey...İslamda felsefi akımlar konusunda yazdığım bir seri bloğu okuduğunuzu bildiğim için bu konuda fazla bir şey söylemeyeceğim. Ölen kişilerin, kıyamete kadar mezarda beklediği(ruhen de olsa) konusunu da kurcalamayacağım. Ama, Anıtkabir'de Atatürk'ü ziyaret edenlerin, onun ruhu için dua etmedikleri konusunda bir bilginiz ya da bir araştırmanız var mı? O'nun ruhuna gönderdikleri bir fatiha duasını okuduklarını belli etmek için ellerini kaldırıp yüzlerine mi sürmeleri gerekiyor? Atatürk'ün putlaştırılmış olduğunu iddia edenlere şunu hatırlatmak isterim. Ramazan ayında Hırka-ı Şerif camiinde, yüzyıllardan gelen Peygamber'in bir hırkası ve sakalının bir tek kılı karşısında ziyaretçilerin ağlayarak önünde geçmelerinini nasıl değerlendirirsiniz? Esas putlaştırılma bu değil mi? Selamlar.

cdenizkent 
 12.11.2008 11:13
Cevap :
Sayın denizkent, putlaştırma konusunda sizinle hemfikirim. Kim olursa olsun..Ancak, takdir edersiniz ki, bir dinin Peygamberi ile, laik bir devletin kurucusu arasında bir fark vardır. Benim edindiğim izlenim, Anıtkabir de veya dışarda Atatürk için manevi yaklaşımların olmayışıdır. Elbette böyle insanlar da vardır.Ancak, çoğu zaman gözlemlediğim, Atatürk için dua etmeyi laiklikle çelişir görülmesidir. Ben buraya vurgu yapmak istedim..Selamlarımla..  12.11.2008 12:46
 

Bir blog sayfasında yazılanlar böyle olur. Dua etmek isteyende içinden eder. İbadetler ya da bir ölü için okunan dualar illaki insanların gözüne soka soka yapılmak durumunda değildir. Herkes bilir ki gizli yapılan ibadetler daha makbuldür. Ben laik biriyim bir mezarlığa gittiğimde bir fatiha okumamı yasaklayan bir durum söz konusu olmadığı gibi laik bir kurum olan TRT de mübarek gecelerde mevliti şerif okunmasıda yasak değildir. Bu bağlamda laikliğe saldırmanızın ne kadar haksız olduğu bir gerçektir. Son olarak; illaki böyle bir yazı da olsaydı keşke diyorsanız buyurun siz yazsaydınız biz de okusaydık.

Meltem Şahin 
 11.11.2008 21:01
Cevap :
Sayın Novelist, benim derdim laiklikle değil, laikliğin belli bir kesim tarafından dini ritüelleri dışlayan yorumuyla..Siz böyle biri olmayabilirsiniz.Ancak bu ülkede Atatürkçülük ve laiklik adına, dua okumaya, mevlide, Fatihaya karşı olan çok kişi var..Atatürk de bu yoruma alet ediliyor..Benim itirazım bunadır..Selamlar..  11.11.2008 22:18
 

Farklı görüşlerde olsak da yazılarınız her zaman ilgiyle ve saygıyla okurum..Ama bu yazı size yakışmadı...Bir konu ancak bu kadar çarpıtılarak ortaya konulabilir.Hepsini geçiyorum ama bir kişinin yazdığını referans alıp Atatürk'ün cenaze namazını kılınmadığı gibi bir görüşü yazınızın içine iliştirmenizi yakışır bulmadığım gibi, art niyetle ve bilinçli olarak yapılmış olabileceğini bile düşündüm bir an.Kimin fatiha okuduğunu ,kimin okumadığını bilmek ve bu konuda ahkam kesmek te ne sizin,ne benim ne de birbaşkasının haddi olmasa gerek.Selamlar.

H.Levent 
 11.11.2008 20:43
Cevap :
Sayın Levent, yazılarımı değer verip okuduğunuz için teşekkür ederim öncelikle..Cenaze namazı ile ilgili yazı, herhangi birinden değil, bir tarihçiden geldi. Nitekim ben de Atatürk'ün cenaze namazını gösteren herhangi bir fotoğraf veya belge görmedim bu yaşıma kadar..Siz biliyorsanız lütfen yazın..Ben dini konularda ahkam kesmem..Ama benim bildiğim ve inandığım ölülerimize rahmet olsun diye dua okumaktır.Bu riya konusu da değildir üstelik..Çünkü dua kendine değil, başkasına yapılıyor..Yani bir Fatiha yı niye gizleyeceksiniz ki..Bu anlaşılabilir bir şey değil..Dürüst ve açık olursak, ne demek istediğim daha iyi anlaşılacaktır..Selamlarımla..  11.11.2008 22:22
 

Önce (size göre) laikçi olmayanların türbe türbe gezip umut yalvarmaları, cenazenin arkasından ağıt yakmaları, ölmüşlerden medet ummaları, göstere göstere dua etmeleri adap ve edeple ne kadar uyuştuğunu düşünün? Yani siz bu konuda kapınızın önünü temizlediniz mi ki başkalarını eleştiriyorsunuz? Ayrıca insanların dua okuyup okumamaları sizi neden ilgilendiriyor? Siz bu konudaki yetkiyi nereden alıyorsunuz? Anıtkabire kaç kez gittiniz de okunmamış duaları gördünüz? Hala kul ile Allah arasında "gözlemci olmak" yani araya girmek konusunda ısrarlısınız ve gıybet yapıyorsunuz. Bunlar edebe ve adaba uygun mu? Bunlar günah değil mi? Çok fanatik bir şekilde kendiniz gibi olmayanları eleştirmek hangi edebe ve adaba uygun? Siz din ile siyasi düşüncelerinizi karıştırarak insanları kategorize ediyorsunuz, bu edebe ve adaba uygun mu? Bence kendi tavırlarınızı gözden geçirin sonra başkalarına inanç edep ve adabını öğretin. Nerede hoşgörünüz? Adabın birinci kuralı bu değil midir? Saygılarımla...

Haluk Seki 
 11.11.2008 9:09
Cevap :
Çok öfkelenmişsiniz Sayın Seki..Buna gerek yok..Ben Atatürkle ilgili yapılan bir yanlışı bir eksikliği dile getiriyorum.Anıtkabire gittim, dua da ettim..Ölülere dua etmenin riya ile ilgisi yoktur; bunu gizleme gereği de yoktur..Elini açıp okumak varken, neden gizli kapaklı okuyacakmışım..Konu Atatürk olunca yeterince açık ve dürüst olamıyoruz..Siz de biliyorsunuz ki- siz hariç olabilirsiniz- pek çok kişi Fatiha okumayı laikliğe ters buluyor..Ayrıca bir blogumda da yazmışıtm.Zübeyde hanımın mezar taşı da sırf bu nedenle sökülmüştü...Gerçekleri söylemekten çekinmezsek daha kolay anlaşırız..Selamlarımla..  11.11.2008 22:26
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 1641
Toplam yorum
: 4251
Toplam mesaj
: 224
Ort. okunma sayısı
: 793
Kayıt tarihi
: 19.01.08
 
 

Edebiyat, kamu yönetimi ve gazetecilik tahsili... 27 yıllık eğitimcilik hayatından sonra emeklili..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster