Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 
 

Efsane FB 1907 Baterist Metin

http://blog.milliyet.com.tr/efsanefb1907

23 Mayıs '19

 
Kategori
Ruh Sağlığı
Okunma Sayısı
856
 

Ömür Tüketen Erkek Yanlışları

Kadınların erkeklerden daha uzun yaşadıkları belki 60 senedir bilinmekte...

Ama erkeklerin kadınlardan daha az yaşamalarının nedeni tam olarak bilinmiyor...
Ve lâkin, bunda birden fazla faktör etkili gibi görünüyor.

Mesela erkekler sağlıklarına dikkat etme, sağlıklı yaşam kurallarına uyma hususunda kadınlar kadar titiz değiller ki, uzmanlara göre bu hayli ciddi bir dezavantaj.

Erkekler hijyen kurallarına da yeteri kadar uymuyorlar.

Ayrıca sağlıklı beslenmek bir yana, doğru dürüst beslendikleri dahi söylenemez.
Yanlış şeyleri yiyip içmekte kadınlara nazaran daha ısrarlılar.

Erkekler sağlık kontrollerini de düzenli olarak yaptırmıyorlar...
Bu durum gelişmiş toplumlarda da değişmiyor; okumuş, eğitimli ya da cahil olmak durumu değiştirmiyor.

Çoğu erkek ya ciddi şekilde hasta olunca, ya da eşi kolundan tutup zorla götürdüğü takdirde düzenli doktor ziyaretlerinde bulunuyor.
Hele de söz konusu olan sağlık kontrolleriyse, topu hemen taca atıyorlar.
Hastalandıklarında ilaçlarını düzenli kullanmıyorlar, istirahat ve benzeri tavsiyelere neredeyse hiç kulak asmıyorlar, kontrollere de gitmiyorlar.

Erkeklerin yaşam tarzı alışkanlıkları da bir sürü yanlışla dolu...
Örneğin alkol ve tütün kullanımı kadınlardan daha yaygın bir sorun...
Bilhassa alkolü kontrolsüz tüketme mevzuubahis olduğunda nedense akla önce kadınlar değil, erkekler geliyor.

Erkekler stres yönetiminde de berbat haldeler, genellikle kadınlardan daha hırçın ve gerginler.
Öfke kontrolleriyse çok daha kötü.


İlişkilerinde güven duygusu, süreklilik, kararlılık gibi şeyler pek sıkı değil.
Bütün bunlar iş hayatının sorunları, gelgitleri ile üst üste gelince ruhsal med-cezirler de yoğun oluyor.

Ruhsal yaşlanmaları da son derece hızlı...
Erkeklerin çoğu olan biteni kabullenmeyi, "bu da geçer" diyebilmeyi, zaman halleder şeklinde düşünmeyi, yani gerektiğinde boyun eğmeyi bilmiyor...

Genelde daha aceleciler...
Çok daha önemlisi, güç saplantıları kadınlardan daha fazla ve bu saplantı onları bazen bir stres üretim makinesi vaziyetine dahi getirebiliyor.

Erkekler değişmeyi de bilmiyorlar...
Bilseler de, hatta bunu yapmaya teşebbüs etseler de beceremiyorlar...
Zamana ve yeni gelişmelere ayak uydurma konusunda kadınlara nazaran daha beceriksizler ve bunlar ruhsal yapılarını negatif yönde etkileyen faktörler.

Önemli bir nokta da şu ki; sanılanın aksine çekingenler, hatta kapalı oldukları dahi söylenebilir.
Eş dost sohbetlerinde açık saçık fıkralar anlatmalarına, bağırıp çağırıp küfretmelerine aldanmamalı...
Ne kendileriyle, ne de arkadaşlarıyla, hatta eşleriyle dahi şöyle yürekten, içten, açık seçik, gönül rahatlığıyla dertleşemiyorlar.
Ayrıca problemleri ile yüzleşme konusunda da kadınlara göre daha korkak davranmaktalar.

Erkeklerin ömrünü törpüleyen sorunlardan biri de durmayı, duraklamayı becerememeleri...
Aşırı hız neredeyse bir erkek alışkanlığı gibi kabul edilmekte...
Bu sadece trafik söz konusu olduğunda tehlike yaratmıyor, genelde hayatta da gereğinden fazla sürat pek iyi bir şey değil.
Bazen kadınların yaptığı gibi yavaşlamak, hatta durmak, durup bir nefes almak, olan bitene uzaktan bakmak, değişen şeyleri görüp yeni planlar, yeni uyum programları oluşturmak çok önemli bir meziyet...
Bahsi geçen meziyetin de erkeklerde yeteri kadar gelişmediği belirtilmekte.

Kaza yapma konusunda da erkekler kadınları sollamış durumda...
Trafik kazası olsun, iş kazası olsun hiç farketmiyor; kaza istatistiklerinde erkekler her daim önde.
Bunun önemli iki sebebinden biri hız ve dikkatsizlikse, diğeri de tedbirsizlik olmalı...
Zira erkekler tedbir ve korunma hususunda da hayli özensizler...
Trafikte emniyet kemeri takmayı, tehlikeli alanlarda baret kullanmayı, motosiklet sürerken kask takmayı, kayak yaparken önlem almayı, hatta cinsel ilişkide korunmak için kondomdan faydalanmayı pek sevmiyorlar.

Bütün bunlara bakınca, daha kısa denilen erkek ömrünün aslında hiç de kısa olmadığını düşünmek mümkün.

ETEM SEVİK bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

cümleler size ait olmasada paylaşmışsanız aynı düşüncede olduğunuzu gösterir..her insanla rahatlıkla konuşurumda özellikle birileriyle iletişimi kesmişsem psikolojik ekonomik ve fiziksel şiddete ağır eleştiri ve hakarete karşı olduğumdandır..sana iyi gelmiyorsa uzaklışıcaksın derler ya..bu yazı beni rahatsız etti..Kur -an ayetlerini asla sorgulamam hadisleride güvenilir kaynaktan olduğu sürece..ama bu biraz farklı geldi bana...çok fazla uzattık yorumları .. başka bi yazınızda görüşmek üzere:)

savas barka 
 27.05.2019 8:27
Cevap :
Anladım, bakış açıları farklı olabilir tabii... Teşekkürler, sevgiler...  28.05.2019 0:49
 

ayrıca ikna olmadım:)savaş hanım diyebilirsiniz benim için bi mahsuru yok..

savas barka 
 26.05.2019 8:34
Cevap :
Siz olurdunuz da ben edememişimdir :-)) Yok ben hanımefendi demiştim, öyle de gider, değişmez, daha şık duruyor :-)) Teşekkürler, sevgiler...  27.05.2019 1:00
 

ben sizde neye şaşırdım biliyormusunz..uzun zamandır yazdıklarınızı takip ediyorum okuyorum.. "bak kızım" için yazdıklarınıza fazlasıyla şaşırdım..hiç beklemezdim desem yeri var..

savas barka 
 26.05.2019 6:34
Cevap :
Öncelikle, yazdıklarıma değer verip okuyan, zaman ayıran, sıkı takipçi o gözlere teşekkür ederim; onur duydum. Lâkin bahsi geçen yazıdaki cümleler bana ait değil ki, ben naklettim sadece; sözlerin sahibini yazının başında vermiştim aslında. Hayâl kırıklığına da sebep olmuşuz sanırım :-(  27.05.2019 0:55
 

benim sezgilerimde fena değildir:) nedense beni tanıdığınızı düşünüyorum:)kısacası şaşırmadım..yinede huyumu suyumu çözebilecek mb de muhtemelen tek kişi olduğunuzu düşünüyorum..yazdığınız konulara getirdiğiniz makul çözümler insanlar hakkında da sizi sezgileri güçlü biri yapar mutlaka..nöronların birbirni tamamlaması ne ilginç değil mi..

savas barka 
 25.05.2019 10:24
Cevap :
Öyle düşüneceğinizi de tahmin etmiştim biliyor musunuz?.. Ne var ki gerçek öyle değil maalesef, öyle olsa isminizi de bilirdim, sormazdım. Oysa hâlâ Savaş Hnm. demek zorundayım (yakışmıyor da ayrıca :-)) Yok yok bi' şaşırdınız siz, onu da hissettim. Hımm, iltifatı da almışız, eksik olmayın efendim. Teşekkürlerimle... Saygılar, sevgiler...  26.05.2019 1:13
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 1899
Toplam yorum
: 4297
Toplam mesaj
: 437
Ort. okunma sayısı
: 2820
Kayıt tarihi
: 28.07.07
 
 

03 Şubat 1967 İstanbul doğumlu, romantik bir müzisyenim işte... Müzik, bateri, spor, Fenerbahçe, ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster