Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

27 Eylül '07

 
Kategori
Blog
Okunma Sayısı
464
 

Önerip önermemeyi önerip önermemek

Önerip önermemeyi önerip önermemek
 

Beslenme, barınma gibi temel gereksinimlerini karşılayabilen insan, sosyal gereksinimleri de doyurma gereği hisseder. Aidiyet duygusu da bu sosyal gereksinimlerden biridir. Bu nedenledir ki; çağlar boyunca sorgulamaktadır insan soyu, kim olduğunu, nereden geldiğini, nereye ait olduğunu ve yaşamasının amacını…

Uzunca bir süredir, MB’de yazan arkadaşlarda da bir kimlik sorgulaması, bazen bir iç hesaplaşma, kimi zaman isyan, ama çoğunlukla “varoluş”a bağlı her türlü sorgulamayı izliyorum. Ancak kendini ait hissettiği bir sosyal ortamda sorgular kişi, içinde bulunduğu topluluktaki duruşunu, varlık nedenini, beklentilerini… İnsanın doğadaki duruşuna benzetirsek eğer MB’de yazmakta olan kalem sahiplerini, tüm bu sorgulamaların, talep ve tepkilerin, “kendini MB’ye ait hissetmek”le ilintili olduğu sonucuna varabiliriz.

Doğada varlığını sürdüren insanın, zaman zaman Tanrı’nın sundukları karşısında isyan edişi gibi, MB’de varlığını sürdüren yazarlarımızın da benzer tepkiler verdiğini düşünüyorum. Bu nedenle “Blog” kategorisinde yazılan yazıları okumaktan haz alıyorum.

YİNE/YENİ TARTIŞMA

Seçimler nedeniyle yaz mevsimi boyunca MB’yi takip etme şansım olmadı açıkçası. Son günlerde okuduğum bloglardan öğreniyorum bir yarışma fikrinin ortaya atıldığını ve tepkiler nedeniyle geri çekildiğini. Gariptir; herkese gönderildiği belirtilen bilgilendirici e-posta ulaşmadı bana. O dönem ne düşünürdüm ya da nasıl bir tepki verirdim bilmiyorum ama vakayinüvis’in yazdıklarına da hak vermemek elde değil (http://blog.milliyet.com.tr/Blog.aspx?BlogNo=49925)

Bendeniz henüz yeni yeni bitirmişken okumayı yarışma fikrine gelen tepkileri, şimdilerde yeni bir sorgulamanın seslerini dinlemeye hazırlanıyorum: MB’nin yeni uygulaması olan “Önerilerim” bölümü.

YAA, BANA Bİ KİTAP SÖYLESENEEE

Hemen hepimizin hayatında referans aldığımız dostlarımız, arkadaşlarımız, ortak beğenilerimiz olan tanışlarımız vardır. Kimi zaman vizyona yeni girmiş bir filme gidip gitmeme konusunda onların görüşlerini alırız. Hemen hemen benzer zevklerimiz olan arkadaşlarımızdan bize bir kitap önermesini rica ederiz. Hatta yeni tanıştığımız insanlar hakkında, fikirlerini önemsediğimiz dostlarımızdan görüş aldığımız dahi olur.

Aslında yeni bir uygulama değil blog önermek. Zaman zaman Akdenizli’nin “seçkilerim” adı altında kimi blogları önerdiğini, Yeşim Özdemir’in beğendiği blog linklerini verdiğini biliyoruz; başka arkadaşların da yaptığı gibi…

“Blog habercim” adı altında takip ettiğimiz yazarlar var. Yazılarını okumaktan haz aldığımız yazarların, bizlerle benzer bakış açılarına sahip olduğunu düşünürsek, onların önereceği yazıların beğeni kriterlerimizden çok da uzak olmayacağını tahmin edebiliriz. Böylelikle; bugüne kadar tanıma şansı bulamadığımız ama belki hayranlıkla izlemeye başlayacağımız yazarlara ulaşma şansını da yakalarız.

Bazı arkadaşların bloglarında link vererek bir süredir yürüttüğü uygulamayı, MB özel bir bölüm haline getirmeyi tercih etmiş.

Çok sert çıkışlara ve kesin karşı duruşlara gerek olmadığı yönünde bir fikrim var bu kez.

NOT: Blog fotoğrafı, Aydın Tiryaki’nin (http://blog.milliyet.com.tr/Blog.aspx?BlogNo=66053) blogundan aşırılmıştır J Kendisine hem teşekkür eder, hem özürlerimi iletirim…

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

İncitmek ve incitilmek korkusu içindeyim, AMA GÜZEL BİR UYGULAMA GİBİ...

Portakal Çiçeği ve FISILTI 
 05.10.2007 20:25
Cevap :
Beğenileri paylaşmak gerek. Periyodik aralarla "önerilerinizi" güncelleyerek, kimseyi kırmamak da mümkün sanki ;)  05.10.2007 22:50
 

annene çok üzüldüm gerçekten. Tam bayram üstü kötü  bir kaza olmuş, şimdi bayram hazırlığı için yapacakları sıradadır oysa O'nun. Neyse artık sen de evde olduğuna göre anneciğine hizmet edersin iyileşene kadar. Tekrar geçmiş olsun, annene selamlarımı ve iyi dileklerimi ilet lütfen. Sevgiler.

Deniz 
 28.09.2007 20:26
Cevap :
Çok teşekkür ederim Deniz. Annem de teşekkürlerini ve selamlarını iletmemi istedi sana. Alçının 1 ay kadar kalacağını düşünürsek; evin günlük işleriyle uğraşmak ve anneme her türlü servisi yapmak bana kalacak demektir uzun bir süre. İyimser olmaya çalışıyorum; en azından bu bahaneyle birazcık dinlecek kadın. Oğlu uğraşsın biraz, ne güne duruyor :) Tekrar teşekkürler Deniz. Sevgiyle...  28.09.2007 21:01
 

Yazında adımın geçtiğini ve hatta link verdiğini görünce çok onurlandım sevgili Alptekin. Filmin birinde aksiyon sahnesi vardı. Takipçiler bir taksiye bindiler ve taksiciye "Öndeki arabayı takip et!"dediler. Taksici de göz yaşları içinde "Biliyor musunuz?  Hep bu anı bekliyordum."dedi. Benimki de böyle oldu.Hep bu anı bekliyordum:)) " İnsan önerilince çok mutlu oluyor." Tezine getirmeye çalışıyorum lafı. Öneri köşesi fikri güzel elbet. Ama umarım duygusal sebeplerden, ya da kendi grubundaki arkadaşlara kapütülasyon vermelere ya da "o beni önerdi, ben de onu önereyim" şekline dönüşmez. Yine de faydalı bir etkinlik:) Selamlar...   

vakayinüvis 
 28.09.2007 19:40
Cevap :
Karşılıklı jestleşmelerin ya da "komşunun tabağını dolu iade etmelerin" yaşanması elbette ki kaçınılmaz olacaktır. Arkadaşlık ilişkileri bir yana, nezaket kuralları işleyecektir hiçbir şey olmazsa. Ve fakat bu konunun da gereğinin çok üzerinde abartılarak değerlendirildiğini düşünüyorum. İsteyenler sadece yazdıkları blogların altına link eklemeye devam ederler, isteyenler "Önerilerim"in altını doldurur, isteyen hiçbir yere hiçbir şey yazmaz, isteyen verilen linklere tıklar, isteyen tıklamaz ve okumaz... Tepki vermeyi gerektirecek kadar da büyük bir değişiklikten söz etmiyoruz nihayetinde. vakayinüvis'in kalemini beğeniyor muyum? Evet! O'nun önereceği bir yazı okunmaya değer mi? Değer! Daha sonra da vakayinüvis'e "Valla güzel yazıydı; yazarı da tuttum. Eyvallah gözüm" der miyim? Demem! :))) .. (En azından bu cümlelerle demem yani) :) ... Ya da baktık güvendiğimiz yazarın verdiği linkler bizi tatmin etmiyor, bir daha da tıklamayız; nedir yani. :) Sevgiyle kal ...  28.09.2007 20:11
 

yakaladığım anda okuyorum yazılarını. Tabi ki kaçırdıklarım da oluyor. Tüm gün takip etme şansım yok. Bu yüzden de eskileri yani tanıdıklarımı takip etmeye çalışırken ben de yeni yazılardan çok güzel olanları kaçırabiliyorum. O yüzden özellikle mesaj içeren yazıları önerilerim bölümünde sunmakta sakınca görmüyorum. Selamlar.

Deniz 
 28.09.2007 11:14
Cevap :
Tam yorumuna yanıt yazdığım sırada annemin çığlığıyla fırladım odamdan. Koltuğun üzerinde çiçeklerin tozunu almaya çalışırken düşüp kolunu kırmış. Hemen hastaneye çıktık. Şimdi kol alçıda uzanıyor içerde. Bir süre önce işten de ayrıldım; şimdi bir süre ev işlerini halletmek üzere evden çıkamayacağım da düşünülürse, sanıyorum yazı yazmak için epey fırsatım olacak. Ha, şunu söyleyecektim: Gerek blogların yazılma sıklığı gerekse zaman darlığımız yüzünden, artık sadece tanıdık/bildik sayfalara öncelik tanıyabiliyoruz. Tıpkı gündelik yaşamımızda çokça parçalara bölünüp herkese yetişmeye çalıştığımızdan, yeni ilişkilere ayıracak zaman bulamayışımız gibi... Bunca sıkışmışlık arasında elimizde olanlara mı tutunabiliyoruz sadece; bazen bunu düşünüyorum... Selam, sevgi ve saygılarımla...  28.09.2007 18:06
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 70
Toplam yorum
: 411
Toplam mesaj
: 2
Ort. okunma sayısı
: 1587
Kayıt tarihi
: 23.07.06
 
 

Milliyet Blog'un ilk yazarlarındanım. Uzun yıllar gazetecilik yaptım, sonra bir sabah uyandım ki ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster