Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

23 Aralık '07

 
Kategori
Eğitim
Okunma Sayısı
352
 

Onlar ne yapıyorlar? Biz ne yapmalıyız?

Onlar ne yapıyorlar? Biz ne yapmalıyız?
 

Ülke içinde bir sürü sıkıntı yaşanırken, memurlar açlık sınırı içindeyken sendikalar ne yapıyorlar? Hükümet 2+2 gibi komik bir zammı ön görürken ne yapıyorlar? AKP iktidarı gemi azıya almış kadrolaşırken ne yapıyorlar? Eğitimin çivisini çıkarırken birileri sendikalar ne yapıyorlar? Ücretlerimiz zamanında ödenmezken sendikalar ne yapıyorlar?

Bu ve benzeri soruları gün geçmiyor ki sormasınlar. Eğitim İş görenleri hiçbir dönemde olmadığı gibi sıkıntıda. Bir çıkış arayanlar var. Kaderine boyun eğip bunların hiçbirinin birbirinden farkı olmadığını söyleyip köşesine çekilenler var. Sivil toplum örgütlerinin kitapta yazdığı tanımlamalarına bile uymayan sendikalar var. Çıkış arayanlar, sorgulayanlar, soranlar var.

Bu gün yaşanan umutsuzluğun geçmişten gelen nedenleri var. 4688 Sayılı yasa elimizi kolumuzu bağlamış durumda. Grev ve Toplu Sözleşme Hakkını içermeyen bu yasa ile ne yapılabilir ki? Toplu görüşme masasına oturulur, Mutabakat metni imzalanır ya da imzalanmaz. Son kararı hükümet verir. Böyle bir yasanın çıkmasına sebep olan ile bugün en fazla üyeye sahip olduğu için memurları masada temsil etmeye yetkili sendika aynı sendika. Elimizi kolumuzu bağlayan yasanın müsebbibi. Kendilerine yetkili sendika deniyor ama Memur-Sen’in yedeği olarak üzerine düşen görevleri yapıyorlar. İş görenlerin hangi hakkını almışlar, hangi hakkı için mücadele vermişler. Grev yapmayı hedeflemeyen, göze alamayan bir sendika nasıl grev hakkını alabilir? 2+2 üzerine Kamu Sen’in bir eylemini duydunuz mu? Gördünüz mü? Göremezsiniz .

Bir diğer konfederasyon Memur Sen AKP’nin poltikalarına karşı durması gerekirken. Memurlara önerilen zam oranlarını hükümete önermekle iştigal etmekte. TOKİ talep olursa bina yapmakta ille de bir sendikaya üye olmadan da TOKİ den ev alınmaktadır. Mesela ben TOKİ de oturuyorum ve Eğitim-1 üyesi değilim. Okulları dolaşıp size ev vereceğiz, bize üye olun diyenleri haksız rekabet yaptıkları için üst kurula şikâyet etmek gerekir diye düşünüyorum. Hakkını yememek gerekir arkadaşların kadrolaşmayı çok iyi yapıyorlar. Mesela Samsunda son atanan ve daha sonra mahkemece iptal edilen ama geçici görevlendirme yolu ile kadrolaşmaları yapılanların 152 si eğitim 1 senli . Bu arkadaşlar Türk Eğitim sene de sus payı olarak 117 müdür ve Müdür yardımcısı ataması yapmışlar. Hayırlı olsun . Dostlar alış verişte görsün.

Diğer konfederasyon KESK’i konuşmaya bile değmez çünkü onlar tezkereye hayır mitingi yapıp, sivil anayasa hazırlığı ile Atatürk İlkelerini nasıl anayasadan çıkarabilirimin hesabi içinde. Başka şey de beklenmez. Çünkü Eğitim-Sen 2000 yılında Atatürk’ün Cumhuriyet öğretmenlerine verdiği “ Öğretmen köyde Cumhuriyeti ve kazanımlarını anlatmak ve gelecek kuşaklara aktarma “ görevini çalışma programından, “Öğretmenin böyle bir görevi yoktur” diyerek çıkarmışlardı.

Kısacası iri olanlar mücadele etmiyorlar, başka işlerle uğraşıyorlar. Bir tek Eğitim-İş hukuksal mücadelesini sürdürüyor? Atamaları iptal ettirdiği gibi, Şimdi de 81 il valisine ve Milli Eğitim Bakanına boş kadroların biran önce duyurulması için avukatlarımız aracılığı ile bir uyarı yazısı gönderdik.

Sayımız az. Yetkili değiliz ama etkiliyiz. Hukuksal mücadelemiz dava üzerine dava kazanarak sürüyor. AKP iktidarı bir bizden rahatsız, diğerlerinden memnun görünüyor. Nerden mi anlıyoruz? Çünkü atama yönetmeliği taslağını diğer sendikalara gönderen bakanlık bize göndermemiş. Şura’ya da diğerlerini çağırmış bizi çağırmamıştı. Bakanlık işi biliyor kendisi ile uyumlu çalışacak seslerini çıkarmayacak sendikaları iyi biliyor.

Eğitim-İş örgütlenmeye ve AKP zihniyeti ile mücadeleye devam ediyor. Ülkemize yapılan saldırı ile emeğimize yapılan saldırının aynı yerden geldiğini bilen Eğitim-İş örgütlenmesini sürdürüyor. Birleşik Sağlık İş, Büro İş, ve Eğitim-İş’ten sonra, Yerel-İş’te kuruldu. Yılsonuna kadar Kültür işkolunda da örgütlenmemizi tamamlayıp konfederasyonumuzu kuracağız. Nasıl ki; 1990 da memur sendikası kurulamaz denilen bir dönemde Eğitim-İş’i kurduysak, grevli toplu sözleşmeli sendika hakkını da bizler alacağız. Herkesi baba ocağına davet ediyoruz. Hiç bir sendikaya üye olmayanlara ve üyesi olduğu sendikayı tanımlarken ama, fakat, lakin diye açıklamak zorunda olanlara çağrımız öncelikli.

İsmail TUTOĞLU

Eğitim-İş Samsun Şube Başkanı

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 5
Toplam yorum
: 6
Toplam mesaj
: 2
Ort. okunma sayısı
: 765
Kayıt tarihi
: 23.11.07
 
 

Samsun İlkadım 19 Mayıs Lisesi Tarih öğretmeniyim.Eğitim İş sendikasının 47 kurucusundan biriyim...

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster