Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

30 Mart '12

 
Kategori
Haber
Okunma Sayısı
3385
 

Online porno izleyen iki milyon kişi içimizden biri

Online porno izleyen iki milyon kişi içimizden biri
 


Porno bir başucu eseridir."(Steven Spielberg)

Yasaklı toplumların belalısı, kapalı toplumların kabusu.
El altından yayılan sürümlerle, cinselliğin varlık sebebi haline gelen; erkek egemen zihniyetin tezahürü.
Kültürel değerler toplumdan topluma değişir. Bu konuda batı- doğu arasında kesin çizgilerle bir ayrım vardır.
Teknoloji ile desteklenen yeni kültür anlayışı içinde, batı talep eden ve sömüren konumu ile karşımızdadır.
Doğu ve Uzakdoğu ülkelerine cinsellik almak için giden batı erkeği, ulaşamadığı zamanlarda görsel araçları kullanarak isteğine kolayca ulaşmaktadır.

Kolayca ulaşılan bu malzemeler, akla gelebilen her türlü hizmeti vermektedir.
Merakla istenilen, hayal edilen, düşünülen, ütopyaları süsleyen fantezi çeşitlerini görmek, yaşamak çok basit.
Bir tuş basımı süresinde, görüntülerle istediğinize sahip oluyorsunuz.

"..Erotik olan, aralıklardır: iki parça arasında (pantolonla kazak arasında), iki uç arasında (yarı açık iliklenmiş bir gömleğin, eldivenle kolun arasında)ışıldayan deridir erotik olan. Baştan çıkaran şey bu ışıldamadır, ya da daha fazlası; bir belirip, bir kaybolma oyunudur."(R. Barthes)

Yaban düşünce olarak tanımlanır cinsellik geçmiş zamanlarda. Batı ve doğu kültürlerinde farklıdır.
Durun, hangisinde daha ileride diye bir soru soralım?!
Kalan dökümanlara bakılırsa, doğunun bu konuda üstünlüğü tartışılmaz.
Bugün batının kullandığı bütün malzemeler, doğu kökenli.

Ele geçirdiği bu malzemeyi gayet akıllı kullandı beyaz adam. Belli bir sistem dahilinde, yazılı ve görsel medyada kayda geçirmeyi sağladı, pornografik malzemeleri. Tabii en etkili yol; Holywood filmleri oldu. Bu filmler ile, söylenmek istenen, görsel malzemeyle kafalara kazındı.

Foucault: " 18. yüzyıla doğru, cinsellikten söz edilmesini amaçlayan siyasal, ekonomik ve teknik bir kışkırtma gün ışığına çıkar.” der. Edebiyat alanında da; Lamartine, Nerval, Flaubert başta olmak üzere, çok sayıda Avrupalı yazar Ortadoğu'yayaptıkları gezilerden, izlenimlerini farklı bir güzellemeyle sunarlar okurlara:
“...Nasıl çeşitli sömürgeler, -merkez - Avrupa'ya dokunan iktisadi yararları bir yana; dik başlı oğulların, suçlulardan oluşan gereksiz nüfusun, fakirlerin ve diğer istenmeyenlerin yollandığı yerler olarak faydalıdırlar. Ama Şark da, Avrupa'da edinilemeyen cinsel deneyimlerin aranabileceği bir yerdir." 1800'den sonra Şark hakkında yazan, Şark'a giden kadın olsun, erkek olsun neredeyse hiçbir Avrupalı yazar; kendini bu arayışın dışında tutamadı!

Doğunun bu durumu: Her şeyden önce iklime ve Doğu yaşamının sözde ‘uyuşukluğuna' bağlanıyordu, çünkü sıcağın ve can sıkıntısının, cinsel arzuyu uyardığına inanılıyordu."

Cinselliğin tanımı; kesin olarak yapılamıyor ve sınırları mutlak olarak belirlenemiyor. Cinsellikle ilgili olan kavramlarda da; neyin müstehcen, neyin erotik, neyin pornografi olduğu; dönemden döneme, kültürden kültüre değişiklik gösteriyor.

Geleneksel toplumların, dış dünyalarıyla ters orantılı olarak, iç dünyalarının Avrupalılar tarafından çok geç farkına varılmış olsa da; ne denli zengin olduğu tartışılmaz. Yerli toplumların dillerindeki insanla ilgili sözcükler, kavramlar, sanatsal yaratıcılıkları, bu zenginlikle ilişkilendiriliyor.

Kültürler içinde çok yeni olan ‘insan’ ve ‘içdünya’ gibi kavramlar; geleneksel toplumlar için çok eski, hatta onları var eden kavramlardı. Günümüzde, neredeyse bütün dünyada ruhsallığa doğru olan yönelimin nedenlerinden biri de; insanın iç dünyasını, dış dünyasına göre algılamadaki zorluğunun giderilme gereksinimidir.
Böylece, ilerlemeci anlayış fiziksel dünyada gerçekten de ilerlerken, ruhsal dünyada sıklıkla tıkanır; ve bu tıkanıklıkları açma yolunda kendisine başka kaynaklar yaratır.
Bu kaynaklar ‘öteki’nin dünyasında fazlaca bulunmaktadır.

İlerlerici toplumların tarihsel dönüşümlerinde, pornografi ile teknolojinin ilişkisi iç içe gelişmiştir artık. Başta sınırlarını çizilemeyen bu iki kavramın, her ikisi de; Batıdır. Böylece, nasıl matbaanın bulunmasından sonra erotik/pornografik içerikli yayınlar basılı hale gelerek, yaygın bir okur kitlesine ulaştıysa; ilk erotik fotoğrafın çekilmesi de fotoğraf makinasının icadından hemen sonra olmuştur. Sinemayla birlikte; erotik filmler, video ile video filmler, bilgisayar ile porno oyunlar, vcd, dvd, dvix ile yaygın ve çeşitli porno filmler yapılmıştır.
Son nokta ise internettir.
Batılının cinsellik tarihi, Batılı olmayan toplumların cinsellik tarihinden tamamıyla farklı hale gelmiştir.

Kültürel bir bağlamda cinsellik algısının açıklanması, baskın kültür ile “öteki” arasındaki ilişkilerdir. Tanımları çok değişken, bu iki kavram öylesine dallı budaklıdır ki; bulaşmadığı yer neredeyse yoktur.
Bunun ötesinde, daha da önemli olan, cinsellik tanımının, çağdan çağa değişiminin; aynı çağda da, kültürden kültüre değiştiği görülmektedir.

Her şeyde olduğu gibi, cinsellikte de geleneksel toplum ‘yaşarken’ ilerlerleyen toplum ‘kurgular’ ve zevk almanın teknolojik aygıtlarını geliştirir. İlerlemeci anlayışı, geleneksel anlayışın her şeyini işgal ettiği gibi, cinselliğini de işgal etmesinin sonucunda bir ucube ortaya çıkmıştır artık.

Cinsel davranış kalıpları da, diğer davranış kalıpları gibi öğrenilir.
Erkek egemen toplumlarda erkek, kendisine yüklenen anlamla varolur.
Bu da erkeğin varlığını ve gücünü özellikle cinsellikte, kanıtlaması şeklinde tezahür eder.
Toplumların kendi geleneklerinde olmamasına rağmen, bazı kurgusal cinsel deneyimlerin parçası olmaları mümkündür. Batı yaşam tarzının sinema aracılığıyla dünyaya yayılması da, birçok geleneksel toplumun yaşamında değişime/dönüşüme yol açmıştır.

Günümüzde erotizm ve pornografi Foucault'un belirlediği tarihten bu yana, artan bir hızla yoluna devam etmektedir.
Erotizm ve pornografi, cinselliğin varoluşunun vazgeçilmez lokomotifidirler.
Fakat ticari sömürü aracı olarak değil de, farklı toplumların farklı cinsellik anlayışlarının diğer kültürel değerleri gibi algılanması, olduğu gibi kabul edilmesi, saygınlığının korunması olarak ele alınmalıdır.
Bu süreç, Batıcıl bir yöntemsellikten olabildiğince uzak durmalıdır.
Böylece tek kültürleşen dünyaya karşı, çok kültürlü bir dünyanın ortaya çıkış sağlanabilir.

Dün bize çok garip gelen bir olgu, bugün normal gelebiliyor; bugün garip olan da, yarın normal olacaktır; ya da tam tersi.
2000’li yılların Türkiyesi’ nde sadece cinsellikle değil, kimlikle de derdi olan bir toplumsal yapısının, var olması gerektiği kavranmalıdır.
Başka kültürleri istenilen doğrultuda tanımlamak kolaydır, ancak kendinin tanımlamasının başkaları tarafından yapılmasına nasıl tepki verilmelidir?
Yoksa tepki vermede, birbirimizi daha kolay lokma mı görüyoruz?

"Porno'da , geriye artık arzulanabilecek hiç bir şey kalmaz"(Jean Baudrillard)

Konu olan haber Btk'nın meclise sunduğu rapor:

http://blog.milliyet.com.tr/btk-ya-gore-1-dakikada-bilgisayar-basinda-neler-oluyormus-neler-/Blog/?BlogNo=355953 

 

 

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Üç kişi aynı yere pikniğe gider.Birincisi mangalda et pişirir.Diğeri mangalda et pişirirken o yerin doğasıyla da ilgilenir.Üçüncüsü ise mangalda et pişirir,o yerin doğasıyla ilgilenir ve ayrıca diğer piknikçilerle tanışıp eğlence,sohbet ve etkinliklere katılır.Cinselliği ve pornoyu bilmeyen insan pikniğe gider sadece et yer gelir.Biraz bilen doğayla da ilgilenir.Cinselliğin ve pornonun anlamını bilen ise basit bir piknik olayını festivale çevirir.

Kerim Korkut 
 30.03.2012 19:10
Cevap :
teşekkürler*sevgiler*  31.03.2012 0:06
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 432
Toplam yorum
: 2300
Toplam mesaj
: 1
Ort. okunma sayısı
: 6116
Kayıt tarihi
: 08.10.06
 
 

Med cezir içinde kafasına estiği gibi yaşayan bir havva kızı birazcık kağıt kalem aşinalığı olmas..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster