Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

19 Ocak '09

 
Kategori
Eğitim
Okunma Sayısı
887
 

ÖSS, Sınav sistemi, çok aşamalıya doğru

ÖSS, Sınav sistemi, çok aşamalıya doğru
 

ÖSS iki değil, enaz üç aşamalı olmalıdır.

2010 yılından itibaren, ÖSS sınavlarının iki aşamalı olacağı , bu konuda hazırlıkların yapıldığı söyleniyor.

İlk aşama, genel bilgiyi ve zekâyı ölçecek kolay sorulardan oluşacak. İkinci aşamada ise öğrencilerin seçeceği, yönleneceği alanlarla ilgili sorular sorulacak.

Bu alanlar, Matematik, Fen, Türkçe ve Sosyal Bilgiler alanları olacak.

Bence, bu alanlar biraz daha daraltılarak, üçüncü bir aşama daha yapılmalıdır. Bu sayede, fakültelere daha kaliteli öğrenciler alınmış olunacaktır..

Daraltmak dediğimizde aklımıza, örnek olarak söylüyorum, Fen çok geniş bir alandır, Fenin içinde Fizik, Kimya ve Biyoloji vardır. Öğrenciler belli bir sınıftan sonra, bu ikinci sınıftan itibaren olabilir, seçeceği fizik, kimya, biyoloji derslerinin birinden kendisini daha iyi yetiştirebileceği sistemin içine alınmalıdır. Bu yönde programlar geliştirilmelidir.

Bu örneği, sosyal bilgiler alanı için de söyleyebiliriz. Tarih, Coğrafya, Felsefe grubu gibi...

Bunun üniversiteye giriş sınavlarında ve üniversitede okuyacağı bölümde, öğrenciye çok yararı olacaktır. Öğrenciler branşlarında daha iyi yetişmiş olacaklardır.

Bu sınavların alt yapısını oluşturmak için lise müfradat programlarının tekrar gözden geçirilmesi gereklidir.

Amaç şu olmalıdır : Lisede öğrencilerimize gereksiz bilgi yüklemelerinin önüne geçilmelidir. Üniversitede okuyabileceği bilim dalı, lise yıllarında tesbit edilmeli, belirlenmeli öğrenciler bu yöne kanalize edilmelidir.

Tıp eğitimi görecek bir öğrenci lise yıllarında kendini buna göre ayarlamalı, eğitim pogramlarını da bu yönde almalıdır. Biyoloji ve kimya ağırlıklı derslere, programlara daha çok ağırlık vermelidir. Gireceği ÖSS sınavlarında da bu programla ilgili soruların ağırlığı olmalıdır. Lise yıllarında, kendini gireceği alan için yetiştiren öğrenci üniversitedeki derslerinde de başarılı olacaktır.

Üç aşamalı yapılacak sınavın ağırlık puanlarıda; birinci aşama için % 20, ikinci aşama için % 30 üçüncü aşama için de, % 50 olabilir. En önemli aşama üçüncü aşama olmalıdır, bu aşama öğrencinin direk gireceği daldır.

Üç aşamalı sınav sisteminde öğrenci kendi isteklerini, tercihlerini tam olarak yansıtma şansını yakalayabilir. Kendisini sınavlara daha bilinçli , sistemli olarak hazırlayabilir.

Üç aşamalı sınav sisteminin bir çok yararları yanında, sınav aralıkları, zamanlama, zaman kaybı açısından bir takım sıkıntıları olabilir.

Bu sistem öğrencileri dershane yükünden de az da olsa kurtarabilir. Öğrenciye daha çok güven, moral verebilir. Kişiliklerinde önemli gelişmeler olabilir.

Lise müfradatının lüzumsuz bilgilerinden kurtularak, kendisini geliştirecek, kendisine gelecek sağlayacak alanlara kaydırabilir. Sosyal, kültürel, spor çalışmalarına biraz daha zaman ayırabilir.

İki Aşamalı olarak düşünülen sınavların, üç, hatta dört aşamalı olması öğrencileri tek oturumlu sınavların stresinden de kurtaracaktır. Öğrenciler ne yaptığını, ne yapacağını daha bilinçli olarak seçecektir.

Bu girişimi destekliyorum. Yalnız bu girişimin alt yapısı oluşturulmalıdır. Bundan kastım, lise müfradat programlarının ve liseye öğrenci alımları tekrar, bir sisteme bağlanmalıdır... Meslek lisesi öğrencileri de kendi alanlarıyla ilgili yüksek okullara fakultelere girebilecek kolaylıklara sahip olmalı, sınav ağırlıklı soruları, yönelinecek mesleğe, bilgiye göre olmalıdır.

Çok aşamalı sistemin daha yararlı ve insancıl olacağını düşünüyorum.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Hocam, Bu tür değişiklikler, bugünden yarına yapılacak işler değil, her yıl bir değişiklik, hakikaten gençlerimizi düşünen varmı acaba, ben 2010 yılında çocuğu ÖSS ye girecek bir anne olarak bu açıklamaları duydukça hasta oluyorum inanın.

Nurcan Baykal 
 21.01.2009 14:36
Cevap :
Merhaba, Çok haklısınız, oturmuş bir sistemimiz yok. Yarın ne olacak bileceğimiz, planlayacağımız bir durum yok. Bunların sorumlusu bu ülkeyi yönetenler, bu ülkeyi yönetenlere oy veren bizleriz. Çocuklarımızın hepsi bir değer, bu değerleri göremeyen de mevcut anlayış. Bizim bu anlayışları çağdaş normlar ölçüsünde değiştirebilmek için gayret göstermemiz gerekiyor. Bu problemden biz de sorumluyuz. Yorumunuz için teşekkürler eder, esenlikler dilerim.  21.01.2009 21:10
 

Bahsettileriniz güzel de lakin mesele bu kadar çok öğrenci hayatın içerisine nasıl girecek. Sizin hedef kitlenin ancak 150 bin kişi ile sınırlı. Ya diğerleri? Milyonlarca genç açıkta. Yani o denli vahim bir manzara varki. Ne desek ne söylesek çok garip oluyor.

Yıldız Nihat 
 19.01.2009 12:25
Cevap :
Merhaba, Haklısınız, bunun çözümü, liseye giriş, lisede yığılmayı önleyici çalışma yapılmasıyla mümkün olur. Alman Eğitim sisteminde bu var, öğrencilerin ancak %23'ü liseye gidebilir, bunlar akademik kariye için hazırlanıyor. Biz de ise ne yazık ki; liselerde büyük yığılma yaratılıyor, bu da eğitimdeki kaliteyi düşürüyor, öğrencileri mutsuz ediyor. Bunun önlemleri ilköğretim 4. sınıftan başlayarak alınabilir, yönlendirme bu sınıflardan başlamalıdır diye düşünüyorum. Yorumunuzla katkıda bulunduğunuz için teşekkürler eder esenlikler dilerim.  19.01.2009 13:38
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 1394
Toplam yorum
: 1902
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 1027
Kayıt tarihi
: 04.11.06
 
 

Emekli öğretmenim ve  emeklemeye devam ediyorum.  Emeklilik yaşamın sonu değil, yaşama yeni amaçl..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster