Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

18 Ocak '09

 
Kategori
Eğitim
Okunma Sayısı
1400
 

Bir soru ve koparılan yaygara

Bir soru ve koparılan yaygara
 

Milliyet


Milli Eğitim Bakanlığı tarafından İlköğretim Okulları 3. Sınıflara dağıtılan “İlköğretim Matematik 3” Öğrenci Çalışma Kitabında yer alan mantık sorusu tartışma yarattı. (Milliyet internet, Eğitim )

Bu sorunun İlköğretim üçüncü sınıf öğrencileri için " kazık soru" olduğu belirtilirken, Konya İl Milli Eğitim Müdürlüğü, konuyu, Milli Eğitim Bakanlığı Talim Terbiye Kuruluna iletme kararı alıyor.

Soru şöyle:

Levent ve Bülent oğullarıyla balık tutmaya gittiler. Levent oğlunun tuttuğu balığın iki katı kadar balık tuttu.

Bülent de oğlunun tuttuğu balığın iki katı kadar balık tuttu. Toplam 21 balık tutulmuştu. Levent’in oğlunun adı Mert’ti.

· Bülent’in oğlunun adı nedir ?

· Herbiri kaç balık tutmuştur ?

Şimdi gelelim soruya, ilköğretim okullarında arada sırada öğrencilerin sevilerini zorlayacak, onları düşünmeye sevk edecek soruların sorulmasında yarar vardır.

Biz, her öğrenciyi aynı seviyede yetiştirmeyi düşündüğümüz ve amaçladığımız için, sınıflarda nice cevherler yok olup gidiyor.

Yukardaki soruyu her öğrencinin çözmesini bekleyemeyiz. Eğer, bu karmaşık gibi görünen soruyu çözen üçüncü sınıf öğrencimiz varsa, o öğrencinin de elinden tutmalıyız. Onun içindir ki arada sırada böyle sorular öğrencilere sorulmalıdır. Bu nihayetinde bir sorudur. Öğrenciler soru üzerinde kafa yormalıdır.

Soru, bence çok güzel bir sorudur. Üçüncü sınıfların seviyesinin üstünde bir soru olabilir. Üçüncü sınıf öğrencilerinden bu soruyu çözecek öğrenci çıkabilir mi ? Bence çıkabilir. İşte bu soruyu çözen öğrenciler, bu sınıftan itibaren matematiğe yönlendirilebilir.Bu zor karmaşık gibi görünen soru önemli bir işe yaramış olur.

Bu öğretim metodlarının içinde de vardır. Öğrencileri tanıma, seviyelerini tesbit açısından da bu çok önemlidir. Öğretmen bu soruyu sorar ama bu soruyu değerlendirme dışında tutarak öğrencilere not olarak yansıtmayabilir.

Gelelim bu sorunun çözümüne: Bu soruyu lise öğrencisi farklı, ilköğretim öğrencisi farklı çözebilir.

* Öncelikle, bu soruda kaç kişinin olduğunu düşünmek gerekiyor. Problemde üç isim var ama, iki oğul iki baba var gibi gözüküyor. Önce bunu çözmemiz gerekiyor. Sorunun soruluş mantığı ve istenen yanıtı da göz önüne alarak; Bülent'in oğlunun adını bulabiliriz. Bülent'in oğlu Levent'tir. Bu nasıl oluyor derseniz, balığa, dede, torun ve oğlunun çıktığını görürüz.

Torun(MERT): 1 kat= 1(-)

Baba (Levent): 2 kat ( oğlunun iki katı)= 2(- - )

Dede (BÜLENT): Oğlunun iki katı = 4( - - - -)

Katlar toplandığı zaman 7 kat olduğu ortaya çıkar.

21: 7= 3 bir kata düşen pay. Bu pay, katlarla çarpıldığı zaman problem çözülmüş olur.

Torun 3 balık, baba 6 balık, dede ise 12 balık tutmuş oluyor.

Unutmayalım matematikte bir "Gauss" metodu var. Bunu bulan da bir ilkokul öğrencisidir. Gauss tüm buluşlarını yirmi yaşından önce bulmuştur.

Çok anlatılan bir hikaye vardır. Gauss'un ilkokul öğretmeni, öğrencilerini bir ders saati oyalamak için , 100' kadar olan sayıların toplamını bulun der. Daha bir iki dakika geçmeden Gauss yanıtı öğretmenine gösterir. Öğretmeni hayretler içinde kalır. 100+1= 101 ve 100'ü çarpıyor, çıkan sonucuda ikiye bölüyor, 5050'yi buluyor. Bu daha sonra formüle ediliyor, tüm sayılara uygulanıyor "Gauss Metodu" oluyor.

Zorluklar insanların öğretmenleridir. Arada sırada zorluklarla uğraşalım. Bu öğrencilerimizin yararınadır.

Bir soru için yaygara koparmaya ne gerek var. Gördüğünüz gibi, bu soru bir blog bile yazdırdı.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Merak etmeyin bu konuda okuduğum 2. yazı. Birincide Bülent'in oğlunu çözememiştim ama şimdi anladım. :-) Saygı ve sevgiyle kalın.

Hakkı Uysal 
 18.01.2009 19:06
Cevap :
Merhaba, karmaşık ve biraz da anlatım bozukluğu olan bir soru. Nihayetinde bir soru, sorunun mantığını, felsefesini, yanlışını bile bulmak önemli, ilgililerin bu kadar abartmasına gerek yok, zaten soru da o kadar anlaşılmayan nokta da yok. Teşekkürler eder, sevgilerimle esenlikler dilerim.  18.01.2009 23:01
 

Gerçekten de bravo, bir olayın farklı yönünü görmeyi sağladınız için.

sivyus 
 18.01.2009 13:38
Cevap :
Sivyuş Merhaba, bakılması gereken nokta bu, eğitimimiz ne yazık ki, yanlış anlayış ve yanlışlarla dolu, eğitimin içinden gelmiş biri olarak bu sıkıntıları biliyorum. Öğretmenlik yaptığım dönemlerde kimse bizi dinlemedi. Emekli olsanız da sorunların içindesiniz. Blog sayfalarında bu sıkıntıları anlatarak rahatlıyor insan. Yorumunuz için teşekkürler eder, sevgilerimle esenlikler dilerim.  18.01.2009 22:54
 

İnanın problemi ben de hemen çözemedim. Ama biraz düşününce çok basit ve güzel bir problem/bilmece olduğu anlaşılıyor. Selam ve sevgiler.

Mustafa Mumcu 
 18.01.2009 12:52
Cevap :
Merhaba, evet biraz kafa yormak gerekiyor, hazırcılıktan kurtulmak için. Yorumunuzla katkıdan dolayı teşekkür eder, sevgilerimle esenlikler dilerim.  18.01.2009 22:27
 

Herhalde öğrencilerimizi kafa yormalarını istemeyen bir grup var ki yargarayı bunun için kopartıyorlar. Kafa yordukça beyin hücrelerin gelişimi artar. Düşünmeye yöneltir vs. vs. Sevgi ve saygılarımla.

Ahmet Üstündağ 
 18.01.2009 12:23
Cevap :
Merhaba, kafa yoracağımız şeyler her zaman yararlıdır. Teşekkür eder, sevgilerimle esenlikler dilerim.  18.01.2009 22:25
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 1374
Toplam yorum
: 1901
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 1018
Kayıt tarihi
: 04.11.06
 
 

Emekli öğretmenim ve  emeklemeye devam ediyorum.  Emeklilik yaşamın sonu değil, yaşama yeni amaçl..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster