Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

13 Temmuz '11

 
Kategori
Gündelik Yaşam
 

Öyle sarhoş olsam ki!

“Öyle sarhoş olsam ki

Bir an seni unutsam

Unutsam bugünleri

Yarınları unutsam!”

Rahmetli Tanju Okan’ın meşhur şarkısının sözleri; kimi unutmak istedi, bilemem, lakin bir dönemi unutmak istediğim için:

Öyle sarhoş olsam ki,

Bu günleri unutsam…

Unutsam bu günleri,

Yarınlara umutla baksam!”

Diye değiştirmek istiyorum!

******

Hani, bir unutsam…

Mesela, on iki Eylül hiç olmasa…

On iki Eylül için gerekçeler olmamış olsa…

Hani; kardeşin kardeşe kırılması olmasaydı da, böyle bir tavır koyma olmasaydı!

******

Oysa… Kıran kırana bir savaştı; nice gençler, nice evlatlar heba oldu, gitti!

******

On iki Eylül sorgulanacak denildi, komik tabii ki!

Resmi hiçbir kanunda yeri yok!

Onlarca yıl gerisine ulaşabilecek kanun da yok, yaptırım da…

******

Kanun neler ile uğraşıyor, biliyor musunuz, yirmi bir yaşına basan bir gencin yirmi bir yaşına bastığı günün ertesi gün yararlandığı Sosyal Güvenlik Kurumu’ndan düşmesi ile!

Gerekçe: O yaşa gelen bir genç lise öğrencisi olamaz!

Eee, bu “5510 sayılı kanunun” hiç mi özel durumları, efendime söyleyeyim, sağlık durumu nedeniyle devam edememesi yüzünden bir bendi, bir şerhi yok mudur?

Diye sordum: Aldığım yanıt: Yok!

Hımmm…. Hani, kocam beni tehdit ediyor diye başvuran kadınlar öldürülüyorlar ya! Hani, arkalarından “Bu nasıl adalet!” diyoruz!

Aynen!

O genç takıntı hastalığı tedavinde; o hastalık nedeniyle pek bir başarı ile kazandığı okuluna devam edemedi, raporlar ile öğretim hakkı dondurulduysa da, kullandığı ilaçlar nedeniyle günlük aktivitelerini beceremedi…

Bu genç, tedavi olmak zorunda!

Öncelikle kendi için; yani bir vatandaş, yaşı gereği bir seçmen olarak!...

Tedavi olanağı elinden alınırsa: Öncelikle bireysel yaşam standardı düşüşe geçecek, hastalığı seyrini yükseltecek ve öncelikle kendine zarar verip; ya intihar edecek; ya da başka birilerine zarar verdikten sonra kendi canın kastedecek!

Hah işte!

İnsanların bu raddeye gelmelerine göz yumup, sonra da “Sağlık konusunda acayip gelişmelere imza attık!” demenin anlamı yok!

Zira, gerek kendini tehdit eden kocasından korunmak isteyip de, ilgili makamlara müracaat edip, maalesef ilgili makamların işleme alana dek, ya da gereksiz görmeleri, ya da “Boşanmış” olma sebebi ile canından olan kişiler öldükleri ile kalmakla beraber, haybeye kim bilir kaç memurun, kaç kişinin sorularına, hatta hor görmelerine maruz kaldılar!

Gazetelerin üçüncü sayfalarında adına rast geldiklerinde, ne bileyim, ya vicdanları sızlar; ya da : “Aaaa, tanıyorum lan ben bunu!” tarzında ölerek ünlü olan kadından kendine ünlülük adına pay çıkaranlar var!

******

Yani… Öyle sarhoş olsam ki!

Neler döndüğünü bilmesem…

Görmesem…

Öyle sarhoş olsam ki!

“İçki içmek günahtır!” diyenlerin içki içmeden muhtelif günahlara meyletmelerini görmesem!

İçki içmesem, muhtelif günahları işleyenlerin karşılarına çıksam: Desem ki: Hangimiz daha insan, hangimiz daha merhametli?

Hastalığı nedeniyle okuluna ara vermek zorunda kalan bir genç delikanlının yaşı ilerlemesine rağmen okuma isteğine karşın devletin “Sen artık tedavi de olamazsın!” demesi mi sağlık sektöründe çığır açan hükümetin avuçlar patlayıncaya kadar alkışlanan başarısıdır?

******

Yani… An geliyor, göz görüyor!

Denk geliyor, insanın işi düşüyor!...

Kendi canımız yanmadan, hangimiz, bu kadar yürekten haykırıyoruz?

Az birilerimiz; bazen bu sebeple ciddiye alınmıyoruz, bazen “Fazla cırtlak çıkıyor sesin!” diyerek susturuluyoruz!

Ya da, korkuyoruz!

******

Hani; eski kocam beni ölümle tehdit ediyor diye gerekli yerlere başvuruda bulunanların ancak öldürüldükten sonra ciddiye alınmaları gibi; tedavisinin devam etmesi gereken için “Kanunda yeri yok!” diyerek geri çevrilmesi de aynı değerdedir!

O genç bir kriz geçirse; kendini katletse, “İntihar” diyerek dosya kapanır!

Kriz esnasında bir başkasını öldürse, durum farklı olur!

Öldürülen öldüğü ile kalır, hastalığı o saatte incelemeye alınır!

Önlem mi?

Amannn… Hangi dilekçe, hangi başvuru ciddiye alındı ki?

İlle de sonucu ölüm olsun, katliam olsun ve dilekçe verilen kişiler aklansın!

“Aaaa” nereden bilsinler?

“Her başvuruda bulunanı ciddiye alsak; oooo!”

******

Öyle sarhoş olsam ki!

İnsanın insana kurşun yağdırdığını görmesem!

Öyle sarhoş olsam ki;

Bunların hiç birini bilmesem!

******

Öyle sarhoş olsam;

Rakımdan, şarabımdan, sigaramdan alınan vergilerle iflahım kesilmemiş olsa;

O vergiler ihtiyacı olan vatandaşlara yardım olarak ulaşsa; en pahalı içkimin kadehini eğitim, öğrenim, yaşam savaşı verenlere kaldırsam; “Şerefe” desem mutlulukla!...

O vergilerin nerelere gittiğini bilmiyoruz!

Sağlık problemleri dolayısıyla liseyi tamamlamayan bir gencin “Açık Lise” de eğitimini tamamlamaya çalışmasına rağmen, bir kanun çıkıyor ki önüne: Şişştttt! Bu yaşta lise dengi okulda okuyorsan, annenin sağlık güvencesinden yararlanamazsın!

İlgili kanunun sağlık ile ilgili bir şerhi, bendi var mı diye soruyorsunuz, yok!

Ayol; çocuk yıllardır hasta!

O nedenle çok yüksek puanla girdiği okulda eğitimine devam edemedi!

Yani; okumak istemeyip de zorla okula kaydedilip, her bulduğu fırsatta okulu ekip, her türlü yalan-dolan ile ailesini kandırıp da, olmadı açık liseye gideyim diyenlerle aynı kefeye konulmaması gerekir!

Aslında, ailesini kandıran gençlerin de rehabilite edilmesi gerekir!

Kim bilir, o davranışın altında ne travmalar yatmaktadır!

******

Yani; ne karadır, ne beyaz; ne gridir yalnızca, ne de kirli beyaz!

Bir kalemde… Bir kanunla… Bir tepkiyle…

İnsanlık halleri çözülmez!

Bir özel durum, bir sağlık problemi, bir insanlık onuru an gelir ortaya konur!

Yok saymak pek kolaydır, ciddiye almak emek ister; sorunu çözmek ise hem insanlık, hem adalet, hem de göstermelik değil de, ciddi bir yürek ister!

******

Yakınlarının can sıkıntıları pek mühim iken vatandaşın can sıkıntılarını geçtik de, can olarak var olma savaşı verirken; yakınların sıkılan canları önemsenir, vatandaşın yitip gitme savaşı göz ardı edilirse…

******

Öyle sarhoş olsam ki!

Hiçbir şeyi görmesem!

Hiçbir yanlışı duymasam!

“Pek güzel bir ülkede, pek güzel yaşıyoruz” diyebilsem;

Şerefe bir kadeh kaldırsam!

******

On beş kadeh kaldırsam da, maalesef, düzen aynı, bakış açısı aynı!

“Ayyaş” deyip geçeceklerdir!

Demesi pek kolay da; neden insan bu hale düşer, ehhh işte, işine gelmeyen sorgulamayacaktır!

******

Öyle sarhoş olsam ki…

Atatürk’e ihanet edildiğini görmesem… Bilmesem…

Uyansam;

Tüm yaşadıklarım rüya olsa;

Ayılsam…

Atatürk Türkiye’sine uyansam!...

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

sevgili gülgün karaoğlu: yazında belrttiğin sevgli tanju okan şarkısın dan yola çıkarak isteklerinekatılmamak mümkündeğil ama bir ayrıntı ki çoK önemli ayrıntı arada kaynayıp gidiyor.kqardeş kadeşi kırmadı 12 eylül öncesi. birileri baktıki halk bilinçleniyor nasılmı öğrenciler, işçiler, memurlar yasal örgütler kuruyor ve üğe oluyorlar halkları sürü gibi güdmek isteğenler rahatsız eden bu duruma müdahele edilmesi gerekti kardeşlere gelince ikisininde katili aynı unsurlardı teferruatı maskelemk için kullanıldı ( SAĞCILAR LA SOLCULAR )

alpay sengül 
 14.07.2011 15:48
 

sanki AK Parti gelmeden once bu ulke gulluk gulistanlikti gibi yazmissiniz, dogrusu çok komik : Bu ulke CB Anayasa kitapçigi firlatinca ekonomisi batan (ve bunun dogurdugu 381 milyarlik borcu AK Parti'nin odedigi), uluslararasi iliskilerde asagilanan ve her an darbe tehlikesiyle yasayan bir ulkeydi. Ben Istanbul'a her gelisimde her açidan inanilmaz bir gelisme goruyorum, Nisantasi sanki New-York, Bebek de Monaco gibi olmus, Siz hala insanlari kandirmaya çalissaniz da, artik halkimiz Turkiye'nin her açidan gelismesini gorecek kadar akillandi ve ozguven kazandi. Bu gelismeleri siz belki Izmir'de yasayan biri olarak goremezsiniz, ama o zaman Izmir'i ve çevresini bu hale getiren CHPli belediyelerden hesap soracaksiniz

Demokrasi Penceresinden 
 14.07.2011 12:08
 

Yazdıklarınız dramın komedi versiyonu olmuş... Sizi bütün içtenliğimle kutlarım.Yıllar önce merhum Aziz Nesin'in Yaşar ne yaşar ne yaşamazını anımsatsa da... Nice kollar kırılmakta şu hayatta ve hepsi de yen için de kalmaktadır.Allah bu ülkede haksızlığa uğrayanların yardımcısı olsun demekten öteye şu sıralar yapıla bilecekler çok sınırlı... Ateş sadece düştüğü yeri yakmakta.Çok az insan bu ateşin farkına varmaktadır.Varanlar da ateşi söndürmek yerine uzaktan seyretmektedir. Bu umutsuzluk gibi görünse de... Kurtulmanın da bir başka adıdır. Madem i karınlılığın en yoğun olduğu an; aydınlığa en yakın an dır.Bu kötü gidişler de... Kurtulmanın başladığı anlar olacaktır.Bizler de o günlerin çabuk gelmesi için hem devineceğiz hem de sabırla bekleyeceğiz.

Süleyman Alkan 
 13.07.2011 21:51
 

Ahh ahh buna benzer ne sıkıntılar yaşıyoruz. Allah % 50 'den razı olsun..((( Hukukun, Adaletin nerelere gittiğini görmesem..(

SELVİ 
 13.07.2011 14:18
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 1269
Toplam yorum
: 4372
Toplam mesaj
: 226
Ort. okunma sayısı
: 1305
Kayıt tarihi
: 18.09.07
 
 

İzmir, 1963 doğumluyum. Dokuz Eylül Üniversitesi İngilizce bölümü mezunuyum ve özel bir şirkette ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster