Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

10 Nisan '14

 
Kategori
Gündelik Yaşam
Okunma Sayısı
333
 

Oysa ki çocuklar...

Oysa ki çocuklar...
 

ınt


Oysa ki çocuklar, gülmeli, oynamalı, özgürce mutlu olmalı. 

Oysa ki çocuklar,  tamamen masumdur onlar, daha çocuk oldukları için nasıl kıyılır, nasıl el sürülür…!

Nasıl insanlar olduk, ya da insanlıktan çıktık. Neden çocuklara ve kadınlara tecavüz ediliyor öldürülüyor.

Yakınları tarafından tecavüze uğrayıp, sessiz kalanlar, tecavüz edildikten sonra öldürülüp atılanlar ve ancak otopsi raporundan sonra ne olduğu anlaşılanlar. Ceza evlerinde tacize ve tecavüze maruz kalanlar (özellikle taciz ve tecavüz için çocukları adli tutukluların yanına bırakılması vb.)

Bunları yaptıktan sonra birde bu çocukların rızası olduğunu savunuyorlar, nasıl anlayamıyorum. Yani her şeyin bir kılıfı var.

Bu tür insanlar maalesef; Bu topluma, çocuklara tecavüz etmenin bahaneleri ve gerekçeleri olduğunu göstermektedirler. İşte bu yüzden hiçbir çocuk, bu ülkede güvende değil. Çocuklara tecavüz edilirse olay, kolaylıkla bir rıza ilişkisine ve şekline çevrilir. Sonra da kendine hukuk insanı diyenler tarafından, mağdurların ruhu, tekrar tekrar tecavüze uğrar.

Bu durumdan kimse ceza almaz ve vicdanları da çok rahattır. Yine bu durumdan cezalandırılan çocuklar, bütün ömür boyu. Hayatlarının sonuna kadar.

Tecavüz edilip, öldürülmeden sağ kalan, korkunç travmanın etkisiyle bir hayat geçirmek zorunda olan çocukların psikolojisi tamamen yok sayılıyor. 

Pek çok çocuk yaşadığı olayın korkunçluğunu ve anlamını kavrayacak olgunluğa henüz sahip olmadığı yaşlarda bu saldırılarla karşılaşıyor ve yetişkinlerdekinin aksine, uzun süreler, tekrarlayıcı bir şekilde bu travmaları yaşamak zorunda kalıyor. Biraz daha ileri yaşlarda olup, yaşadıkları korkunç olayın  anlamı hakkında yarı açık yarı kapalı bir fikre sahip olan çocuklar da, ya tehdit edildikleri ya da olay açığa çıktığında cezalandırılacaklarına inandırıldıkları için, yaşadıkları durumu ailelerine ve yakınlarına açıklayamıyorlar. Ensest vakaları söz konusu olduğunda, bazı durumlarda anneler ya da aileler tarafında görmezden geliniyor ya da örtbas ediliyor.

Biliyorsunuz bizim mahkemeler “ruh sağlığı” konusunda süper uzmandır. Uzaktan bir bakışta ya da uydurulan  bir raporla kişinin ruh sağlığının bozulup bozulmadığını şıp diye anlayabiliyorlar.

Bu çocuklar, yaşadıklarının travması ve örseleyici duyguları ile ilerleyen yaşlarda nasıl yüzleşip, nasıl kabul edip, bununla başedecekler. Böyle bir utancı yaşamak zorunda kaldıkları için kendilerinden nefret edecekler, zamanında yaşadıklarını fark etmedikleri ve kendisini korumadıkları için ailesinden de nefret edecekler ve onları affetmeyecekler. Bu durumda biz geleceğin suçlularını mı yetiştiriyor olacağız…

Kendi kimliklerini nasıl oluşturacak bu çocuklar…

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Maalesef her çocuk sevgi ve şevkatle doğru bir biçimde yetiştirilerek büyüme şansına erişemiyor. Fakat en korkuncu bu bahsettiğiniz durumları yaşayan çocuklar. İçlerine kapanıyor, gelecekte de nefret dolu ve ruh sağlığı bozuk birer yetişkin oluyorlar. Bazı suçlar da gerçekten cezasız kalıyor. Toplum olarak keşke daha açık ve duyarlı olabilsek. Selam ve sevgilerimle.

Sema Bekmez 
 12.04.2014 21:58
Cevap :
Çok doğru, Sema hanım. Keşke daha açık ve duyarlı olabilsek. Çok teşekkür ediyorum Selamlar, sevgiler  14.04.2014 10:19
 

Evet ya kendi kimliklerini nasıl oluşturacak bu çocuklar!

Kerim Korkut 
 12.04.2014 9:17
Cevap :
Kendimizden başlayıp, eğitmeye devam edeceğiz ki, bu tür olaylar yaşanmasın. Teşekkür ederim, Kerim bey. Selamlar, saygılar  12.04.2014 12:32
 

Yaşamımızın anlamı, baharı, hayat damarlarımız, sevgili varlıklarımız çocuklarımız. Onları sadist, canavar, vahşi, insan denmeyen hayvanlardan koruyup, kollamak en büyük görevimiz.Selam ve sevgiler sevgili kardeşime.NAHİDE ÇELEBİA

NAHİDE ÇELEBİ 
 10.04.2014 23:44
Cevap :
Yürekten katılıyorum, bu sözlerinize Nahide hocam. Onlar bizim umudumuz. Çok teşekkür ederim. Selamlar, saygılar  11.04.2014 13:13
 

Ağır bir yük gibi hepimize kıyıma uğramış çocuklar ve kadınlar.O yükleri nasıl taşıyabilirler ki ömürleri boyunca. Onlardaki bu acı hüznün,sorunun nedenlerini yok etmek gerek.Doğru yolun gücü eğitimden gelir.Kibirli,riyalı ve kinli,cahil karakterlerin çağdaş,modern ve bilimsel eğitimle yontulup akıllı,sağlıklı ve sevecen kişiliklerin oluşumuna katkı vermek lâzım.Bu başta devletin görevidir,ama devleti elinde tutanların kapasite ve yetenekleri,ülkesi ve insanına olan görevi ve ilgisi tartışmalıysa sorunların her alanda çözümü de gittikçe zorlaşır. Elinize sağlık Birgül hanım.Temiz ve güzel özbenliklerin korunup daha da geliştirilmesi ve olgunlaştırılması herkese görev olmalı...Selam ve saygılarımla.

Abbas Oğuz 
 10.04.2014 22:07
Cevap :
Abbas hocam sizinde yüreğinize, elinize sağlık. Yorumunuza , yazınıza tüm kalbimle katılıyorum, elimden ne geliyorsa bu uğurda durmadan çalışmaya devam edeceğim. Çok teşekkür ederim. Selamlar, saygılarımla.  11.04.2014 8:55
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 136
Toplam yorum
: 368
Toplam mesaj
: 7
Ort. okunma sayısı
: 2199
Kayıt tarihi
: 19.02.13
 
 

05 Ekim Ankara doğumluyum. Okumayı, yazmayı, insanları dinlemeyi seviyorum. Kişisel blogumda her ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster