Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

23 Haziran '07

 
Kategori
Oyuncaklar
Okunma Sayısı
1401
 

Oyuncak bebek...

Oyuncak bebek...
 

Kız çocuklarının vaz geçilmez oyuncaklarından bir taneside oyuncak bebeklerdir.
Biraz bu oyuncağı inceleyecek olursak karşımıza bambaşka bir kültür dönemi çıkıyor.
Arkeologlarin yapmış olduğu kazılarda, Mısır'da bundan 3000 sene evveline ait ağaçdan yapılmış bebekler bulmuşlardı.
Onlar; o zamanlarda oyuncak olarak görülmemişler.
Öldükden sonra sahiplerini yalnız bırakmıyan inanç yoldaşları olduğuna inanmışlardı.
Amerika'lı Hopi-Kızılderileri ise çocuklarına dini seromonilerin de minyatür bebekler hediye ederlerdi.
O bebekler yer ve gök arasında ki ruhları temsil ederlerdi.
Bebek yapıcıları her geçen gün bu sanatlarına yenilikler eklemiş.
Tahta, seramik, ton, bez ve mısır kocanından faydalanmışlardı.
Eski Yunanlılar 5.nci yüzyılda Ton dan yapılmış Hıristiyanlığı temsil eden bebekler;
askeri oyuncaklar yapmışlardı.
Orta çağlarda bu bebekler oyuncak devrine girmiş. 15 nci yüzyılda büyüklerin vazgeçilmezleri olmuşdu.
Şimdi sizlere bu bebekler erkek çocuklarının da oyuncağı dersem sakın şaşırmayın.
Bebek oyuncaklar bir yerde ailenin bir parçası olarak görüldügü için, erkek ve kız çocukların müşterek objesi olmuşdur.
En ünlü bebeklerin yapıldığı şehir Nürnberg'di. O günlerden kalmış bir çok bebek, müzeleri süslemektedir.
19 ncı yüzyıllarda kültür objesi olan bu bebeklerin. Başlarında porselen kulanılmaya başlanmış. En nadide kumaşlar kullanılmıştır. Gövdesinde, mum, talaş, bitki lifleri kullanılmışdır.
Çoğu bebeklerin saçlarında da hakiki insan saçı kullanılmışdı.
El ve ayakların hareketli bölümlerinde ise tahta dan faydalanmışdır.
19 yüzyılın ortalarına kadar bebekler daha çok büyüklerin oyuncağı olmuş; daha sonra, çocukların ellerine verilmeye başlanmışdır.
Bu gün bir çok kişi bu bebeklerin koloksiyonunu yapmaktadır.
Bunların arasına eşimle birlikte bende katılıyorum.
Bu gün bu bebekler zamanın getirdiği teknoloji sayesinde çok daha modernleşmiş.
Yürüyen, konuşan, yüz mimiklerini ses alımları ile değiştirilebilen, bebekler oluşturulmuşdur.
Bu gün çocuk dünyasının içinde en büyük dost olan bez bebek, zamanla birlik de yarışmış. Biz büyüklerin bile belleklerinden çıkmamışdır.
Biraz gerilere gidecek olursak hepimizin yaşamında bir bez bebeğimiz olmuşdur.
İster erkek çocuğu olsun isterse kız çocuğu olsun. Zaman gelmiş o bir kücük yastık şeklini almış. Bir gün gelmiş ufacık battaniye olmuşdur.
Bu yazıyı sevgili kardeşim Oya Kayacan'a ithaf ediyorum.
Haftanızın mutlu geçmesi dileği ile.
Saygılarla.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 275
Toplam yorum
: 97
Toplam mesaj
: 33
Ort. okunma sayısı
: 1112
Kayıt tarihi
: 20.02.07
 
 

Bütün canlıları seven, kendi penceresinden yaşamı anlamaya çalışan, onlardan bir şeyler öğrenmek ist..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster