Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

02 Eylül '11

 
Kategori
Sinema
Okunma Sayısı
15359
 

Patch Adams

Patch Adams
 

Patch Adams, gerçek bir hikayeden uyarlanarak filme çekilmiştir. Filmde bir doktorun sevgi ve merhamet dolu karakteriyle, hastalarını nasıl iyileştirdiğine ve onların yaşamlarını nasıl güzelleştirdiğine tanık oluyoruz. Patch doktor olmadan evvel, yolunu kaybetmiş, hayatının anlamı olmayan bir adamdır. Kendisinin intihar eğilimli bir insan olduğunu düşündüğünden kendi isteğiyle bir akıl hastanesine yatar. Patch’in kaldığı odada Rudy adlı şizofren bir hasta daha bulunmaktadır. Rudy etrafta korkunç sincapların dolaştığı halüsinasyonları görmektedir. Etrafta gördüğü hayali sincaplar yüzünden bir türlü tuvalete gidemez. Bunu fark eden Patch de bu hayali sincapları görüyormuş gibi yapar ve onları tek tek elindeki hayali silahla öldürmeye başlar. Yatakları siper eder, bazuka fırlatır, taramalı tüfekle sincapları tek tek öldürür. Bu oyuna şizofren Rudy de katılmış ve çok eğlenmiştir. Artık tuvalete giden yol temizlendiğinden Rudy gönül rahatlığıyla, güle oynaya çişini yapmaya gider. Patch başkasına yardım etmiş olmaktan muazzam ölçüde keyif almıştır. Patch, bu sayede insanlara duyduğu sevginin ve güçlü iletişim becerisinin farkına varır. Ve o anda kafasında şimşekler çakar. Patch gerçek tutkusunu ve amacını keşfetmiştir. Doktor olacak ve insanları sevgisiyle iyileştirecektir. Onları mutlu ederek acılarını dindirecektir.

Patch, 35 yaşında tıp fakültesini kazanır ve eğitim almaya başlar. Sınıfta edindiği yakın bir arkadaşı ile aralarında güçlü bir dostluk gelişir. Arkadaşı kendisine nazaran daha çekingen bir gençtir. Patch, ona şartları değiştirerek insanların programlanmış tepkilerini nasıl değiştirebileceğini göstermek ister. Sokakta hiç tanımadığı insanlara cana yakın davranışlar sergilediğinde, onların yüzlerine takındıkları buz gibi soğuk maskeden nasıl sıyrıldıklarına şahit olmasını sağlar. Bana kalırsa bu durumu kendi yaşam biçimimize de uyarlayabiliriz. Eğer hayatımızdaki değişmezlerden birkaçını değiştirmeye teşebbüs edersek, koşullar gereği şartlandırılmış tepkilerden arınır, hemen akabinde de normal, kendi doğallığımızı yansıtan tepkiler vermeye başlarız. Böylece korkudan , uyum kaygısından ya da tembellikten kaynaklanan körlüğümüz yok olur. İşte bu noktada sosyal maskemizden sıyrılır ve gerçeği görmeye başlarız. Bizden saklanan gerçeği…

Filme devam edecek olursak, doktorların 3. Sınıfa kadar hastalarla iletişim kurması yasak olduğu halde Patch, her gün hastaneye gidip hastaları ziyaret eder. Çocukların kaldığı revirde türlü türlü kılıklara girerek onları eğlendirir, palyanço olur, her şey olur. Bunun yanı sıra, yaşlıların isteklerini dinler, onların arzularını yerine getirerek mutlu olmaları için inanılmaz çaba harcar. Çünkü Patch’e göre doktorluk mesleği sadece hastaları öldürmemek için çabalamak ve ya onların bedenlerini iyileştirmek demek değildir, doktorluk aynı zamanda onların ruhsal ve zihinsel olarak da onları rehabilite etmek demektir. Ancak Patch’in bu aykırı fikirleri, kuralları hiçe sayması, hastaların hayatlarına mizah katarak iyileştirme yöntemleri üniversite dekanı Mr. Adını hatırlamıyorumu çok rahatsız eder. Patch bir yandan dekanla uğraşırken öte yandan kendi imkanları ve bağışlarla açtığı kliniğinde henüz mezun olmadığı halde hastaları tedavi eder. Sınır arkadaşı ve sevgilisi ile birlikte kliniğe gelen hastalara ücretsiz hizmet verirler. Ama bu sırada acı bir olay yaşanır. Kız arkadaşı, evine gittiği bir hasta tarafından öldürülür. Patch ölüm haberini aldıktan sonra ucurumun kenarına gider. Ve tanrıya hesap sormaya başlar. Tanrıya haykırır: “ İnsanları yaratıyorsun, sonsuz acılara katlanmak zorunda bırakıyorsun. İnsanı yaratmadan önce daha iyi plan yapamaz mıydın sanki? Mesela merhamet üzerinde çalışabilirsin” der. Ucurumdan atlamak için teşebbüs etse de, son anda sen buna değmezsin diyerek vazgeçer. Tam arkasına döndüğü sırada göğsüne bir kelebek konar. Bunu tanrıdan gelen bir işaret olarak algılar ve hayatı boyunca yardım edeceği insanların ona ihtiyacı olduğunu hatırlayarak okula doğru koşar. Okuldan atılma tehlikesi olduğu için Tıp Adalet Komitesine başvurur. Onlara yöntemlerinin ona absurd gelmesini umursamadığını, hastaları iyileştirmek için ateşin hala yüreğinde olduğunu söyler. Komite onun bu tutkusunun insanlığa faydalı olacağına kanaat getirir ve Patch bu sayede okuldan mezun olur. Patch kendine özgü yöntemleriyle birçok hastayı kendi kliniğinde tedavi eder. Şu anda birçok doktor kendi kliniğini kapatıp Patch ile çalışmak için sırada beklemektedir.

Patch başkalarının acılarını dindirmeye yardım ederek, kendi acılarından uzaklaştığını, başkalarının yaşamlarını güzelleştirerek kendi hayatına değer katmanın anlamını keşfetmiş bir insandır. O gerçek tutkusunu bulmuş ve kendisini gerçekleştirmiş sıra dışı insanlar arasında yerini almıştır. Yaşadığı tüm zorluklara göğüs germiş, yıkılmamış, pes etmemiş ve emeklerinin karşılığını alarak adını tarihe yazdırmış gerçek bir karakterdir. 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

güzel bir filmdi,beğenmiştim...Robin Williams gene oyunculuk dersleri veriyordu...''Karşı Pencere'' fiilmini izlemedim ama ''Arka Pencere'' efsane filmi ve yönetmeni hatırladım,biliyorum ilgisi yok ama çağrışım işte...eyvallah...

nedim üstün 
 03.09.2011 17:56
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 42
Toplam yorum
: 18
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 1295
Kayıt tarihi
: 05.04.11
 
 

Uludağ Üni. İktisat Mezunuyum. Muhasebecilik, bankacılık gibi muhtelif mesleklerde çalıştıktan so..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster