Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

24 Kasım '08

 
Kategori
İstanbul
Okunma Sayısı
787
 

PEN yazarlarından "Bir Dil Bir Çevirmen" Galapera'da

PEN yazarlarından  "Bir Dil Bir Çevirmen" Galapera'da
 

Bir Dil Bir Çevirmen 25 kasım etkinliği afişi Pen Yazarları.


Galapera Sanatevi' nde 25 Kasım Salı, Farsça çevirmen Makbule Aras, Furuğ Ferruhzad' ın şiiri ve Leyla Sadıki' nin öykü örnekleri üzerinden çeviri yolculuğunu anlatacak.

Çeviri öyküsü ,Farsça – Türkçe ilişkisi, Farsçadan Türkçeye çeviri eserler ve

Furuğ Ferruhzad şiiri ve Leyla Sadıki Öykü örnekleri

olarak verilen program PEN Çeviri ve Dil Hakları Komitesi - Galapera Sanatevi * işbirliği ile gerçekleştiriliyor.

Her ay farklı bir dil ve çevirmenle buluşulacak etkinliklerin ilki bu Salı saat 19.30 da.

BIR DİL • BİR ÇEVİRMEN
Farsça • Makbule Aras

25 kasım 2008/Salı • saat: 19:30

Galapera sanatevi
Ensiz sok. No: 6 Şeref Apt. Tünel – Beyoğlu

Beyoğlu'nda Bir Yer adlı bloğumdaki Sanatevi'nin diğer adı Galapera'dır.

"ah ne denli dingin ve gururla geçiyordu
garip bir su akıntısı gibi
bu terk edilmiş sessiz Cumalarda
bu sıkıntılı evlerde
benim yaşamım
aaah ne denli dingin ve gururla geçiyordu..."*
* diyen Furuğ Ferruhzad 'ın kısacık yaşamının öyküsü de mücadelelerle dolu :

Babası subay. Yedi kardeşin üçüncüsü. Mahalle mektebinde 9. sınıfa kadar devam ettikten sonra kız sanat okulunda resim, dikiş-nakış ve el sanatları öğreniyor.. Füruğ, 16 ya da 17 yaşlarına geldiğinde Perviz Şapur ile evlenir. Eğitimine kocasının yanında Ahvaz'da devam eder. Bir yıl sonra tek çocuğu olan Kamyar'ı dünyaya getirir. 1954 yılında Füruğ, eşinden ayrılınca Kamyar'ın velayeti kocasına verilir.

Füruğ, Tahran'a geri dönüp şiir yazmaya devam eder ve Esir adını verdiği ilk kitabını yayınlar.1958 yılında İbrahim Gülistan'la tanışır ve dokuz ayını Avrupa'da geçirir. Şair bu dönemde yaşamının esin kaynağı olan şiirlerine devam ederek Duvar ve İsyan adlı kitapları çıkarır..

İranlı cüzzam hastalarını ve onların sorunları ile ilgili olarak Tebriz'de film yapar. 1962 yılında Kara Ev adını verdiği filmiyle dünyanın çeşitli yerlerinde ödüller kazanır. Film çekimi sırasında cüzzamlılar evinde tanıştığı Hüseyin Mansur isimli çocuğu evlat edinir.

1963 yılında Füruğ, Yeniden Doğuş adlı eserini yayınlar. Artık şiirde olgunlaşma dönemidir ve sanatsal düzeyi yüksektir. Bu kitabıyla şair, İran şiirinde derin ve etkileyici değişikliklere yol açmıştır.

13 Şubat 1967 tarihinde öğleden sonra saat 14.30'da stüdyoya gitmek için hızla seyir halindeyken karşısına çıkan okul aracına çarpamamak için direksiyonu kıran Füruğ, aracından fırlayıp, boynunun kırılmasıyla 32 yaşında hayata gözlerini yummuştur.

Modern İran şiirine önemli katkılar sağlayan şairin ölümünden sonra çalışmaları Soğuk Mevsim adı altında bir kitapta toplandı.

Michael Hillman, Yalnız Kadın adıyla onun hayatını ve şiirlerini 1987 yılında yayınladı. Şairin şiirleri ve yaşamı hakkında daha pek çok makale ve kitap yayınlanır. Hayatı filme çekilir.

Füruğ Ferruhzad, şiirlerinde kadınların sorunlarını ele almakta, İran toplumunun kadınlara karşı uyguladığı ayrımcılığı eleştirmektedir. Bu fikirleri zaman zaman şiddetli tartışmalara yol açmıştır.

İran'da kadınların yaşamlarının daha iyi hak ve koşullara kavuşmasını savunmaktaydı. Dönemindeki Şah'ın despotluğuna da karşı çıkmıştır.

Şiirleri kimi zaman İran toplumunca erotik bulunmuştur.

Ünlü İranlı yönetmen Abbas Kiyarüstemi'nin 1999 yapımı Rüzgar Bizi Sürükleyecek filminin adı, şairin bir dizesinden alıntıdır. ***

****

Leyla Sadıki'nin "Gönlüm Bir Kapı" adlı öyküsünden bir bölümü Makbule Aras'ın çevirisinden sunalım:

"...Gönlüm kargaların üstüne konmadığı, bir hırsızın üstünden aşağı atlamadığı ve güneşin ardında batmadığı bir duvar… Belki içinde bir dev var ya da deve benzeyen bir yaratık. Dev komşuların tanrısıyla aynı olmayan yabancı bir tanrıdır. Duvarı parçalayıp çıkıyor içinden. Rüzgâr pencere kanatlarını birbirine vuruyor. Dev içeri giriyor. Evde yok kimse. Mobilyalar tozlanmış. Yıkık dökük bir ev. Dev evi yeniden yapıyor...." ****


Müslüm Kabadayı imzalı Bianet haberinden 21 Mayıs 2004 de Mersin'de yapılan İran Edebiyat Günleri'ne katılan Leyla Sadıki'nin , 1977'de Tahran'da doğduğunu, Fars Edebiyatı ile İngilizce Çeviri Öğretimi almış bir edebiyatçı olduğunu öğreniyoruz.

"Dördüncü Tekil Şahıs" adlı eseriyle tanınan Sadıki, 1985'ten bu yana şiirler yazıyor.

60 kısa öyküden oluşan "Geçmeme Zaman Bul" adlı yapıtı ile 11 öyküden oluşan "O Leyla'ysa Ben Kimim?" adlı öykü kitapları var.

Amerikan öykülerinden çevirdiği "Ben Gözaltındayım" başlıklı çeviri kitabı da bulunan edebiyatçının konuşmasında dikkat çektiği noktalar ise şöyleydi: "*****deniyor aynı haberde:

"Gösteren-gösterilen ilişkisi bugün birebir somut bağlantılar olmaktan çıktı ve "ağaç" sözcüğü bitki olmaktan çıkıp bir kızın veya binanın adı olabilmektedir.Öykülerde realitenin yerine gösterme yoktur. Öykü içinde düğüm atmalar, kendi içinde sistem kazanmıyor. Bu sitemle okurun baklayı kendisi çiğneyerek kazanması amaçlanıyor. Toplum mekanize olurken veya teknolojiye yönelirken, öykü imgeselleşiyor. Edebiyatımızda dili öne çıkaran anlatımlarda dişil, düşünceyi öne çıkaranlarda eril bir anlatım öne çıkıyor." *****

Leyla Sadıki'nin yine Makbule Aras tarafından çevrilen bir başka öyküsü "Sessizlik" aşağıdaki linkten okunabilir. ******


Kaynaklar:

PEN Yazarları basın bülteni

http://www.sevgimsin.net/siirler/siir/f/furug_fehruhzad/index.html

http://tr.wikipedia.org/wiki/F%C3%BCru%C4%9F_Ferruhzad

http://www.leilasadeghi.com/article.aspx?id=386

http://www.bianet.org/bianet/kategori/kultur/35151/asdasd

http://www.leilasadeghi.com/article.aspx?id=385

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Diğer adı "Diyor" sanırım. Biliyor musunuz, böyle kaç gizli esir var? Kelepçesiz prangasız kaç tutsak? Hani sonunda bir de neden gülmüyorsun, mutsuz musun diye soruyor ya! Bu da ilgi olsa gerek! Gönüllü kölelik mi bu? Değil elbette. Sessiz bir çığlıktı. Özellikle erkekler okumalı. Tanıttığınız için teşekkürler sevgilerimle...

TC kaan kartal 
 24.11.2008 19:45
Cevap :
Doğru söylediniz, ben sadece internetteki öyküleri okuyabildim. Ama 2 öykü de yazarın hassasiyetini gayet güzel anlatıyordu. sağlıcakla.  24.11.2008 22:12
 

Bizleri bu tür etkinliklerden haberdar ettiğiniz için teşekkürler. Özellikle Felsefe sohbetlerine katılmayı çok isterdim. Kadıköy yakasında oturmam ve saatlerin geç olması nedeniyle bu tür etkinliklere çok istediğim halde katılamıyorum. Neyse, haberdar olmak da güzel.Kültür-sanat konularındaki çalışmalarınız ve bilgilendirmeleriniz için tekrar teşekkürler. Sevgiyle kalın.

Melek Koç 
 24.11.2008 12:12
Cevap :
Ben de severek duyuruyorum inanın. Eski yıllarda gideyim diye hayaller kurardım. Bir türlü gidemezdim. Şimdi de bazen gidebilkiyorum ama yakında olanlar duysun istiyorum. saygı ve sevgiler.  24.11.2008 13:18
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 566
Toplam yorum
: 1972
Toplam mesaj
: 7
Ort. okunma sayısı
: 1314
Kayıt tarihi
: 11.07.06
 
 

Edebiyatla ilgileniyorum. Ayrıca amatörce belgesel film çalışmaları yapıyorum ve kültürel etkinlikle..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster