Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

11 Haziran '11

 
Kategori
Mizah
Okunma Sayısı
3507
 

Plasebo etkisi

Plasebo etkisi
 

İtü Sözlük / görseller


Placebo Latince bir terim olup; anlamı, hastaya tedaviye yönelik olmayan ilaç vermektir.

Madem tedaviye yönelik değil, ne halt etmeye yönelik diye sorulabilecek hatta üstüne usturuplu bir de küfür sallanabilecek bir durumdur hattı zatında. Fakat bu kalleş durumu hastamız bilmeyip; ilacın kendi hastalığına iyi geleceğine inandığı için; kendi kendine bir terapi bir terapi, olmadı bir telkin bir telkin yoluyla şıppadanak iyileşiverir. İşte buna da plasebo etkisi denir.

Buraya kadar herkesin vakıf olduğu bilimsel açıklama yeterlidir sanırım. Gelelim gerçek(!) bilimsel açıklamasına:

En başta belirttiğim gibi, placebo Latince bir terimdir. Aslı ise plasenta’dır. Yani anne karnındayken beslendiğimiz memba.

Ne var ki pek çok sözcükte olduğu gibi bu sözcük de dilimize gelirken, (tamamen ‘yabancılara sözcük paketleme departmanın’ hatası neticesi) bazı sesler yolda belde düşüp kaybolmuş; dolayısıyla büyük bir bilimsel hataya neden olagelmiştir. Gerçekte plasebo etkisi denilen şey, ‘plasenta etkisi’ olacaktır. Kısaca, ‘anne karnı huzuru’ demek mümkün.

İnsan psikolojisinden azıcık anlayanlarınız bilecektir: Birey, sıkıntılı ve istenmedik bir duruma düştüğünde, o ortamın veya o ânın dışına çıkmak, salt huzur duyacağı ve kimsenin onu rahatsız edemeyeceği bir yere kaçmak ister. İşte o yerin bilinçaltındaki tek adresi anne karnıdır.

Kişioğlu, kelimenin tam anlamıyla, kuytu bir köşeye çekilip ortadan kayboluvermek; kelimenin o biçim anlamıyla da anasının şeyine kaçmak istemektedir.

Maalesef salt bilinçaltıyla değil; asıl baskın olan bilinç ile yaşayan insan türü, çıktığı yere tekrar giremeyeceğini de acı bir şekilde bilmektedir. İşte bu yüzden, plasenta etkisini yaşamak isteyen kişinin bu durumu dışa vuruş biçimi çoğunlukla küfürlerle olmaktadır.

Bütün kültürlerde küfür yaygındır ve pek çok insan küfür edince rahatladığını ifade eder.

Ben bunu zaten ezelden beridir, kendim bizzat deneyimlediğim için biliyor olmakla birlikte, her bilgiyi ille de bilimsel verilere dayandırıldığı takdirde özümseyen çokbilmiş entel dantellerimiz için, tam bu noktaya hitap eden bilimsel veri de geçenlerde elime geçti. Hem de Nobel ödüllü bir bilgi! Varsın Nobel Rezili olsundur, neticede harbi bir çalışmadır ve İngiliz Araştırmacılara; “Küfretmenin acıyı azalttığını” ortaya çıkardıkları için Barış Ignobel’ini kazandırmıştır.

Plasebo’dan İngiliz araştırmacıların Ignobel’ine geldiğim için arada ipin ucunu kaçırdığımı sanmayasınız. Şimdi harika bir derleyip toparlama ve paketleme ile sonuca varacağım. Az sabır ayol!

 

Küfretmenin acıyı azalttığına dair bulgu eşliğinde bütün dünyada sıkça kullanılan küfürlere bir göz atalım:

İngilizce: Mother fuck

Almanca: Mutter ficken

Fransızca: Fuck mere

Latince: Mather fuck

Çince: Muqin ta ma de

Uzatmaya gerek yok! Aşağı yukarı tüm dillerde, dolayısıyla tüm kültürlerde ortak küfür anne üzerinedir. Küfrü eden kişi kendi anasının plasentasına tekrar girip huzura kavuşamayacağını yine aynı bilinçaltı verileri ile bildiği için; karşısındaki durum yahut da kişinin anasının plasentasına avdet etme fantezisindedir. Amaç elbette çok masumdur. Sıkıntıdan kurtulup, huzura kavuşmak(!)

 

Hem bilim diline hem de sanat diline plasebo etkisi olarak giren “plasenta etkisi” gerçeğini ortaya çıkardığım için kendimle gurur duymaktayım. Bir gün yeterli param olursa bir adet “plasenta adası” satın alacağım.

Dubai Prensi azıcık insan psikolojisi bilse, palmiye ağacına benzeyen suni adalar yapmak yerine plasentaya benzeyen adalar yapardı. Emin olun, iki katına da pazarlardı!

 

Notum: Değerli MB Yazarımız Sayın Pirmete’nin TDK’ya, ‘plasebo’ yerine önerdiği ‘ilaçsı’ sözcüğü kabul görür ve kullanıma girerse, ki; tabiri uygunsa cuk oturmuştur, o zaman yazı başlığı da ‘İlaçsı Etki’ olarak değişecektir. Tabii içerik de. Hazır henüz değişimler başlamamışken aradan çıkartıvereyim dedim.

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

bir solukta okudum. Hafifledim. İçime serin bir rüzgar esti. Ne güzel yazmışınız. tebrikler ve teşekkürler....Müsadenizle yazınızı facebook da ki sayfama alıntı yapıyorum...

ali adnan inal 
 17.06.2011 10:00
Cevap :
Çok teşekkür ederim beğeninize ve naif yorumunuza. Elbette paylaşabilirsiniz facebook sayfanızda. Memnuniyet duyarım. Tekrar teşekkür ediyorum. Saygılar, selamlar size.  17.06.2011 11:05
 

Sebebi bu mu acaba? Dahası geçen nisan ayında internet kotam 60 kusür GB'a vurunca kablosuz modemimin şifresini "ananguzelmila" diye değiştirmiştim. Öyle etkili oldu ki mayıs sonunda kotam 16 GB'a indi. Rahatlamak güzel şey ama anne karnındaymışçasına rahat etmemiz imkansız. Sağlıcakla

Asi Güvercin 
 16.06.2011 3:50
Cevap :
Hay allah seni ya :))) Güldürdün beni :)) Demek şifreyi 'anangüzelmila2 yaptın ha :))) Acaba kaç kişinin şifresi argo ya da küfür içerir, şimdi o aklıma geldi. Kırk yıl düşünsem aklıma gelmezdi. Dur sen, bütün gıcık olduğum bağlantıların şifrelerine ben de uygun şifreler bulayım :)) // Elbette haklısın, hiç bir şey, anne karnı huzurunun yerini tutmaz. Çok teşekkür ederim Asi Güvercinimiz. Var olasın emi! Sevgiler, saygılar sana.  16.06.2011 10:14
 

bir yere geldik,bak iştee...''intihar''...''Sıkılgan katilerdir intihar edenler'' diyordu, Cesare Pavese,''Yaşama Uğraşı'' adlı günlüğünde...ve sonraaa, bir otel odasında hem de İtalya'nın en saygın edebiyat ödülünü aldıktan sonra 21 uyku ilacı alıp intihar etmişti...mutlaka okumalısın -okumadıysan tabikine de- kesin beğeneceksin...eyvallah...

nedim üstün 
 14.06.2011 23:24
Cevap :
Çıkarıp geldim kütüphanemden Cesare Pavese'i... Alfred Adler'in yanında duruyordu. Birinin adı “Yaşama Uğraşı” diğerininki; “Yaşama Sanatı". Ve nasıl da zıtlar birbirlerine.. Adler, yaşama tutunmanı sağlarken, Pavese hüzün enjekte eder usul usul... Altını çizmişim günlüklerdeki bazı sözlerinin. “Hayatın alaycı yasalarından biri de şudur: Sevilen kimse, veren değil, alan insandır. Sevilen kimse vermez, çünkü seven verir.” Ve en ama en baba sözü; “Yaşama sanatı, yalanlara inanmayı bilme sanatıdır”. Sadece bu sözü üzerinden, yazarın ruhsal tahlilini yapmamız gerekse bile, göreceğimiz, ‘insandan vazgeçiştir’. Yani yaşamı sürdürülebilir ya da vazgeçilir kılan, kıl kadar ince bir sınır var ya orada durmuş hep. Oysa, sınırın tam ortasında dalgalanan flamada; “KENDİNE YETEBİLME BECERİSİ” yazar. İntiharlar saygın değil benim beynimde. Hasılı, yaşama 'sanat' gözüyle bakmak da mümkün, 'uğraş' gözüyle de. Sanırım ipler orada kopuyor. Yazalım mı bir ara üzerine? Teşekkürlerimle size.  15.06.2011 11:18
 

Laf çakma...çivi çakma...da dahil olmak üzre çakma işlerden ben anlamam be yaa...''çıkıntı'' mı ? Ahh kalbim,al sana bir intihar sebebi daha...an intibariyle intihar sebeplerim ''1'' artmıştır...dost,akraba ve saygıdeğer hemşehrilerime duyrulur...[ben dememişydim gene geleceğim gibi bir hislenim var içimde diyee,yaa]...güzelbirgünolsun...eyvallah...

nedim üstün 
 14.06.2011 10:46
Cevap :
Bende tam tersine :) Ben çakma konusunun uzmanıyım. Dostluğun, kibarlığın, arkadaşlığın, hanım/efendiliğin, bilginin, görgünün çakmasını ânında görürüm! Hatta çakma yazarları, çakma yazıları, çakma kimlikleri de... Görür ve gülerim... Oysa ne dağlarda, ne nehirlerde 'çakma' haller yoktur.. Ne bir aslanın çakmasına rastlanır doğada ne bir kaplumbağanın... Bir tek insanın çakması vardır... Ne acı öyle değil mi..? // İntihar mı? Haydi ordan?! Şairler intihar etmez. Çünkü ölümle dirimi avuçlarında tutan ve bilen kimselerdir. Varsa intihar eden bilin ki; o zaten şair değil; olsa olsa çakmasıdır.. Lafı işine geldiği gibi anlayan ben, Pirmete üstadın sözünü ettiği 'çakma'dan çıkarıverdim gördüğünüz gibi :) Keşke tüm 'laf çakmalar' sizinkiler gibi dostluk içinde, şakalaşma sınırlarında olabilse... Keşke.. Yeniden gelecek gibi hissetmenizde ne kadar da haklıymışsınız :) Ve ne iyi ettiniz de geldiniz. Sizin de güzel bir gününüz olsun. Saygımla. Eyvallah..  14.06.2011 14:12
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 135
Toplam yorum
: 3783
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 2974
Kayıt tarihi
: 23.07.08
 
 

Eğitim sürecinin bazı bölümleri Almanya ve İngiltere'de olmak üzere en son PAÜ'den eğitim uzmanlı..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster