Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

30 Ocak '09

 
Kategori
Blog
Okunma Sayısı
661
 

Ruh devinimlerim ve neden blog yazıyorum?(MİM)

Ruh devinimlerim ve neden blog yazıyorum?(MİM)
 



 

*"Bu kez onunla konuşmayacağım" diye ant verdim kendime. Bıktım iki yüzlülüğünden bir gün öyle birgün böyle... nasıl bişey bu? onu hiç anlamıyorum. Gördüğümde başımı çevireceğim... hatta selam bile vermeyeceğim ya da onu artık eskisi gibi aramayacağım. O mutlaka anlayacaktır.. Hiç bana uygun bir davranış değil aslında

Yapabilir miyim ki?


Hep alttan almaktan, hep idare etmekten, affetmekten, hoş görmekten yoruldum empati yapmaktan gönlüm kırık.. kendimi defalarca kullanılıp bir kenara atılmış işe yaramaz bir mendil parçası gibi hissediyorum zaman zaman.

Dansöz gibi kıvıranlara, iki yüzlü olanlara artık taviz vermiyeceğim...

Yapabilir miyim?**


*

Deniz o kadar durgun ve o kadar berrak ki.. dalgalar küçük devinimlerle kıyıya vuruyor kendini. Kalçalarını hafif hafif sallayarak yürüyen güzel, çekici bir kadın gibi... yanına gidip dokunasım geliyor usulca... ya da paçalarımı dizlerime kadar sıvayıp içine girip çıplak ayakla yürüyesim...
İçindeki küçük taşların canımı acıtmasını istiyorum sadistçe.. hatta varsa cam kırıklarının ayaklarımı kanatmasını. .. Suyun soğuk teması bana iyi gelecek gibi.. sanki rahatlayacagım gibi.

Uzaklara bakıyorum yüzüme çarpan güneşten gözlerimi kısarak... İnce ve alabildiğine parlak bir ışık çizgisi ve açıklardan geçen siluet halinde bir gemi görüyorum. Denizi kesen demir parmaklıklara dayanarak bakıyorum uzaktakine gıptayla. " Ah o gemide ben de olsaydım" şarkısı geliyor birden aklıma.. pervasızca çekip gitmek bir gemiyle! Ne kadar cazip geliyor birdenbire! Cep telefonsuz, eşyasız, herkesten habersiz neresi olursa olsun.

Yapabilir miyim?

* An gelir, kendimden başka bir ben olmak isterim. 


*****

* Sınıfa girmeden önce ona dair haberler çoktan bize ulaşmıştı ve biz kızlar arasında ufak ufak kulisler o daha sınıfa girmeden yapılmaya başlamıştı. Gözlerinin ne kadar yeşil ve ne kadar yakışıklı ve ne kadar güzel gülümsediği konuşuluyordu... ona dair neler biliyorsak neler duyduysak anlatıyorduk birbirimize.

.............  derslerimiz epey güzel geçecekti bundan böyle..

****

Sınıfın kapısı açıldı ve hızla içeri girdi.. kapının hemen yanında oturuyordum ve kapının hareketiyle birlikte parfümünün kokusu yayıldı içeriye..

Nermin'le birbirimize baktık. Uzun uzun soluduk o kokuyu birbirimize bakarak. Sıraya oturduğumuzda sıranın altında avucunu açtı Nermin "çak" dedi

.. çaktık...

İlk şiirimi ona yazmıştım. Kısa bir dörtlüktü "

Ne olur bakma öyle gözlerime,

Utanıyorum"...

sonra yine coğrafya dersinde kısa bir şiir yazmıştım kitabın boş sayfalarından birine.

"Ay doğdu bak vakitsiz,
Rüzgar esti habersiz..
Sevgimi sana anlatırken
Aylar geçti senesiz..."
diye hafif sitem içeren küçük basit bir dörtlüktü... aşktan anlamayan, ona beslediğim saf ve temiz aşkımı(!) farketmeyip, zaman içinde bir başkasına aşık olan yakışıklı ..... hocama yazmıştım. Adını hatırlamadığım coğrafya hocam dersin birinde kitabımı benden ödünç istemişti.

Bir süre sonra; "özçelik!" diye seslendi..
Ayağa kalktım.. karşıdan göstererek sordu
"Bu ne, kim yazdı bunu?"

"Ben yazdım hocam.." dedim mahçup.

"Kendin mi yazdın yoksa başkasının mı?"diye sordu
"Ben yazdım hocam"..

Dudak büktü.. kafa salladı... uzun uzun baktı şiire... sonra bana baktı ve sordu

"aşık mısın sen?"

Kulaklarım, yüzüm kıpkırmızı oldu cayır cayır yanmaya başlamıştım...

"Hayır hocam ne münasebet dedim"...

Bütün sınıf gülmüştü.

* Sınıfa da okuyalım mı dedi. Yalvardım okumasın diye.

"Sen bunları biriktir, dedi...

* peki, dedim.


**** 

* Neden yazıyorsunuz? diye sordu bir arkadaş..  "neden konuşuyorsun?" diye sormak gibidir yazmayı sevenler için.

* Yazmak derinn bir nefes almaktır.. gülümsemektir... bazen ağlamaktır...  başka bir ruha bürünmektir.

* yaşamaktır !

*  Başka bir dil, başka bir göz olmaktır.
 

 

 

 












 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

yazmak; yağmur ve toprak gibi... topraktan fışkıran fideler ise dostlukların çiçeklerini açıyor:) sevgilerle...

erol aslan 
 06.02.2009 22:32
Cevap :
bence de:)) Aydın'dan sevgiler, selamlar...  07.02.2009 13:54
 

İyi ki yazıyorsunuz ve ne mutlu ki biz de okuyoruz. Kaleminiz eksik olmasın. Sevgiler...

Eymil 
 03.02.2009 15:30
Cevap :
Çok teşekkür ederim:)) siz de iyi ki buradasınız. herşeyin bir zamanı olduguna inanırım. Kadere inanırım.. yazmak da bizim kaderimiz:)) kaleminiz eksik olmasın.. kucak dolusu sevgilerimle.  07.02.2009 13:59
 

canım daha yeni gördüm yoğunluğum nedeniyle. birkaç gün içersinde cevaplayacağım mimini :))

beenmaya 
 03.02.2009 11:18
Cevap :
teşekkürler Özlem'cim.. sevgilerimle..  07.02.2009 14:05
 

Mimlenince böle bi titreme gelmesi, böle bi içten içe üşümeylen karışık ürperme, böle bi vöcodunu çıplak hissetme gibi belirtiler normal midir ? acep..

silik 
 02.02.2009 11:47
Cevap :
herkeste farklı tepkiler yapabilir.. hele ki sizde ! teşekkürler, selamlar..  07.02.2009 14:06
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 319
Toplam yorum
: 4719
Toplam mesaj
: 557
Ort. okunma sayısı
: 1376
Kayıt tarihi
: 29.10.06
 
 

"Ben; hiç yalnız kalmadım... Kalabalık bi ailede yere atılan yataklarda Yan yana, baş başa, el el..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster