Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

17 Aralık '07

 
Kategori
Kitap
Okunma Sayısı
4520
 

Rüzgar gibi geçti

Rüzgar gibi geçti
 

GÖKYÜZÜ


Geçen hafta Demet ‘ le solfej dersinden çıktığımızda işte gökyüzü böyleydiJ (Bu arada Keman ihtisas sınavını kazandım ve artık 2 senelik mini konservatuar eğitimine start vermiş bulunuyorumJvatana millete hayırlı olsun efendim J Tam otobüs durağına gelirken Demet birden kolumu tuttu ve “ bakarmısın manzara ne güzel” dedi. durup izledik bir süre…Tabi madem güzel hadi resmedelim dedimJ dedim dedim ama derste telefonu kapattığım için telefonumu açıp kendisine gelmesini beklemek gerekti...bu arada Demette bir ayağı yanımda bir ayağı durakta gelen otobüsleri gözledi…ne otobüsten ne manzaradan geçmek olmazdı…ve aslı kadar güzel olmasa da nihayet birazda şehrin ışıklarının da resme düştüğü bu resmi çekebildim.Uzun zamandır her güzel manzara için ayıracağım birkaç dakikam olsun istiyorum çünkü zaman o kadar hızlı geçiyor ki güzellikleri kaçırmamak ve durup yerinde izlemek ayrıntıları aklımızın hoş güzel anılar bölümüne kaydetmek lazım;) Ara ara da beynimizin o hoş güzel arşivinden çıkartıp yüzümüzde tatlı bir gülümseme bırakmasına izin vermek…Tabi bunu manzaralarla sınırlı tutmakta yetmez..eee insan oğlu…hiçbir şey yetmiyor bize JJJ Bizi mutlu eden her şeyi dahil etmeye o anlarımızı hiçbir şeyin gölgelemesine izin vermemek lazım;)

Kardeşimle “ Rüzgar gibi geçti “ romanından öğrendiğimiz bir şey vardı.Romanın baş kahramanı Scarlett O’hara hırslı bir kızdır ve o kadar çok sorunlarla karşı karşıya kalır ki sonunda bir karar verir.Her günün sorununu o gün içinde düşünecektir.

Artık yarınlarla ilgili bir sorunla karşılaştığında yarının sorununu yarın düşünürüm diyerek sorunları kafasında parçalar ve gereksiz yıpranmaların önüne geçtiği gibi başarılıda olur;) Gerçi onun bazı yöntemleri biraz illegal olabiliyordu amaJ biz bize uyan kısmını alsak kafi tabi ;) sözün özü her şeyi bir arada düşünüp kendi kendimizi yemenin kimseye faydası olmaz;) Umarım bu gerçeği aklımıza nakşederiz;)

…nerden nereye gibi oldu ama J bu kadar Scarlert O’ hara dedik madem yazarının tek kitabı olan bu kitabı okumanızı tavsiye ederim;)

Rüzgâr Gibi Geçti, orijinal adıyla Gone with the Wind, Margaret Mitchell'ın Pulitzer Ödüllü aynı adlı romanından sinemaya uyarlanmış romanıdır.

Konusu

İrlandalı Scarlett O'Hara (Vivien Leigh) Tara isimli çiftlikte yaşamaktadır. 12 Meşeler Çiftliği'nin varisi Ashley Wilkes'e (Leslie Howard) aşık olduğunu düşünmektedir. Ashley'nin, kuzeni Melanie (Olivia de Havilland) ile evlenme kararı aldığını öğrenir.

Scarlett, Ashley'nin evinde Rhett Butler (Clark Gable) ile tanışır. Ashley ve Melanie'nin evlenmesine engel olamayan Scarlett, çevresindeki erkeklerden biriyle acele bir evlilik yapar. Bu sırada Kuzey-Güney Savaşı patlak vermiştir. Melanie ve Scarlett'in kocası savaşa
gider. Scarlett'in kocası savaşta ölür.

Savaş, Güney'in şartlarını çok ağırlaştırır. Scarlett annesini kaybeder. Babası ise aklını yitirmiştir. Melanie ve Scarlett Tara'da birlikte yaşamaya başlarlar. Ashley'den haber alınamamaktadır. Savaş biter ve Ashley geri döner. Tara'nın vergilerini ödeyemeyen Scarlett, kızkardeşinin nişanlısı ile evlenir ve çiftliği kurtarır. Scarlett'in yeni özgür olmuş fakir zenciler tarafından saldırıya uğraması üzerine Rhett, Ashley ve karısı intikam almaya giderler. Scarlett'in ikinci kocası da çatışma sırasında ölür.

Scarlett'in Ashley'e olan takıntısı devam etmektedir. Ancak, Rhett Buttler ile ikinci evliliğini yapar. Bir kızları olur. Rhett, Ashley'i kıskanmaktadır. Bir gün kızını alır ve Paris'e gider. Ancak kızın annesini özlemesi nedeniyle üç ay sonra geri dönerler. Bu arada Scarlett ikinci çocuğuna hamiledir. Dönüşte yaşanan tartışma sonucu Scarlett bebeğini kaybeder. Bebeğin ardından kızlarının da ölümü ilişkilerini iyice sarsacaktır.

Melanie ölümcül şekilde hastalanır. Scarlett'ten Ashley ve oğluna bakmasını ister. Bu arada Scarlett Rhett'e âşık olduğunu farketmiştir. Melanie'nin evinde Scarlett'in Ashley ile ilgilenmesi Rhett'in Scarlett'i terketmesine neden olur.

Bu trajik aşk dörtgeninin fonunda, kuzey-güney savaşı ve güneyin yeniden yapılandırılması, Atlanta'nın yanışı, yaralı güney eyaletleri federasyonu üyeleri ile dolu tarlalar da kullanılmıştır. Titizlikle hazırlanmış sahneler, gün batımı görüntüleri, dramatik ve romantik müzik, trajik savaşı somut hale getirmek için kullanılan güney halk şarkıları, nükteli diyaloglarla Rüzgâr Gibi Geçti, sinema tarihindeki büyük epik dramlardan biri olarak kabul edilir.

07.11.2007

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 3
Toplam yorum
: 1
Toplam mesaj
: 6
Ort. okunma sayısı
: 1864
Kayıt tarihi
: 12.12.07
 
 

1977 doğumluyum. İktisat mezunuyum.. Ve daha önce ara verdiğim keman eğitimime de şimdilerde tekrar ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster