Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

01 Mart '14

 
Kategori
Gündelik Yaşam
Okunma Sayısı
837
 

Sabah oluyor, Güneş doğuyor.

Sabah oluyor, Güneş doğuyor.
 

Dün İzmir'e geldim. İzmir'de oturan büyük kızımın iki çocuğunun birer hafta ara ile doğum günleri. Dün de gelir gelmez küçük torunumun doğum gününü kutladık.

Tabii bu kutlamalar biraz buruktu. Zira ülkemizin içinde bulunduğu karamsar günler, toplumda son günlerde karşılaştığımız haksızlıklarla birleşmiş, üstüne iki torunumun da uğradığı ufak kazalar sonucu uğradıkları ortopedik sorunlar eklenince buruk olmamak imkansızdı.

Sanıyorum ki bu karamsar ruh halim yazılarıma da yansıdı. Ben her zaman mutluluk yazıları yazar, karamsar yazılar yazmaktan nefret ederdim oysa. Üst üste gerçekleşen aksilikler beni de ümitsizliğe itmişti. Artık sabah olmayacağından, güneşin eskisi gibi, parlamayacağından korkuyordum.

Büyük torunum, takriben üç hafta once okul çıkışı kayıp düşmüş ve ayağını incitmişti. O günden bu yana ayağı alçıda olan ve tekerlekli sandalye ile okula giden çocuğun durumu içimi acıtıyordu. Üstüne küçük torunum geçen hafta evde düşüp kolunu incitti. Yapılan radyasgopik tetkikler sonucu önemli bir şey bulunamadı ama küçücük yavrunun elbiesini giyerken dahi dirseğini bükememesi benim gibi endişeli bir anneanneyi mahfetmeye yetti.

Diyorum ya ülkemdeki, toplumdaki ve çevremdeki karamsar, haksızlık dolu, karanlık günlerin üstüne iki yavrunun içler acısı bu durumu moralimi iyice bozdu.

Dünkü doğum günü kutlamalarında bile içim bu sabah gidilecek doktorun yapacağı tetkikin sonucu ile ürperiyordu. Dün gece herkes uyuduktan sonra kalktım ve internette çocuklarda dirsek kırıklarını okudum. 8 yaş altı çocuklarda en sık rastlanan kırıklardan biri olan dirsek kırığı ya ameliyatla veya 5 haftalık bir alçı uygulaması ile düzeltilebiliyormuş.Tabii bu bilgileri okuduktan sonra geceyi nasıl geçirdiğimi tahmin edersiniz.

Sabah karanlık bir İzmir hafta sonunda torunlarım anne babaları ile doktora gitti. Bana da evde merakla onları beklemek kaldı.

Evet dönüşlerinde verdikleri haberler çok sevindirici idi. Büyük torunumun ayağındaki alçı çıkartılmıştı. Küçük torunumun da dirseğinde korkulacak bir çatlak veya kırık yoktu. Sadece kıkırdak hafif zedelenmişti, dinlenme ve melhemle bir kaç günde geçecekti.

Bu haberleri alınca nasıl sevindim tahmin edemezsiniz. Aniden gece bitmiş ve güneş doğmaya başlamıştı.

Şimdi inanıyorum ki diğer üzüntülü, karanlık günlerin de sonuna gelinecek ve gece bitip Sabah olacak. Zira her gecenin bir sonu vardır. Ve gece olmadan Sabah olmaz.

 

Abdülkadir Güler bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Yavrumuza çok geçmiş olsun, Allah şifalar versin.Elbet karanlık gecelerin sonunda aydınlıklar olacak üzülmeyin.Sevgilerimle.NAHİDE ÇELEBİ

NAHİDE ÇELEBİ 
 02.03.2014 5:31
Cevap :
Çok teşekkür ederim.Sevgili Nahide Hanım. hep diyorum. İnsanı kendi hastalığından daha fazla üzen evladının ve torunlarının hastalığı.Allah hepsini kazadan, hastalıktan korusun. Sevgilerimle  02.03.2014 15:49
 

Her gecenin bir sabahı vardır ama ben de dahil hepimiz torun sevgisiyle onların sağlık konularını abartmakta birebiriz. Ne güzel, endişe edilecek bir şey kalmamış, şükür. Onlara geçmiş olsun diyerek sağlıklı ve mutlu nice nice seneler diliyorum sevgili anneannelerine de selam ve sevgiler gönderiyorum Antalya'dan...

Yurdagül Alkan 
 01.03.2014 19:00
Cevap :
Çok teşekkür ederim Sevgili Yurdagül Hanım. Gerçekten çocuklarımızın ve torunlarımızın rahatsızlığı bizi kendi rahatsızlığımızdan daha fazla üzüyor. Allah onların acılı günlerini göstermesin bizlere. Sevgi ve saygılarımla  02.03.2014 15:51
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 826
Toplam yorum
: 1069
Toplam mesaj
: 22
Ort. okunma sayısı
: 1052
Kayıt tarihi
: 26.04.11
 
 

Ben emekli bir iktisatçıyım. 21 yıldır bir sanatçı annesiyim. Küçük kızım klasik müziğe eğilim gö..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster