Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

17 Mart '07

 
Kategori
Sivil Toplum
Okunma Sayısı
780
 

Sahibinden az kullanılmış beyin...

Sahibinden az kullanılmış beyin...
 

Biliyormusunuz 13-19 Mart arası beyin haftası. Bu haftanın amacı size beyninizi nasıl kullanacağınızı anlatmak yada kullanmayı hatırlatmak. Hedef aklınızı "başınıza" getirmek.

Beyin ağırlık olarak vücudun %2 si olmasına rağmen geri kalan %98'i yönetiyor. Hatta başka insanları hatta hatta bir milleti yada dünyayı yönetiyor.

Savaşlar çıkarıyor, acılara yada sevinçlere sebep oluyor. İnsanın aklına günde yaklaşık 60.000 ila 80.000 arası düşünce geliyor ve geçip gidiyormuş. Dünya böyle bir hal aldığına göre geçip gitmeyen ve beynimizde yere eden düşünceler pekde işe yarar şeyler değil.

Acaba kulanmayı öğrenmeden tamamen kullanamayı bıraksak mı, nede olsa hayırlı işlere kullanmayı beceremiyoruz. Doğduğumuzdan beri kullanmaya alıştığımıza göre bırakması zor bi iş olsa gerek, nede olsa insanlar yararsız şeylere çabuk müptela oluyor.

Bu iş araba kullanmak gibi, ama ehliyeti sınavsız veriyorlar ve sorunda burdan başlıyor zaten. Kullanmayı öğrenmeden direksiyona geçiyoruz. en vahim kazalarda hız ve hatalı sollama sonucu oluyor. Örnek isterseniz Irak'a hızla girip Saddamı sollamaya kalkışan bir acemi şöförü gösterebilirim.

Belki de bu beyin denen alet kullanışlı da olabilir. "Zihin paraşüt gibidir, ancak açıldığında iş görür" demiş Dennis Waitley.

Demek ki önce açmak lazım, ama bu meretinde kullanma kılavuzu yok ki. Ya da araba motoru gibi kullandıkça açılıyor da olabilir, evet, evet belki de daha çok kullanmak lazım. Ama aklımıza her geleni de uygulamamak lazım yani bir düşünce filitresi lazım yararlı olanı yararsızdan ayıracak.

Yok satmaktan vazgeçtim, nasıl olsa az kullanılmış. İleride lazım olursa bu kadar temizini de bulmak zor olabilir. Zaten yerde kaplamıyor, ağırlıkta yapmıyor.

Ama kullanmayı da ufak ufak öğrenmek lazım, yoksa hiç kullanmadan zayii olup gidecek. Hani bazen birşeyi görür beğenir alırsınız ama o anda neyapacağınıza yada ne işe yarayacağına karar verememişsinizdir. Sonra eve gelir ve gerçekten na yapacağınıza karar veremez ve bir köşede fazlalık olarak unutur gidersiniz.

Beyin fazlalık olsa bu kadar önemli bir mevkide de konuçlandırılmazdı herhalde. Bir yolunu bulup kullanamayı öğrenmek lazım o zaman.

Bu beyin haftasının afişinde "Beynin kullanma kılavuzu" diye bir ibare vardı. Yine bir Mümin Sekman işgüzerlığı. Belkide burdan birşeyler çıkar ilgi göstermek lazım.

Olur ya kullanmayı öğrenirsek belki sepet gibi başımızın üstünde taşımaktansa bir yerlere varmayı öğrenebiliriz. (bütün bunları kendim için yazıyorum tabii)

Bir de bu Kigem meselesi var. Türkiyenin ilk Kişisel gelişim merkezi. Ortada çok karanlık bir işbirliği var, sanırım birileri insanları ileri ittirmeye çalışıyor.

Benim tavsiyem aşağıdaki internet sitelerine bir bakalım, belki işimize gelen birşeyler vardır. Yoksa o aklımıza gelen 60-80 bin düşünceden bazılarını kullanarak engellemeye çalıştırız.

www.muminsekman.com

www.Kigem.com

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Tek kelime ile 'Hayır.' Eğer kendini geliştirir ve değişime yine kendi karar verirse belki. Bu durumda bile ne zaman bir yol ayrımına gelirse, içerisinde ki (eski ve yeni öğrendikleri) güçler çatışacaktır. Niye ki; Âdemoğulları mutlu olmayı istememektedir. "Haklı oluyum da... İsterse deniz bile yanabilir" anlayışı ile düşünmektedir. Esasında insan basit bir varlıktır. Sizlerinde bildiği gibi aile, çevre ve öğreniminin toplamından ibarettir. Bu rehber, kendisine verilen yol haritasında ne yazıyorsa o yöne gitmektedir. Denir ya..."Söylüyorsun, söylüyorsun da, kime söylüyorsun? Özeti ile beynimiz saf ve masumdur, Ne verirseniz zavallıcık size zamanı geldiğinde verilenleri geri okumaktadır. Güzel ve anlamlı bir yazı. Ellerinize sağlık, Sağlıcakla kalınız.

Canmehmet 
 19.03.2007 15:44
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 5
Toplam yorum
: 6
Toplam mesaj
: 4
Ort. okunma sayısı
: 1030
Kayıt tarihi
: 26.10.06
 
 

Ben ülkesini seven ve geleceğinden endişe duyan birisiyim. Endişemin ana kaynağı ise insanlarımızın ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster