Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

29 Eylül '10

 
Kategori
Psikoloji
Okunma Sayısı
822
 

Sahte acıları izleyip ağlamak nasıl bir duygu? Ya da olmayana inanmak?

Televizyonda gördüğümüz acılı diziler, dramalar, belki kısmen halkın acısının bir yansıması ve buna inanan insanların dayanamayıp duygusallaşması, belki ağlaması... Öte yandan da bunu yapan insanların bu sayede binleri milyonları götürmeleri.

Peki duygu sömürüsü bu değil de nedir? İnsanların duygularıyla oynamak , sahte hüzünler yaratmak ya da sahte mutluluklar. O kişi ağlayarak vakit geçirirken öte yandan diğerinin para kazanması belki onun yılda kazandığını haftada kazanması.

İşadamlarının televizyonlara çıkıp sizin için evler yaptık deyip, bu evleri almanın imkansız olması. Gönül verdiğimiz takımların oyuncularının milyon dolarları götürmesi, canı istediğinde sahaya çıkması, istediğimiz bir giysiyi almayıp maç bileti almamız... Bu nasıl bir düzendir?

Kapitalizm birilerinin mutlu olurken diğerlerinin mutsuz olması, ya da mutlu olanların mutsuz olanları bir şekilde kandırıp, hayattan kopmamalarını sağlayarak, çıkarlarını artırmak mı?

İnsanların hayatlarıyla 9 ay, 12 ay, 15 ay diye kafadan rakamlar atıp oynamak, öte yandan lüks evlerde tatil yapıp, bir kaç kere fakir evlere giderek gövde gösterisi yapmak, camilerde dinine düşkün imajı yaratmak, öte yandan din ahlakıyla uyuşmayan hareketlerde bulunmak.

Sadece ülkemiz için demiyorum elbette. Tüm insanlık nereye gidiyor diyorum? Yalan söyleyen insanlara inanmamız yetmezmiş gibi bir de makinelerede inanıyoruz. Sosyal paylaşım siteleriyle sohbet ettiğimizi zannedip, karşılıklı çıkar ilişkilerinde bulunuyor ya da hava atmak amacıyla yirmi dört saatimizi oralara afişe ediyoruz. Ne kadar gülüyoruz o resimlerde? Oysa yatağa yattığımızda bizi uyutmayanlar ne?

İçimizde bizi boğan ne peki? Göğsümüzü daraltan ne? Rahatsızlığımızı giderebiliyor mu harcadığımız paralar? Tüm gün sarfettiğimiz emeği bir restoranta vermek bizi ne kadar mutlu ediyor? Ya da etmiş gibi yapmamızı sağlıyor? Çok sevdiğimiz bir keki yerken o kekin sahibinin umrunda bile olmadığınızı düşündünüz mü?

Özetle ;

Bazı insanlar başkalarını düşünmüş gibi yapıyor, bazıları sadece kendini düşünüyor, bazıları ise kendini bile düşünmüyor.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Senin kafan çok çalışıyo, dikkat et yanmasın. Harikaydı yüreğine sağlık. Sevgiler. Ha bu arada hoşgeldin.

Esma KAHRAMAN 
 04.10.2010 20:48
Cevap :
Teşekkürler : ))  05.10.2010 15:08
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 6
Toplam yorum
: 10
Toplam mesaj
: 6
Ort. okunma sayısı
: 598
Kayıt tarihi
: 21.01.09
 
 

20 yaşındayım, yazar olmak isterdim  ama idealim değil. Yazar olmak için insanların fedakar olm..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster