Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

08 Haziran '11

 
Kategori
Gündelik Yaşam
Okunma Sayısı
328
 

Şanıma inanma!

Şanıma inanma!
 

Nişantaşı da bozulmuş artık. 4-5 saat aynı yerde oturup farklı karelerden bakmak gerek. Bundan 2-3 sene önce bu kadar fütursuz, bu kadar aylak ve bu kadar sıradan gelmezdi gözüme. Işıklı caddeleri güven verirdi insana. Saat kaç olursa olsun sorunsuz dönebileceğin tek yerdi benim için. Artık değil. 

City’s in açılması eski Nişantaşı yerlilerini üzmüştü ve hatta hiç istemediklerini dile getirmişlerdi sokak röportajlarında. Haklılarmış. Sadece Valikonağı Caddesinde yürüyecek diye abartılı tiplerle dolu etraf. Yerliler yine sakin, yine kaliteli, yine elit. Kendini belli eder cinsten. Soğudum birden aslında. Yeğenim geldi aklıma. Bebekliğinden beri kendisine alınanları ambalajından çıkarmadan seyreder birkaç gün. Hep anlamaya çalışırım çocuk aklından neler geçerek böyle davrandığını. Haklıymış gerçekten. Herşey önemini yitirmeden, özelliğini koruduğunda güzel. Ve güzel olanı değiştirmeden, olanın dışına çıkarmadan izlemek asıl zevk. 

Sizde de var mıdır bilemem ama oturduğum, bulunduğum yerde komşu masa muhabbetlerine hep kulak kabartmışlığım vardır. Annesiyle babasının ortasında, ikisininde elini sıkıca kavramış bir kız çocuğu geldi oturduğum yere. Minicik parmaklarına ojeler sürdürmüş ve belli ki annesi ona yenilmiş zaferi o kazanmış. Bayağı bi mücadele etmiş olmalılar ki, babası “neden anneni dinlemedin? Bu ellerin hali ne?” derken küçük kız “sen beğen diye” deyiverdi. 

Babası “bunlara gerek yok ki ben seni ojesiz daha çok beğeniyorum. Bir daha sürme olur mu?” dediğinde hiç itiraz etmeden tamam dedi. Anne şaşkın! Verdiği en az bir saatlik savaş on dakikada çözüldü. İşte küçükken bile genlerimizde var kendini beğendirme duygusu. Ne kadar güçlü, ayakları yere basan, kendinden emin olsa da tavrımız, bir yanımız hep ilgi görmeye muhtaç. Gururumuz okşanmazsa, yeterli sevgiyi - beğeniyi görmezsek hayal kırıklığı yaşıyoruz hemen. İçten içe daha çok beğen beni, herkes den daha çok sev der bir yanımız. Tahammül edemez gitmeyi seçeriz. Kalandan çok yıpranır yine de belli etmeyiz. Yılmış olmamalıyız çünkü. Anlamsız gururumuz peşimizi bırakmaz. Susmayı beceremeyiz. Laf altında kalırsak olmaz. Şanımıza yakışmaz. 

Yine Sezen Aksu’nun dediği gibi… 

Görünüşüme bakıp da sen beni sakın ha 

Cin fikirli sanma 

Hani yağmasan da gürle benim durumum 

Çalımıma aldanma 

Okurum, yazarım, konuşurum 

Kelimelerin efendisiyim ama 

Aşka gelince enikonu safım 

Sen şanıma inanma !!! 

Güçlü çalımlarımızın arkasında o küçük kız çocuğu en kuşkucu bakışlarıyla hep durmakta. 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 670
Toplam yorum
: 3227
Toplam mesaj
: 35
Ort. okunma sayısı
: 1895
Kayıt tarihi
: 19.12.10
 
 

İstanbul doğumlu. Kuantum Yaşam Koçu. EFT, NLP, ETKİLİ İLETİŞİM, BEDEN DİLİ gibi bir çok konuda e..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster