Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

27 Ocak '15

 
Kategori
Anılar
Okunma Sayısı
245
 

Şans

Şans
 

Bir bu kaldı onu da boynuma asarım yakında...


 

Şans denen meret benden pek haz etmez niye bilmem.

Belki bahsetmişimdir akraba düğününde ikram edilen limonatadan çoluk çombalak beş yüz kişi içti gittim ben dizanteri oldum, doktorun savı, kuyu suyuyla yapıldığıydı.(20 küsur yıl önce tabi, demek kuyu varmış hala o vakitler)

Ayda yılda bir okuldan kaçarım, gece gündüz çalışan annemin o gün izin alıp okula geleceği tutar.

İşe girerim iş yeri tüm hakları kaldırır, hatta bir kaçı iflas bile verdi ben çalışırken.

Çok isterim olmaz.

Ya da olur akabinde burnumdan gelir.

En beğendiğim kıyafet olmaz ( Bol gelir hep lanet olası :P)

En markalı ayakkabının bir hafta sonra tabanı çıkar yolda çorapla kalır eve Notre Dame’ın kamburu gibi gelirim.

Yıllardan sonra otobüse binerim  (Arada biraz halka karışmak lazım ) ya isim benzerliğinden dolayı yanlış otobüstür Etiler yerine hiç bilmediğim İstanbul’un ücra memleketlerine giderim ya da arıza yapar yollarda kalırım.

En sevdiğim yemeğin içinden kıl çıkar ( en iğrendiğim şey, yaratık çıksa o kadar fenalaşmam)

Neyse örnekler uzar gider.

Misal dün akşam pazardan aldığım bir kilo kestaneden kızım hem pişiriyor hem de bir yandan yiyor, bir tane verdi bana kurtlu çıktı. Gittim çiğ olanından aldım kurtlu çıktı. Bir tane daha aldım yine öyle. Pes ettim bıraktım.

Kabak çekirdeği yiyeyim bari dedim. Bir avuç çekirdeğin içinden üç tane arka arkaya zehir gibi acı çıkmasının olasılığı nedir ya biri hesaplasın Allah rızası için.

Kızım gülüyor artık anne bırak yahu ben senin kadar şanssız insan görmedim diye.

Ne şans duaları kaldı ne objeleri, çantamda saçma sapan şeylerden anahtarlarımı bulamıyorum.

(Umre’den getirilmiş afiyetle götürdüğüm hurmaların çekirdeğini mi ararsınız, kırmızı kurdeleye sarılmış Hıdırellezde gül ağacı altında bir gece bekletilmiş madeni para mı? Eve anne tarafından getirilmiş kurşun döken teyzenin sudan çıkardığı korkunç görüntülü kurşun kalıplarından mı?)

Şans konusuna kafayı taktım bu yaz elime Dr.Richard Wiseman diye bir yazarın kitabı geçti. (Twitterdan buldum adresini bu yazıyı kızıma İngilizceye çevirtip 140 karakter 140 karakter bölüp yazmazsam ne olayım, adamın bir daha ki kitap konusu sırf ben olabilirim)

Şanslı ve şanssız insanlarla deneyler, söyleşiler yapmış, kitapta toparlamış.

Şansımızı nasıl arttırabilirizin yolları var, bunlardan biri çok şans oyunu oynamak, İnternet ya da televizyondan yarışmalara katılarak kazanma olasılığımızı arttırmak.

Tam bu bölümü okurken, televizyonda canlı para diye bir yarışma gözüme takılıyor, hiç adetim değil, kendime güvendiğimden ya da boş vaktimin olduğundan da değil, o güne kadar bir bölüm bile rastlamadığım yarışma niye şimdi gözüme ilişiyor diye işkilleniyorum, bu da mı gol değil? Hemen başvurdum.

İnternet forumlarından takip ettiğim kadarıyla aylarca ilk görüşmeye çağrılmamış insanlar varken haftasına arandım diye şansımın döneceğine inanmaya da başladım.

Derken ilk görüşme ve deneme çekimi için kız arkadaşımla(garibim de işi gücü bıraktı benim hatırıma geldi) gittik, neredeyse tam günümüz orada geçti, çekimler de keyifliydi, bir havalara girdim ki Allaaah bundan kelli kim tutar beni, buradan en az iki yüz - üç yüz götürsek, bir de aldığım piyango biletlerine çıksa vuhuuu!

Aradan epey bir zaman geçti ne arayan ne soran, biletlere zati her zaman ki gibi amorti bile çıkmadı.

İnternetten bir bakarım ki program komple yayından kaldırılmış.

Allah belamı vermesin ki sırf ben katıldım diyedir.

Buradan o programdan ekmek yiyen herkesten özür diliyorum, keşke o kitabın gazına gelip size bulaşmasaydım vicdan azabı çekiyorum.

Öyle arada buluşup kahve içelim falan diye düşünen, blog toplantılarına davet eden varsa tekrar düşünsün derim ben :) Beni uzaktan sevmek sevmelerin en güzeli :)

Bu arada fuarda görüştüğüm yazar dostlarımın satışları nasıl gidiyor acaba :)

 

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Şans mans derken ufaktan ufaktan mesaj verilmiş:) Anlaşılmıştır tatlım. Her halükarda, her zaman ve her şartta sevildiğini bil. Dilerim ki şansın döner... Şans konusuna gelince; ben çok şanslı olduğumu düşünüyorum. Gece vakti hiç hastanenin önünden geçtin mi? O ışık yanan her bir odada ne yazık ki dertlerine derman arayan insanlar var!Mesela yağmur yağdığında, yağmur tanelerinin her birinin biriken sulara tek tek dökülüşünü görmek var. Görüyoruz ki görüyoruz! Göremeyenler de çok.İşte böyle konu uzar gider. Şanlıyız, şanslısın...Her daim şansın çok, sevenlerinle mutlu günlerin olsun. Sevgilerimle, öpüyorum...

Ay Şen 
 29.01.2015 21:24
 

Gülümseyerek okudum. Bilin ki yalnız değilsiniz. "Ağustos'ta suya girsem, balta kesmez buz olur" misali, şanstan umudumu kesip bileğime güvenmeyi öğreneli uzun yıllar oldu. Pişman da olmadım. İnanın böylesi daha tatlı oluyor. Beleş hiç bir şey yok. Her şey sonuna kadar hak edilmiş. Selam ve sevgilerimle.

Zühal Voigt  
 27.01.2015 14:18
Cevap :
Çok haklısınız, aman beleş işi biraz latife, kabak çekirdekleri acı çıkmasın yeter bize :) Sevgiyle selamladım ;)  27.01.2015 14:51
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 154
Toplam yorum
: 2492
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 1098
Kayıt tarihi
: 24.08.07
 
 

Rakamlardan vakit buldukça harflere bulanan, okuyan, yazan bir mali müşavirim. Anneyim. Hayatı ya..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster