Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

29 Temmuz '15

 
Kategori
Deneme
Okunma Sayısı
70
 

Sarayımızın bahçesi

Okuyorum , okuyorum , okuyorum ama aklımda hiçbir şey kalmıyor. Bazen okuduğum romanların kahramanlarını bile hatırlayamıyorum. Çok etkileyici ve sürükleyici olursa aklımda kalıyor ama sadece hikayesi. Hele araştırma ya da düşünce kitaplarından geriye kocaman bir boşluk kalıyor, der çoğu  kitap sever. Haksız değiller ama kitabın kahramanın adının ya da hikayesinin hafızamızda kalıp kalmamasının hiçbir önemi yok. Hayatımıza giren her kitap sarayımız için gerekli tuğlayı yerine koyup sessizce gitmiştir ve adını dahi unutsak görevini tamamlamanın iç rahatlığını yaşıyordur emin olun.

Kitapları tuğlaya benzetiyorum evet. Okudukça malzememiz artacak ve beynimizde bize ait bir saray inşaa edeceğiz. Sarayımızı oluştururken önceki ustaların saraylarını gezip fikir edineceğiz. Acele etmeden, telaşa kapılmadan yavaş yavaş beynimize kendine ait sarayını yapmasına yardım edeceğiz. Sarayın malzemesi kişiye kalmıştır ister çok değişik malzemelerden inşaa eder, ister tek malzemeden. Ben değişik malzeme kullanmayı severim. İsterim ki bir duvarı tarih olsun, bir duvarı felsefe, bir duvarı mitoloji, bir duvarı fantastik …

Sarayımı inşaa ettikten sonra önceki ustaların topladığı ya da ürettiği düşünce tohumlarını alır kendi bahçemin bahçıvanlığına soyunurum. Önemli olan bahçemdir benim için . Her tür ve her renk  çiçek  olsun isterim bahçemde. Tohumu kimin ürettiği hiç önemli değildir çünkü kendi çiçeklerimin tohumlarını üretmem için onlara ihtiyacım var. Önceki bahçıvan Cemil Meriç de olur, Nazım Hikmet de ; Turan Dursun da olur Said-i Nursi de ; Necip Fazıl da olur Tevfik Fikret de. Hepsinin ürettiği tohum benim için değerlidir. Bahçemde  bir tek  bitkinin oluşmasından korkarım onu da çiftçiler ya da toprağa ilgi duyanlar iyi bilir. Bu ot tüm bahçeyi çok kısa  sürede sarar ve başka bitkinin yaşamasına izin vermez. Kökleri hemen yayılır. Bir bakarsınız bahçeniz istila edilmiş. Onu temizlemezseniz kendi çiçekleriniz besinlerini ona kaptırır ve ölür. Kocaman bahçeniz tek renk, tek tip bir bitki olan bu ottan dolar ve bu otu sadece inekler sever. Başka çiçekler düşmanıdır onun , bahçeye kendi hükmetmek ister . Değişikliğe kapalı, değişikliğin katilidir o. Bahçemde istemem ayrık otu.

İstilacı ayrık otundan kurtardık mı bahçemizi gök kuşağını kıskandırır hale getirmek bize kalır artık. Her türden, her renkten çiçekler içinde dolaşırken yaşamın güzelliğinin tadına varırsınız. Sonra tohumunu başkalarından aldığınız çiçekleriniz tohum bırakır ve kendi çiçeğinizi üretmiş olursunuz. Artık başkasının tohumuna ihtiyacınız kalmaz ama onları da minnetle anarsınız. Kendi sarayınızı inşaa etmeniz ve bahçesinde gururla dolaşmanız için okumaktan vazgeçmemeniz dileğiyle size bahçemden bir demet sundum.

Farklı düşüncelerin bizi besleyeceğini ve kendi düşüncemizi üretmemiz için onlara ihtiyaç duyduğumuzu bilerek ,düşünen insanların eserlerine ön yargılı yaklaşmamamız gerektiğini  prensip haline getiren kendi bahçelerinin  bahçıvanlığına soyunan kitap kurtlarına sevgiler.

 

     (  Ayfer DOĞRU )

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 8
Toplam yorum
: 2
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 117
Kayıt tarihi
: 13.02.15
 
 

Mustafa Kemal Üniversitesi Eğitim Fakültesi, Türkçe Öğretmenliği mezunu ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster