Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

10 Aralık '08

 
Kategori
Hızlı Tüketim
Okunma Sayısı
4376
 

Sarı Yapraklı Defterler

Sarı Yapraklı Defterler
 

gelişmiş ülkelerde gazeteler bu kadar çok sayfalı mı?


Bizim öğrencilik yıllarımızda Matematik derslerinde kullandığımız saman kağıdı denilen sarı yapraklı defterlerimiz vardı.Alıştırmalarımızı orada yapar,sonra onları "temiz defter"lere geçirirdik.Onlarda istediğimiz gibi müsvedde çalışır,siler,karalar yeniden yazardık.Böylelikle muhakememizi geliştirir,elimizle birlikte beynimizi de çalıştırırdık.O zamanlar kağıt denilen nimet bu günkü gibi bol keseden kullanılmazdı.Günümüzde birkaç kelime yazılıp çöpe atılan kağıtlar kimbilir kaç ağaca bedel...

Sarı yapraklı defterler...Soluk anılarımız arasında onların da anlamlı bir yeri olduğunu düşünüyorum.İşimize yarayan ama bizim çok da önemsemediğimiz ,işimiz bittikten sonra bir kenara atıverdiğimiz nesneleri çağrıştırıyor .Bunlar insan da oluyor bazen ne yazık ki ...Oysa onlardan yararlanıyoruz hoyratca, değerlerinin farkına varmadan...

Her şeyde olduğu gibi kağıt israfı da ,ülke ekonomisini olumsuz etkileyen sorumsuzluklardan.Gazeteler örneğin.Adeta dergi gibiler,hele hafta sonları.Devlet desteği olmasa bu kadar kağıt masrafını nasıl karşılar anlı şanlı gazete patronları.

Kağıdın tekrar kullanabilme özelliği dolayısı ile çöpten kağıt toplama işi yaygnlaştı.İyi ki de yaygınlaştı.Çöpten kağıt toplayan insanlarımızın ülke ekonomisine yaptığı katkı bence hiç küçümsenemez.

Sadece kağıt değil cam da aynı şekilde toplanıp tekrar değerlendiriliyor.Böylelikle,ekonomiye azımsanmayacak katkılar sağlanıyor.

Faturanın da,internetten ödenmesi kağıt israfını önlemede az da olsa etkili bir yöntem.,
Bizim kuşaktan önceki kuşak, zorlu savaş yıllarının yarattığı yokluk zamanının sonlarında geçirmişler çocukluklarını.Bizler, onlardan yansıyan hayat görüşleri ile yolumuzu çizdik.

Sarı yapraklı saman defterlerimiz, kumbara alışkanlığımız; yediğimizi, giydiğimizi, kullandığımızı "idareli" kullanma koşullanmalarımız bizim kuşağın, bir önceki kuşaktan devraldığı miraslardan. Ama biz, bizden sonrakilere bunları devretmeyi başaramadık. Marka çılgınlığı, tüketimde sınır tanımamazlık, günümüz insanının en belirgin özelliği konumunda.

Dünyayı etkileyen ekonomik krizin bizi de etkilememesi olanaksız.Umarım "her şerde bir hayır vardır" sözü ülkemiz için doğru bir yaklaşım olur.

Yokluklar görerek, varlıkların değerini bilmeyi öğrenir, dünyamızın nimetlerini hoyratça harcamaktan vazgeçeriz.

Selamlarımla...

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Günümüz ekonomisinin "tüketim" üzerine odaklandığı bir gerçek. Aşırı olmamak ve üretimi de unutmamak kaydıyla bunun çok da yanlış olduğunu söyleyemeyiz. Eğer "sarı defterler" zamanındaki ekkonomik anlayışı bugün uygulamaya kalkarsak pek çok kişi işsiz kalır. Bugünkü nüfus sarı defter döneminin üç misli. Ayrıca bugünün çocukları farklı bir ortamda farklı şartlarda yaşıyorlar. Bu durumda onlara sarı defter mantığını anlatabilmek gerçekten çok zor. Yapılan yanlışlıklara rağmen ben bir "yokluk" duasından yana değilim ve böyle zor şartlar yaşayarak birdenbire herkesin akıllanacağını da sanmıyorum.bunun getireceği farklıı problemler olacaktır. Tam tersine daha çok çalışıp krizi etkilenmeden atlatmaya çalışalım ve hayatımızı daha yaşanılır, daha çok zevk alınır hale getirelim diye düşünüyorum. Selam ve saygılarımla...

Ahmet YILMAZ 
 13.12.2008 20:14
Cevap :
Çok haklısınız, Ben sadece ; değerbilir olmaya özendirme ,şükredebilme gibi bir gönül enginliğine sahip olmanın ,önemini sezdirmeye çalışmıştım.Doğal olarak ,gelişmekte olan ve hızlı nüfus artışı görülen ülkelerde tüketimin yoğunluğu kaçınılmaz.Ama kazancından fazla harcama yapan insanların birer mutsuzluk kaynağı oldukları da bir gerçek. Sağlık nedenleri ile yorumunuza geç cevap verdiğim için özür dilerim .Sevgi ve selamlar...  16.12.2008 11:31
 

sayın eşmeli, burnumun direğini sızlattınız... o sarı, samanlı kağıttan yapılan defterleri, bir de, tepesi metal külahlı kalemler ile ortası delik silgileri hala hatırlarım. kalemimiz bitecek ya da kaybolacak diye nasıl da korkardık. hatırlar mısınız, iple bağlayıp boynumuza asardık... yenisini almak o kadar zordu ki! şimdi; tek satır yazılıp buruşturulan sonra da çöpe atılan kağıtları gördükçe sanki canımdan bir parça koparılmış gibi içim cız eder ve o sarı renkli samanlı kağıtları hatırlarım. mutlu bayramlar diliyor, saygılar, selamlar yolluyorum.

hazandagüzeldir 
 10.12.2008 11:10
Cevap :
Selam, Sizin satırlarınız da beni duygulandırdı.Eskinin anlamlı güzellikleri ,nasıl bir özlem duygusu oluşturuyor insanda değil mi...Her şeyin bol olması ,hiç olmaması kadar olumsuzluk ve mutsuzluk kaynağı .En güzeli; her şeye, herkese , her ana değer verebilecek bir ruha sahip olmak .Sevgi ve selamlar...  10.12.2008 14:35
 

beni eskilere goturdunuz yazilarinizla ..Gelin burada gorun kagit israfini. Ama en azindan yerel yonetim gazete ve diger kagit ve kutu artiklarini topluyor belli gunlerde yeniden kullanilir hale getirilsin diye. Saygilarimla

Nursen 
 10.12.2008 7:59
Cevap :
Eskinin esintileri, bazen günümüzle eskiyi karşılaştırmamıza neden oluyor.Bir çok yenilikler ,kolaylıklar olmasına karşı,günümüz insanı üretmeden çalışmadan bu kolaylıklara sahip olma derdinde olduğundan azla mutlu olabilmeyi başaramıyor.Kağıt israfı da bir "kullan at" alışkanlığının sonucu.Yerel yönetimler bu konuda,gerçekten iyiler.Sevgiler...  10.12.2008 18:27
 

Duyarlılığınız için teşekkürler.

Buğra TOKMAKOĞLU 
 10.12.2008 3:30
Cevap :
Ben de sizin duyarlılığınız için teşekkür ediyorum.Selamlar...  10.12.2008 18:29
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 307
Toplam yorum
: 767
Toplam mesaj
: 88
Ort. okunma sayısı
: 1370
Kayıt tarihi
: 08.08.07
 
 

Emekli Türkçe öğretmeniyim.Şimdi Marmara Üniversitesi bünyesinde bulunan, Atatürk Eğitim Enstitüsü ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster