Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

30 Ocak '12

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
258
 

Sarıkamış şehitlerini unutmamalıyız

Sarıkamış şehitlerini unutmamalıyız
 

Aşağıdaki linklerde "Sarıkamış Şehitleri" için çekilmiş videolar var.

İnsan izleyince adeta şok oluyor.
 
Rus askerleri tarafından çekilmiş Sarıkamış görüntüleri
 
Sarıkamış video
 
Daha düne kadar "Sarıkamış Şehitlerini" tarih ders kitaplarından okuyorduk ama
ne büyük bir olay olduğunu anlayamıyorduk. İnsan izleyince adeta beynine kazınıyor.
 
Belki ülkemizde Uğur Mumcu, Ahmet Taner Kışlalı, Necip Hablemitoğlu, Muammer Aksoy,
Abdi İpekçi, Turan Dursun, Hant Dink ve daha nice aydınların terör eylemlerinde öldürülmelerini, onların acılarını anlayabiliyoruz ama 90 bin kişinin 1914'de Sarıkamış'ta Allah-u Ekber dağlarında donarak ölmelerini pek anlayamıyoruz. Şimdi şimdi görüntüler ortaya çıkınca bu olayın ne kadar büyük bir felaket olduğunu idrak ediyoruz.
 
Prof. Dr. Bingür Sönmez adında yürekli, vicdanlı bir kalp cerrahı çıktı da Sarıkamış olayını daha iyi idrak etmeye başladık. Gerçekten Bingür Beyi kutlamak, hatta Sarıkamış'a ileride heykelini bile dikmek gerekir.
 
Ama bence çok daha önemli başka şeyler de yapmak gerekir.
 
1914'den 2014'e tam 100 yıl geçmiş olacak. Yani Sarıkamış olayının 100. yılında devlet ve millet bu olayın anılması için çok büyük etkinlikler hazırlamalı. Bence  büyük şehirlerimizde Sarıkamış Heykellerinin olduğu büyük parklar yapılmalı. Sarıkamış olayı gelecek nesillere taşınmalı.
 
Savaş deyince, uzun bir sürede büyük kitlesel savaşlar olmayınca artık savaştan insanlarımız pek bir şey anlamıyorlar. Oysa 1839 yılındaki Tanzimat Fermanın'dan sonra 93 Harbi (1877-1878 Osmanlı-Rus Savaşı), Dömeke savaşı (1897 Osmanlı Yunan savaşı), Trablusgarp Savaşı (1911-1912), Balkan Savaşları (1912-1913),I. Dünya Savaşı (1914-1918),Çanakkale Savaşları (1915-1916) yaşadı bu millet.

I. Dünya Savaşında örneğin aşağıdaki cephelerde savaştı.

Kafkasya Cephesi'nde (1914-1918), Rusya'ya karşı, Sina ve Filistin Cephesi'nde (1914-1918), İngiltere'ye karşı, Irak Cephesi'nde (1914-1918), İngiltere'ye karşı, Hicaz-Yemen Cephesi'nde, İngiltere ve Araplara karşı, Çanakkale Cephesi'nde (1915), İngiltere, Fransa ve Commonwealth (İngiliz Milletler Topluluğu) güçlerine karşı, İran Cephesi'nde (1914-1918), Rusya ve İngiltere'ye karşı,  Galiçya Cephesi'nde (1916-1917), bir Osmanlı kolordusu 1916-17'de Berezhany kasabası çevresinde Rusya'ya karşı Avusturya-Macaristan safında, Makedonya Cephesi'nde (1916-1918), 10. ve 20. Osmanlı Kolordusu Alman ve Bulgar birliklerinin yanında İngilizlere, Fransızlara ve Sırplara karşı savaşmıştır.

Adamlar zaten savaşı Osmanlı İmparatorluğu, Avusturya-Macaristan İmparatorluğu, Bulgaristan Krallığı gibi hanedanlara karşı yaptılar. Ulus devletlerin (İngiltere, Fransa, Italya, Rusya) sömürü amacıyla imparatorlukların geniş topraklarını sömürmek için çıkardılar. Sonra Rusya bunlardan ayrıldı ve Çanakkale sayesinde Rusya'da Ekim Devrimi gerçekleşti.  Osmanlı'nın içinde bulunan azınlıklar da azdılar. Savaş etnik köken temelli olunca Osmanlı'nın bir zamanlar tebası olanlar onu arkadan  vurmaya başladılar. Ermeniler, Rumlar, Araplar vbg.. Türklerin ne kadar çetin ceviz olduklarını biliyorlardı ama bilmemezlikten geliyordu, çünkü hasta adamı yatakta yakalamışlardı. Oysa çok iyi biliyorlardı ki dünyanın ilk medeni halkı Türkler'di. Yunanlılar değil. Onlardan çok daha önce yaşamış, dünyaya medeniyet getirmişlerdi. Yunan'dan çok çok daha önce olan büyük Sümerler bile bunun hakkını veriyorlardı.

Savaştan bıkmış çok acı çekmiş bu millet o nedenle Atatürk’ün “Yurtta Sulh, Cihanda Sulh” ilkesine dört elle sarıldı. Atasının önemini, yurdun önemini, medeniyetin önemini çok iyi anladı.

Bu haftada ne tesadüf ki Osmanlı Haftası olarak kutlanıyor. Osmanlı’nın 713. Kuruluş yıldönümleri kutlanıyor. Tamam Osmanlı’ya sahip çıkalım ama ayağımız da artık yere bassın. Köprünün altından çok sular aktı. Osmanlı diye bir şey kalmadı ama onun medeniyetini, adaletini, şerefini, onurunu, asilliğini, mertliğini de gelecek nesillere anlatmak da anmakta da büyük faydalar var. Unutmayalım Osmanlı'ya karşı da vefa borcumuz var.

Bu vesileyle tüm şehitlerimizi bir kez daha minnetle anıyorum.

Çanakkale'den, Sarıkamış'a, Güneydoğu'ya ve daha nice yerlerdeki şehitlerimizi asla unutmamalı ve unutturmamalıyız.
 
Tabii 2023 yılına da aynı şekilde hazırlanmalıyız. 2023 yılında da Türkiye Cumhuriyet'inin 100. yılı kutlanacak. Bu kutlamalar adeta dünya'da ses getirmelidir. Türk milletinin hiç bir şekilde esir alınamayacağını dosta düşmana duyurmalıyız.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 642
Toplam yorum
: 162
Toplam mesaj
: 9
Ort. okunma sayısı
: 2311
Kayıt tarihi
: 13.09.11
 
 

1995 ODTU Fizik Lisans, 1998 ODTU Fizik Yüksek Lisans (Biyofizik)  mezunuyum. Özel sektörde kalit..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster