Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

09 Ağustos '12

 
Kategori
Kentleşme
Okunma Sayısı
248
 

Sarıyer'in kronikleşmiş sorunu nasıl kullanılıyor..?

Sarıyer'in kronikleşmiş sorunu nasıl kullanılıyor..?
 

Anadolu havasını yitirmemiş bir kent


Sarıyer’de bir şey dikkatimi çekiyor.. İnsanların yaşadığı evleri, başlarını soktukları çatı altları, gecekondular siyasi malzeme yapılıp, oyları alınmaya çalışılıyor.. Gariban halk da insan haklarının başında gelen barınma hakkını kaybetmemek için kim ne derse onun peşinden gidiyor, kim ne derse ona inanıyor, güveniyor.

Siyaset yapanlar da bu olayı evire çevire kullanıp, hep bu olay üzerinden birbirine saldırıyor, birbirini karalayıp, kötülüyor.

Toplum için tek amaç, hedef ise evlerinin tapusunu alıp, Sarıyer’den bir başka yere gönderilmeden, kök saldığı bu toraklarda yaşamaya devam etmek.

Ama, siyasetçinin biri çıkıyor “tapunuzu ben vereceğim” diyor, diğeri çıkıyor, “mülkiyet sorununuzu ben çözeceğim” diyor.. Sonra olay bir yerde düğümlenince yine siyasetçinin biri çıkıyor “ben yapmadım o engelledi” diyor, öteki çıkıyor, “o olmasaydı bu sorun çoktan çözülmüştü” diyor.

Halk kime inanacağını, kimin peşinden gideceğini şaşırmış durumda. Ortada somut olarak yapılan fazla bir şey de yok.. Sadece zaman su gibi akıp gidiyor.. Ve bir zaman sonra yine kapılar çalınacak, yine nutuklar atılacak, yine “oyunuzu bize verin bu sorun kökten çözülsün” denilecek.. İnsanlar yine inanacak, çünkü inanmak istiyor, inanmak artık suyu ekmeği olmuş insanların, bu ümitle yaşıyorlar..

Peki bu gariban halka zulmetmek niye, herkes bu sorunu çözmeye muktedirse, gücü elinde tutan bunu yapabiliyorsa, toplum için çalışan, insanlığın hayrını düşünen, çekilen çilelere, acılara son verebilecekse neden yapmıyor?

Aslında benim gibi herkes biliyor bu sorunun cevabını, çünkü bu sorun Sarıyer’de siyaset yapanların en önemli kozu.. Oy sandıklarının dolması bu sorunun varlığına, devam etmesine bağlı.. Çünkü bu sorun çözüldüğünde insanların oylarını almak için onlara başka şeyler vaat etmek, başka hizmetler üretmek gerekecek.. Elde bu kadar büyük koz varken ne gerek var başka şeylerle uğraşmaya, değil mi…

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 121
Toplam yorum
: 246
Toplam mesaj
: 75
Ort. okunma sayısı
: 1378
Kayıt tarihi
: 23.08.07
 
 

Ege Üniversitesi İletişim Fakültesi Gazetecilik ve Halkla İlişkiler Bölümü mezunuyum. 28 yıllık g..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster