Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

05 Şubat '09

 
Kategori
Siyaset
Okunma Sayısı
745
 

Satılık demokrasi

Satılık demokrasi
 

İnsan deyip insana saygı duymayanlar. Hak deyip Hakk’ı tanımayanlar. Adalet deyip hukuku bilmeyenler. Din deyip dini bilip yaşamayanlar. Millet deyip, millet ile birlikte yaşayıp kahır çekmeyenler, Atatürk deyip, Atatürk'ü anlayıp O'nun gibi ülkeyi yönetip yaşamayanlar. Bayrak deyip, bayrağı baştacı yapıp, sevip saymayanlar. Vatan deyip, vatana sahip çıkmayanlar. Şehit deyip, şehitlere öldükleri günün dışında bir daha sahip çıkmayanlar. Eşini çocuğunu korumayanlar. Cumhuriyet, demokrasi deyip; cumhuriyete ve demokrasiye sahip çıkıp, demokratça yaşamayan herkesin seçimlere katılıp seçilmesinde hiç bir engel, hiç bir kısıtlama yoktur. İsteyen herkes ülkede yapılacak olan her seçime katılabilir.

Kısacası bu halkın, bu milletin büyük sıkıntılarla oluşturup yaşattıkları tüm ortak değerlerini aşındırıp yok etmekten başka, yapacak işi, gücü olmayan herkes yapılacak olan seçimlere katılarak bu ülkeyi yönetmeye talip olabilir. Kazananlar, aynı zamanda tüyü yetmemiş vatandaşın devlete ait parasını da babasının malı gibi, rahatca harcayabilir. Bu konuda da tam yetkilidirler. Çünkü bu bu millet onlara sezgileriyle güvenir. Hiç kimsenin geçmişine yeterliliğine bakılmaz. Gelecekten kuşkulanılıp soru sorulmaz. Sorgulama yapılmaz.

Onun için herkes biliyor ki, bu ülkede yapılan her şey yapanın yanına kar kalıyor. Yapan yaptıkları ile övünürken her şey tarihin kirli sayfalarına aktarılıyor. Seçilenlerde krallar gibi saltanat sürüyorlar. Tabiki soy soplarıda.

Hiç kimseye ne yaptıkları soruluyor, ne de yaptıkları ile sorgulanıyorlar. Dolayısyla korkusuzca dileyen dilediğini yapıp gidiyor.

Gitmelerine de şükrediyoruz. Ya bir de ölene kadar gitmeyenleri var. Onlara ne demeli. Allah uzun ömürler versin. İyi ki, varlar. İyiki de çok yaşıyıp başımızda duruyorlar. Allah korusun. Ya bir de başımızda olmasalar. İşte o zaman vay başımıza geleceklere derim. Çünkü onlar bu ülkenin en yetenekli, en becerekli insanları. Onlar olmasalar, bizi kim bu kadar güzel yönetip idare edecek. Onların yokluğunu bir düşünsenize. Kim geçecek başa. Kim yöneteck bizi. Kim dik durmamızı sağlayacak. Kim itibar kazandırıp onurlandıracak bizi.

Çok şükür dedemden beri bizleri öyle güzel yönetiyorlar ki, onurundan, gururundan bir elimiz yağda, bir elimiz balda. Hak, hukuk rastgele. Onlar kral, bizler tebaa. Çok şükür iyi - kötü geçinip gidiyoruz. Şimdilik açlıktan ölenimizde yok.

Onun için onlar kendi elleriyle oluşturdukları bu kurulu sistem içinde her şeyi alıp satarlar. Bu ister halk olsun. İsterse halkın yönetim şeklini belirleyen demokrasi olsun. İsterse de devletin malı mülkü olsun. Hiç önemli değil. Yeter ki, onlar kazansın. Ülke kaybetsin, demokrasi kaybetsin, vatandaş kaybetsin onlar için hiç bir şey fark etmez. Ha..a affedersiniz, onların tebaaları olan halkda var olup, yok olmuş. Onlar için buda çok önemli değil. Nasıl olsa seçimden seçime hatırlanıyorlar. O onlara yeter. Gerisi çok önemli değil. Onun için herşeyin hepsi onların ve onlara yakın olanların. Onun için onlar her şeyi alıp satabilirler.

Yeter ki vazgeçilmez krallarımızın kazancı azalmasın. Kazanmaları için herşin yapıldığı seçimlerde DEMOKRASİMİZ de satılıktır. Tüm vatan sathında halkımıza duyurulur. Alıp satmak isteyen her kes meydanlara koşsun. Hazineden herkese verilecek bir şeyler vardır. Yalnız alım satım şartlarını demokrasiyi alanlar değil, satanlar belirler.

Alıcılar arasında önce menfaatciler, sonra dönekler, sonra eğitimsiz fakir halk, daha sonra da ister istemez almak zorunda olan diğer aklı başında olupda bu işlere hiç bulaşmak istemeyen, fakat matematiksel sayı çokluğuna yenik düşmüş olan tüm temiz halkımız başta gelir. Hepsine ilanen duyurulur.

Hatta gerekirse tüm dünyaya da ihalemiz açıktır. Onlara da duyurulur. İhtiyacı olanlar varsa, onlarda kaçırmayıp gelsinlar. Çünkü çok kelepir. Alan kazanır. Satan kaybeder. Elinizi çabuk tutun. İlerde geç kalıp pişman olmayasınız.

Bir de ilerde uyanacak olan milletler ile bizim gibi uyuyup kalan diğer tüm milletlerede ilerde çok lazım olabilir. onun için onlarda bu fırsatı kaçırmasınlar, lütfen, gelip alsınlar.

SATILIK DEMOKRASİ'in alım satım şartlarının yerine getirilmesi çok kolay. İhtiyacı olan herkes peynir ekmek gibi alıp satabilir. Çünkü "Bitli baklanın kör alıscısı her zaman bulunur." satılmaz diye sakın korkmayın. Bakın şimdiden bir çok alıcısı var.

İhale şartlarını alıcının tokluğu belirler. Ona göre yapılır. Başlangıç iki kilo bulgur, bir kilo pirinç, bir kilo mercimek, iki kilo fasulye, bir kilo nohut, iki paket yağ, bir kutu salça, yarım kilo tuz vs. ihtiyacı olan her kese satılır. Herkes de alabilir. Sonra iki küfe odun, beş torba kömür vs. ile devam eder. Teklifler arz ve talebe göre değişir. Kazanılacak yerin önemine göre kanepe, cep telefonu, bilgisayar, çamaşır, bulaşık makinası, televizyon vs ile alım satıma yönelik takas işleri devam eder. Daha sonra toplu guruplar halinde gelen diğer hatırlıların eşi, çocuğu, hısımı akrabası iş güçü olmayanlar, iş güç sahibi olsunlar diye işçi, memur olarak işe alınırlar.

Kısacası ülkemizde SATILIK OLAN DEMOKRASİNİN DEĞERİ "BİR OY "dur. Yani DEMOKRASİ = BİR OY . Bir oy veren herkes demokrasiyi alıp satabilir.

Laçkalaştırılmış demokratik sistem içinde alıp satanlar içinde hiç bir engel, hiç bir mahsur yoktur.

Çünkü satan razı, alan razı. Seni, beni ne ilgilendirir. Şu ekonomik kriz içinde bunalan halk için seçilecek olan varsın satsın. Seçecek olanlarda varsın alsınlar. Hiç olmazsa gelecek neslimiz tarihimizde alınıp satılan bir demokrasi görürler. Öyle değil mi?

Böyle bir demokrasinin kime ne zararı var. Varsın olsun. Hiç olmazsa, Avrupa da, Amerika’da, Asya’da, Afrika’da herkese, Orta Doğuda da Araplara bol bol övünürüz. SATILIK EN GELİŞMİŞ, EN BÜYÜK DEMOKRASİ bizde gelin alın deriz. Çünkü satacak başka bir şeyimizde pek kalmadı.

Yaşasın seçim ve seçilen. Ölsün demokrasi. Sürünsün seçtikten sonra seçen.

Sevgi ve saygılarımla.

Cahit KARAÇ

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Dinleyin oy verenleri nasıl borazanlığını yapıyorlar sadaka alıp ülkemiz her konuda iyiye gidiyor diyorlar. İnsan ayrımı yapmadım şimdiye kadar ama inanın bu kişilerle aynı havası solmak istemiyorum. saygılar.

Fatma Güneş ERGEN 
 06.02.2009 7:44
Cevap :
Sayın F.Güneş Ergen, insan olan insanlığının farkında olsa, dilenirken dilenciliğinden utanır. Utanmayan onursuzdur. Onursuz insanında ne yaptığı çok önemli değildir. Dostum, "Fakirin inançı da, imanı da zayıf olur. Onun için inançlı ve imanlı bir insan çalışkan olmak zorundadır. Kazanır yada kazanmaz o çokta önemli değil. Çalışanın emeğini Allah hiç bir zaman zayi etmez. Demokrasi, farkındalık duygusunu geliştirmiş olan duyarlı insanların çağdaş hukuka dayalı hep birlikte oluşturup yaşayacakları felsefi birlikteliğe dayalı rejimin adıdır. Onun için yaşamın her anında duyarlılık ister. Sevgi ve saygılarımla. Cahit KARAÇ  06.02.2009 14:32
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 322
Toplam yorum
: 102
Toplam mesaj
: 32
Ort. okunma sayısı
: 969
Kayıt tarihi
: 08.03.08
 
 

1953 Elbistan doğumluyum. Lise mezunuyum. Kamuda çalışıyorum. Evliyim ve iki çocuk babasıyım. Ken..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster