Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

13 Ekim '11

 
Kategori
Gezi - Tatil
Okunma Sayısı
1843
 

Sedir Adası

Sedir Adası
 

Sedir Adası'ndan bir görüntü


Akyaka’dan tekne turuna çıktık. Gökova körfezinde çok güzel koylar var. Aynı turu 2004 yılında da yapmıştık. Çok güzel koylar var dedim ya; kendinizi cennette sandıracak güzellikler içinde yüzersiniz. Bu cennet ülkemizin değerini bilelim diye yeniden düşünmeye başlarsınız. Bir koydan diğerine geçerken, her koyda yolcular denizin mavisiyle, yeşiliyle turkuaz hatta lacivert rengiyle hasret gideriyorlar, kucaklaşıyorlar.


Sıra Sedir Adası’na geldiğinde girişlerin 10 TL olduğu, müze kartı ve 65 yaş üzeri olanlardan ücret alınmadığı açıklandı teknede.


Bu durumda insanlardan bir kısmı iskelede oyalanmakla yetindi. Bir kısmı ücretini ödeyerek adaya girdiler. Kimileri hemen sahile indiler, girdiler suya. Cleopatra Koyu’nda denize girmeden olmaz. Onlar da öyle yaptılar. Belki Kleopatra’dan dökülen güzellikler onlara da bulaşmıştır. Her neyse ada iyi korunuyor. Bin yılda oluştuğu söylenen kumlara ayak basmak yasak. Güzel. Giriş-çıkışlar ahşap yollarla denetim altına alınmış. Şezlonglar ve gölgelikler, tuvalet ve soyunma kabinleri, duşlar ücretsiz. Oldukça güzel.


Ancak dikkatimi çeken bir nokta oldu. Kumlar, o 2004’lerde gördüğüm altın sarısı rengini yitirmiş gibi. Kanımca bu kumlar üzerinde bazen denizde ıslanan ayaklarla gezmelidir insanlar. Kumlar ayaklar bastıkça birbirine sürtünerek eski sarılığını ve parlaklığını kazanmalıdır. Şimdilerde üzeri toz tutmuş, kararmış bir durumda. Denetimli bir giriş-çıkış yapılmasına fırsat verilirse kumlar eski altın sarısı rengine ve parlaklığına yeniden kavuşur düşüncesi oluştu bende. Herhalde bunun bir bilimsel açıklaması olmalıdır kanısındayım.


Adaya gidenlerin kimileri anfitiyatroyu ve diğer kalıntıları gezdikten sonra denize girmeyi yeğlediler. İyi de yaptılar. İnsanlarımızın çoğu bunu yapmıyor, gezmiyor, incelemiyor, dünlerden kalan kültürel değerleri önemsemiyor. Varsa yoksa da tek dertleri denize girmek.


Ben önceden gezdiğim için sadece denizle ve kıyıyı incelemekle yetindim. İlk gelişimde de sadece gezmiş, denize girmeye fırsat bulamamıştım.


Burada önemli olan ücretli giriş. 10 TL çok gibi. Ülkemiz insanı bu tür ücretler nedeniyle buralara giriş yapamıyorlar ya da ücretlerin fazlalığı nedeniyle bu tür gezi ve etkinliklere katılamıyorlar. Aile 6-7 kişi ise düşünün.


Bunun kolay bir yolu bulunmalı. Örneğin, ucuz müze kartı gibi, ya da yarı ücretle giriş yapma fırsatı verilmeli. Belki bu nedenle antik kentleri ve kalıntılarını gezenler çoğalır, çoğalırda mutlu oluruz. Hem de insanlarımızı, tarihi yerleri gezmiyorlar diye suçlamaktan vazgeçeriz. Ne dersiniz?


Önceki gezilerimden bir anımı anımsıyorum. Olay Demre Antik Kentinde geçti.


Bu anım nedeniyle tuvaletlerin Sedir Adası’nda ücretsiz oluşu güzel. Neden mi? Açıklayayım.


Bir yıl Demre’de bir gezi sırasında rastladım olaya. Herkes bilet alıp girmiş gezilecek yerleri gezmişler. Kapıya yakın bir yerde tuvaletler var. Turistlerden biri koşarak oraya yaklaştı. Çok şıkıştığı belliydi. Tam o sırada karşısına bir kadın dikildi. Kadın yaşlı mı, yaşlı. Yaşlı olduğu kadar da inatçı. Adam sağa kayar, keser önünü, sola kayar yine izin vermez. “Many, many” der durur. Adam kaçırdı kaçıracak. Parayı çıkışta alsa olmaz sanki. Görevlilere anlattım. Hoş bir şey olmadığını söyledim o zaman… Aldırmadılar. Gülümseyip geçtiler. Burada bürokrasiyi bunlar böyle anlıyor, hizmetin en iyisinin bu olduğunu sanıyorlar. Hala orada bu sistem nasıl işliyor bilemiyorum.


Yıllar sonra eleştirdiğim durumun düzeldiğini görmek turizmimiz adına sevindirdi beni. Bir de ücretler konusuna el atılsa daha da sevineceğiz diye düşünüyorum.


Hep birlikte daha nice sevineceğimiz turizm kolaylıklarına kavuşmak dileğiyle.


Mehmet ERBİL

14.07.2011

www.mehmet-erbil.tr.gg

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

Bu blog Editör'den Öneriler alanında yayınlanmıştır

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Günaydın. Elbette yazınıza değindiğiniz kumların kararmaması ve tozlanmış olması, alınacak bilimsel önlemler ortak düşüncemiz. Müze ücretleri için "Müze kart" çıkartıyorsunuz siz öğretmenlere indirimli bildiğim kadarıyla. Yıl boyu tüm müzeler için geçerli. kelebekler vadisi örneğin özel kuruluş veya kişi fiyat uygulamaları müthiş. Yine ortak düşüncemiz elbette ücretler yetkililer tarafından gerektiği gibi ele alınır. Ancak, içersindeyim ve yıllar süresince izledim ki, önce Kültür Bakalığı idik . Bir örenyerinin bakımı, onarımı v.s işleri büyük hamleler ve zordu. Ödenekler kıttı. Kültür ve Turizm Bakanlığı şimdi birlikte. Ancak Kültür işlerinde hep özveri ve hizmet önceliklidir. Müzelerin gezilmesi, örenyerlerinin gezilmesi tarih bilinci ancak ve ancak eğitimle elde edilecek sahip çıkılacak yerlerdir. Küçük yaştan itibaren kazandırılacak müze sevgisi ve tarih bilinci eğitimden geçmektedir. Ülkemizin güzelliklerini gezmeniz dileklerimlerimle.

Nabide Kılınç 
 14.10.2011 9:39
Cevap :
Müze kart ücreti yanılmıyorsam 40 TL civarında. Biz öğretmenler için olmuş olmamış önemli değil. Ben halkın daha çok gezebilmesi için yazdım. Bir aile 4 kişi ise 160 TL eder. Sade vatandaştan kaç kişi gözünü kırpmadan bu ücreti ödeyebilir. Hadi ödedi diyelim. Bulunduğu kentte müzeye kaç kaç kez gidebilir. Büyük kentleri düşünmeyin. Bunların düzelmesi gerekir. Selam ve sevgiler.  14.10.2011 19:56
 

Ve Sedir Adası'nın ücretine gelince; 10 lira. çok değil belki de. İnsanlar daha çok parayı öyle gereksiz yerlere harcayabiliyorlar ki, hoşgörünüze sığınıyorum. Biliyorum ki, pek çok örenyerleri Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından ücretsiz hale getirildi. Bazı yerlerde bu kadar ücret olmalıdır. Ve kültür hizmetlerine bütçeden hep çok az pay ayrılır. Bir örenyerinin bakımı onarılması v.s. gerçekten kolay hamleler ve işer değil bir hayli sıkıntı çekiliyordu. Bu imkansızlıklar personelin ücretine dek yansıtılan konulardır. Örneğin insanlar kitaplar pahalı ben bunu mazeret olarak görmekteyim. Ancak Sedir Adası ücreti yeniden tartışılabilir.Siz öğretmenlere ücretle değil galiba. Bu konu açılmışken bir şeye değinmek istiyorum . Öğretmen evleri biz kaldığımız zaman ve yemek hiç indirimli olmuyor. Yani yararlanamıyoruz. Kamu görevlilerine uygun bir fiyat uygulanmıyor bildiğim kadarıyla. Milli Eğitim Bakanlığı tarafından ele alınması gerekli, diye düşünmekteyim. Selam ve sevgilerimle.

Nabide Kılınç 
 13.10.2011 17:19
Cevap :
Ücret konusu sadece Sedir adsı için değil, tüm ören yerleri için. Bazı özel kuruluşlar kanalıyla -bunlar Kültür Bakanlığı ile anlaşmalı kurumlar ya da şirketler olsa gerek- veya köy ya da belediyelerin saptadığı fiatlar. Tek elden yapılmalı ve de ücret düşük tutulmalı ki halkımız gezbilsin. Nerelere harcan mıyor ki? demekle haklısınız. Ben haryamayanlardan söz ediyorum . Öğretmenevlerine ödediğimiz ücret sizlerden fazla farklı değil. Müzeler öğretmene ücretli. Selamlar.  13.10.2011 18:09
 

Mehmet bey yazınızı dikkatlice okudum. Sedir Adası olunca hemen yakınımda. Kumların oluşması elbette denizin hücrelerinden oluşan bir kum. Çok özel br bölge. Kumlara basılmaması evet kumlar öylesine vücuda yapışıyor ki, duş alıp çıktığınızda dahi kalıyor. El , ayak ve saçlarınızda bile. Ancak kumların altın sarısı ince kum tanecikleri bahsettiğiniz gibi bilimsel araştırılmalı. Neden peki o hale geldi. Ancak biliyoruz ki artık insanların girdiği her yer çabuk bozuluyor. O kumu bir limon damlası ve bir sigara izmariti dahi yakıyor, eritiyor. özel bir kum diye gelenler tarafından taşınabiliyor kumların orada kalmasını ve yaşamasını sağlayacak önlemler elbette alınmalı ortak düşüncemiz. Ben oranın çok iyi ve temiz korunarak çalıştırılması gerekliliğine inanmaktayım. Diğer bölümde ücretine değineceğim...

Nabide Kılınç 
 13.10.2011 17:09
Cevap :
Bilimsel yaklaşım derken, önceki altın sarısı rengi dfurdukça kararıyor, tozlarla kaplanıyor diye düşünmüştüm. Bir öneri idi. Düşünülmeli, araştırılmalı sonucu çıkar yazımdan. Öyle olsun anlamında değil. Zaten bu karar bize düşmez yetkililerin vereceği karar doğru olacaktır. Koruma yerindedir ve olmalıdır. Bin yıl deniyor, oluşum için. Bu nedenle ne yapılsa azdır. Ben tozlanıp karamasına değinmiştim. Selamlar.  13.10.2011 18:20
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 57
Toplam yorum
: 50
Toplam mesaj
: 3
Ort. okunma sayısı
: 713
Kayıt tarihi
: 29.09.11
 
 

Gazi Üniversitesi Gazi Eğitim Fakültesi-Yüksek Lisans Resim-19 kişisel Resim Sergisi Yazı..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster