Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

02 Eylül '11

 
Kategori
Magazin
Okunma Sayısı
823
 

Selma Taran'ı anlayamamak

Selma Taran'ın röportajını, öncesi yazılarını okuduğumda kafam çok takıldı ve yazmak gereği duydum. Sonra bir dejavu yaşadım ve yazmam gerektiğine inandım. 

2.5 yıl önce ben de kan kanserinin bir türü ile uğraştım. Hastalığı ilk öğrendiğimde benim için öncelik kızlardı.Kızlarımın en az hasarla çıkmasını sitiyordum. hayatımda en haz etmediğim görüntü, acizlik ve bana merhamet edilmesi oldu, bu hastalığı tek başıma aşacaktım, tek başıma radoterapi gördüm, tek başıma kemoterapi.Kimseyi hastalığımın acılarına sürüklemem gerekmiyordu. Bazı acılar tek kişiliktir, paylaşılmazz. O dönem aşık olduğum adamı da terkettim. Zira aşka şefkat, aşka merhamet, aşka ölüm bulaşmamalıydı. Bana hastabakıcı olmamalıydı. Biliyordum ki eğer bunu yapsaydım ilişkimiz merhamet döneceğinden, içinde tutku, heyecan, ihtiras kalmayacaktı. Kendini bana mecbur hissederken kendii nefes alamayacaktı. Hiçbir şart da sadece sevdiğim için bile olsa yapmaya hakkım yoktu.Aşk maraz bir duyfur. Kendi dışındaki marazlıkları kabul etmez. 

Selma Taran bence çok özel birşey yaşamıştır. 24 yıl birlikte geçmiştir. Ama bitmiştir. Kimse zorla kalamaz yanınızda, bazen gidiyorum diyemezsiniz içinizdeki ses buna izin vermez, sessizce olur gidişiniz. O yüzden kızmaya da hakkınız yoktur. Hem bazen sevgi kendinden vazgeçerek karşısındakini var etmektir ev mutluluk asla tek kişi de değildir. 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Rana hanım önce geçmiş olsun. Yazınızı okuyunca kadınları biraz daha anlamak mümkün. Asla tam olarak anlaşılmaz insanlardır ama bunu da her zaman kadına yüklemek de güzel değil. Belki biz erkekler bu konuda fazla bir çaba sarf etmek istemiyoruz. Ama bildiğm bir şey var. Eğer Ali Bey aynı rahatsızlığa yakalansaydı Selma hanım asla onu terketmezdi. Hatta şuna da inanıyorum, ayrılmış olsalar dahi Selma hanım yine de destek için, moral için eski eşinin yanında olurdu. Bu hastalıkta moralin ne kadar kuvvetli bir ilaç olduğunu en yakından yaşayan sizsiniz. Evet, biz erkekler, hastalığa, zorluğa, ÖZELLİKLE ACI ÇEKMEYE GELEMİYORUZ. Bu olaylar bizi bunaltıyor kaçmak daha çekici geliyor. Tekrar geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum. Ama size bir konuda katılmıyorum. Keşke o erkeği yanından uzaklaştırmasaydınız.

UĞUR BOZDOĞAN 
 04.09.2011 23:01
 

Eşi hasta oldu diye, olmayan bir ilişkinin sürmesininin savunulacağını sanmıyorum. Genelde Taran'ı insanlar hasta eşini nasıl bırakıyor diye eleştirdi. Sizinle sanırım bu konuda aynı düşünüyor gibiyim. Ama sizin kendi örneğinizde, aşka hastalık şu bu bulaşmamalı düşüncenize de katılmak mümkün değil. İlişki, birliktelik sadece sevişmek aşk yaşamak ötekine arzu duymak vs. olmasa gerekir. Tam tersine aşkı yüceltmek istiyorsanız, eşine ihtiyacı olduğunda, ona merhamet gösterecek, onun bakımını yapacak bir bağlılık olarak da tanımlamanız gerekir, en azından bence böyle.

Erdal Aydın 
 03.09.2011 23:50
 

24 yıllık bir beraberlikten sonra iyi günde sevgili olanının, kötü günde sevgili olamaması sorundur bence

stilwater 
 03.09.2011 9:57
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 19
Toplam yorum
: 16
Toplam mesaj
: 3
Ort. okunma sayısı
: 795
Kayıt tarihi
: 10.08.11
 
 

Anneyim. Ekoloji ve Barış aktivistiyim. Haksızlığa sahteliğe dayanamıyorum...

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster