Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

13 Haziran '11

 
Kategori
Kültür - Sanat
Okunma Sayısı
1990
 

Sema Günay'dan San Marco'nun kemikleri ya da sinek, ya da domuz leşi, ya da abraxas.

Sema Günay'dan San Marco'nun kemikleri ya da sinek, ya da domuz leşi, ya da abraxas.
 

abraxas,domuz leşi ya da sinek.2011sema günay,90x90 ,karışık teknik


San Marco Meydanı; Venedik Maskesi’nden sonra, tartışmasız Avrupa’nın en güzel şehirlerinden biri olan Venedik’in ikinci sembolü gibidir. Napoleon Bonaparte’ın “San Marco Meydanı, dünyanın en güzel dans pistidir ve sadece mavi gökyüzü, onun çatısı olmaya layıktır.” Sözü; cok iyi bilinir. Geçmişi 9. yüzyıla dayanır. 175 metre uzunluğu ve 82 metre genişliğindedir. San Marco Meydanı’nın denize yakın olan iki tarafında, iki sütun bulunur. Sütunlardan birinde şehrin koruyucusu olan San Marco’yu temsil eden ve Venedik’in de sembolü hâline gelmiş bronz aslan heykeli; diğerinde ise, San Marco’dan önce şehrin koruyucusu olan Bizans Kraliçesi Theodora’nın heykeli bulunmaktadır. Venedik’e 1125 yılında getirilen bu sütunlar, şimdiki yerlerine 1172 yılında Rialto Köprüsü’nün mimarı olan Niccolo Starantonia tarafından dikilmiştir. Girişin sağında ise iki resimde Aziz Marco ‘nun kemiklerinin Mısırdan kaçırılması anlatılır. Marco ‘nun kemikleri domuz eti taşınan fıçılara konur. Müslümanlar (Osmanlılar denilse de yanlıştır, Memluk ya da büyük oranda Arap olabilir) mundar olduğu için fıçıları aramazlar ve Venedikliler kemikleri Venedik ‘e kaçırırlar. Tam olarak bilinmese de başlarındaki kavuklara bakarsak Osmanlı olmaları en yüksek ihtimal bence! Nedense Osmanlılara kimse toz kondurmuyor! San marco’nun cinlerin çırağı olan abraxas tarafından boguldugu da efsanenin tinsel anlatımıdır. Buradan hemen Abhazya’da yasamis olan Abriskil destanındaki “ Abriskıl ile Abraxas’in” ayni varlık oldugu konusunda şüphelerim vardır. Tarihlerine bakılarak ispatlanmasi gerekir. Tarihçilere duyurulur Abriskil da ucarak gider ve çok güçlüdür. Kimse onu yenemez gibi mitolojik masallardan yola çıktım bu teorilerimde Sema Gunay’ın domuz leşi ya da ikinci adı olan abraxas adlı yapıtında bu freskin karışık teknikle anlatımı söz konusudur.”CİAO İTALY”adlı sergi çalışmasında yer alan bu tabloda asıl anlatılmak istenen din olgusunda yer alan helal, haram ayrımının ticaret yolunda Venedikliler tarafından nasıl akıllıca kullanıldığı ve Osmanlıların budalaca düştüğü tuzak anlatılmıştır.”SİNEK KÜÇÜKTÜR AMA MİDE BULANDIRIR atasözü ne kadar haklıdır. 

Atalarımız böyle akıllı laflar etmiş ama aklını kullanmayı çok iyi becerememiş demek ki! Venedikliler San Marco’nun kemiklerini Venedik’i hac merkezi yapmak ve turist cekmek icin domuz leşi ve sinek hilesi ile cok iyi kullanmışlardır. Bence de aklını kullanan kazansın diyelim.”Başa kavuk takmakla akıl işlemez”. Bu da benim icat ettiğim bir atasözü. Sema Gunay’ın domuz leşi ya da abraxas ve sinekli tablo diye adlandırdığı bu eser hayatınızın rehberi olması dileği ile. Sevgiyle, sağlıkla ve bol parayla kalın. 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
 
Toplam blog
: 14
Toplam yorum
: 0
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 729
Kayıt tarihi
: 13.09.07
 
 

Sanat ve tasarım kavramını bagdaştıran, yapıtlarında dünya üzerinde yer alan tüm kültürleri birle..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster