Yaz demek; güneş, deniz, piknik, gezilere katılmak demek... Sokaklarda gezebilmek demek... Bunları sandalye ile ya...
13 Nisan 1994 hayatımın dönüm noktası. İş için Adana’ya bir hafta önce uçakla gitmiştik. İki fabrika vardı sigortalam...
Beni merak eden blogçu dostlarıma selamlar…
Sanırım hepinizi şaşırtacak bir süredir aranızda bulunamıyorum. Bu ...
26 Mayıs Ankara - Eymir toplantısı için bir gün önceden İstanbul’dan yola çıktım. Özel durumumdan dolayı ulaşımım, konaklama yerim diğer arkadaşlarıma göre daha zor. Önceki gün saat 15.00 uçağına yer ayırttım. Omurilik Felçlileri Derneği aracılığı ile Ankara Büyükşehir Belediyesinden u...
Sanırım hepinizi şaşırtacak bir süredir aranızda bulunamıyorum. Bu boşluk zamanında beni güzel mesajlarıyla yalnız bırakmayan dostlarıma da teşekkür ediyorum.
Özlendiğini, beklendiği bilmek gerçekten güzel bir duygu.
Ama ya...
Milliyet blog hayatımın çok önemli bir kısmını kaplamaya başladı. Her sabah işe gitmeden önce blog raporlarıma bakıp yorum ve mesajları inceliyorum. Gün içindeki programım bitince yine bilgisayarın başına geçip ilk olarak milliyet blogu açıyorum. Tabi bu arada milliyet blogdan önceki il...
13 Ocak benim içinde çok önemli bir gündü. Sanal alemde yazılarından tanıdığım yazılarıma yorum yaparak beni yüreklendiren arkadaşlarımla birlikte olacaktım. Kızım Tuğba benden önce Milliyet bloga yazı yazıyordu, birlikte katılacaktık aslında fakat onun iş yoğunluğundan dolayı tek başım...
Rehabilitasyon merkezinde ki tedavilerim 7 ay sonra bitti. Yoğun bakım ünitesinde uzun süre hareketsiz yattığımdan kuyruk sokumumda yara açılmış ve iyileştirmek için pansumanları devam ediyordu onun da evde tedavi ile yapılabileceği söylendi.
Sonunda taburcu oluyordum. İçimde tar...
Dolabımda evden gelen kıyafetlerim vardı, Muharrem "Seç bakalım hangisini giymek istersin, yanımda çok şık olman gerekiyor" dedi. "Hiç fark etmez" diyerek aylardan sonra ilk defa pijama dışında bir kıyafet seçtim. Her sene yazlık kışlıkları kaldırırken hep "acaba kaldırdığımı...
Yoğun bakımda ateşimi bir haftada ancak düşürdüler septisemiye girmişim (en yüksek ölümcül ateş). Yattığım oda tek kişilikti ve asansör kapısı odamın aynı başındaydı kazayı duyanlar, asansörden inenler çıkanlar bana acıyarak bakıyorlardı. Odama girenler ''ah yazık artık sen hiç yürüyeme...
Elindeki evraklarla başhekim Sururi bey karşımdaki koltuğa oturdu. “Benim bacaklarımı ne zaman alcıya alacaksınız? Ayhan’ın durumu nasıl?” diye sordum. Yataktan kendi başıma dönemediğim için hemşireyi yanına çağırdı hala vücudum çürük içindeydi. Hemşire beni yan yatırdı ve etrafımı yast...
13 Nisan 1994 hayatımın dönüm noktası. İş için Adana’ya bir hafta önce uçakla gitmiştik. İki fabrika vardı sigortalamam için; ama mta bilgisi vermedikleri için tekrar gitmek zorundaydım.
O haftada Türk Hava Yolları grev yapmıştı. Grev bitmeyince arabayla yola çıkmaya karar verdik...
Kardeşim Sema ile hemen bir üst sokağımızdaki kuaföre gidiyorduk. Aslında evden direkt çıksak yürüme mesafesindeydi ama o gün dışarıda işlerimiz olduğundan arabayla gittik. Tam kuaförün önünde boş bir park yeri bulmuştuk ki önümüzdeki araç bizi gördüğü halde önce davranıp aracını park e...
Ak Dalgalı saçlarımdan kokumu çaldı parmaklarınTitresin kırmızıya dönmüş aşk ve gönül çerçevesiPerişan olmuş bir gün ışığında kaldı dudaklarınHer gün matem, her gün acı, elem bu mabedin çevresi.Kahrımın vebali, dokunduğum elleri...
Bundan bir evvelki yazımda, Balıkesir’deki gelişmelere dikkat çekmeye çalışırken gün geçmemişti ki, bu memlekete haince sıkılan, kurşun sesleri duydum ve 15 can alan kurşun sesleriydi onlar.
Ruh halim değişti. Yağan yağmura baktım toprağı...
Kendinizi her yerde ve her oratamda iyi hissetmenizi sağlayabilecek küçük bir imgeleme egzersizini paylaşmak istiyorum.Bilinçaltı denilen adı kötüye çıkmış arkadaşımız aslında dilini öğrenirsek çok değerli bir dostumuz olabiliyor.Sistem ku...
Şişman Çocuklar Nasıl Tedavi edilir?
Şişmanlama eğiliminde olan çocuklar öncelikle hekim tarafından değerlendirilmeli ve bunun nedeni tespit ed...
Bazen öyle sürprizler hazırlıyor ki doğan gün insana. Düşünsenize… Sabah gözünüzü açıyorsunuz, gün güzel, her şey güzel, büyük bir mutlulukla kahvaltınızı yapmaya hazırlanıyorsunuz, hop telefon.
Ahizeyi kaldırıp, buyrun diyorsunuz...