Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 
 

Kuşkayası (Turgut Erbek)

http://blog.milliyet.com.tr/kuskayasi

18 Ekim '06

 
Kategori
Sağlıklı Yaşam
Okunma Sayısı
745
 

Sen hastasın

Sen hastasın
 

Doktor arkadaşımın muayenehanesine girdiğimde, dostlarla sohbet ediyordu. Beni görünce gülümseyerek ayağa kalktı:

“ İyi insan lafının üstüne gelir derler. Bizde senden söz ediyorduk, ” dedi.

“ Hayırdır inşallah, ” deyip gülümsedim.

“ Sen hastasın. ”

Şaşırıp kaldım. Oysa birkaç aydır kendimi o günkü kadar sağlıklı hissetmemiştim. Hanımın sözüne uyup bazı tahliller yaptırdığıma pişman olacağım hiç aklıma gelmemişti doğrusu. Şakamı yapıyor acaba diye, arkadaşımın gözlerinin içine baktım.

Ciddiyetini hiç bozmadan:

“Üstelik bu hastalığın tedavisi de yok. Tıp henüz bu hastalığın çaresini bulmuş değil. Sana ne ilaç yazabilir, ne de başka bir tedavi şekli önerebilirim,“ dedi.

Soluğum boğazıma düğümlendi, yüreğim ezildi, omuzlarım çöktü... Gözlerimin önünde çıngılar uçuştu... Ağzımı açıp konuşacak mecalim kalmadı. Yardım dilenen gözlerimi ortak dostlarımızın yüzünde gezdirmeye başladım. Birileri şaka yaptığını söyler umuduyla gözbebeklerine baktım. Birinin yüzünde bir gülümseye çizgisi görsem, şaka yaptığını anlayacaktım ama yoktu. Duymayan ve görmeyen insanlar gibi öylece durup boşluğa bakıyorlardı...

“Şair, ölüm her yaşta erkendir, demiş. Gerçekten de henüz erken. Buna hazır değilim. Yarım kalan projelerim var. Düşünü kurduğum birkaç şeyi hayata geçirmeyi başaramadım,” dedim içimden. “Biran önce aklımı başıma toplamalı, eve gidince alacaklarımı ve borçlarımı bir kenara yazmalıyım. Gerçi alacaklarımın üstüne çizik çekeli çok oldu ya...”

“Daldın gittin, ne düşünüyorsun?” diye sordu arkadaşım.

“Öldükten sonra geride bırakacağım borçları.”

“Ne ölmesi, sen aklını mı oynattın?”

“Az önce, çaresiz bir hastalığa yakalandığımı söylemedin mi?”

Kahkahalarla gülmeye başlayınca sinirlerim bozuldu.

Arkadaşım kendini toparlayarak:

“Hay Allah, beni yanlış anladın,” dedi. “Tahlil sonuçların temiz çıktı, çok sağlıklısın.“

Derin bir nefes alıp, koltuğa yayıldım.

O gülerek konuşmasını sürdürdü:

“Sende başkalarını mutlu etme hastalığı var. Herkesi düşünmekten kendini unutuyorsun. Yaptıklarının değeri bilinse canım yanmaz. Yardım ettiğini sandığın insanların, arkanı döndüğün anda neler söylediklerini bir duysan. Herkese yardımcı olacağını, dertlerine çare bulacağını sanıyorsan yanılıyorsun. Bırak herkes kendi sorunu kendisi çözsün. Sana hayret ediyorum doğrusu. Başkalarını mutlu etmek için harcadığın zamanın birazını kendine ayır ve yaşamaya bak. Hayat çok kısa.”

“Ama bu saatten sonra değişmem,” dedim gülümseyerek.

Arkadaşım mı haklı, ben mi bilemiyorum...

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Sakın değişmeyin...Sizinki dünyanın en güzel hastalığı...Ve dünyada çok az da olsa sizin gibi insanların yaşadığını unutmayın...Sevgiler....

Fulya 
 18.10.2006 20:48
Cevap :
Teşekkürler Fulya Hanım. Bu saatten sonra istesem de değişemem..  18.10.2006 23:40
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 72
Toplam yorum
: 327
Toplam mesaj
: 21
Ort. okunma sayısı
: 1464
Kayıt tarihi
: 23.07.06
 
 

Edebiyata ortaokul yıllarında şiirle merhaba dedim. O yıllarda şiirlerim ve yazılarım yöresel gezete..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster