Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

14 Ocak '10

 
Kategori
Ben Bildiriyorum
Okunma Sayısı
482
 

Seni öldürmek kolay mı?

Seni öldürmek kolay mı?
 

HEPİMİZ SEN(İZ)


Güvercinlerin Sessiz Çığlıkları (Hrant Dink'e)

yapmayacaktın be usta
kendin olmayacaktın
içindeki o ürkek güvercini
duyurmayacaktın pusuda bekleyenlere
susacaktın mesela
yazmayacaktın
duymayacaktın
üzülmüyorum be usta
seni öldürmek kolay mı
bize kurşun sıkmak kolay mı
bizler kürdüz..bizler ermeniyiz..
bizler aleviyiz, bizler çerkeziz
yani hepimiz sen(İZ) be usta
aldanmayın yerde boylu boyuna uzandığına
bu kavga burda biter mi sandınız
ustanın olmadığı yarınlarda
kocaman yürekli bizler varız... Çiğdem Bal

Davetimizdir !

Hrant İçin, Adalet İçin
Ayrımcılığa, Nefret Suçlarına, Milliyetçiliğe ve Irkçılığa, Dur! Demek İçin,
Gerçek Faillerin Bulunması ve Hesap Sorulması İçin,
Halkların Kardeşliği, Demokrasi ve Barış İçin,
Unutmamak, Unutturmamak İçin, Adaletin, Kardeşliğin Hüküm Sürdüğü Onurlu Bir Yaşam İçin
Din, Dil, Irk, Etnik Köken, Siyasi Görüş, Cinsiyet ve Cinsel Yönelim Farkı Gözetmeden Bir Arada Olacağız.

her şeyden önce onurlu bir kardeşlik ideali bıraktı. Onurlu ve güvenli bir kardeşlik için,
Hrant için adalet için,
19 Ocak'ta onun öldürüldüğü yerde buluşacağız. Adaletin, kardeşliğin hüküm sürdüğü,
onurlu bir hayat istiyorsanız bizimle olun.

Kardeşimizi vurdular.
Gözümüzün önünde vurdular.
Hayatı olmayan çocuklara vurdurdular onu. Gözlerinin içine şöyle bir an bakabilseydi, onları o benzersiz varlığıyla bir kucaklayabilseydi, kurtarabilirdi o çocukları.
Hrant, katillerini kurtarabilirdi.
Ama onu katledenler; o çocukları en aç yanlarından kıstırıp onu öldürmeye yollayanlar, bunu biliyorlardı işte. Galiba en çok bunu biliyorlardı. Hrant’ın gücünü.
Hrant gücünü, onun ölümünü isteyenlerin, onu en salyalı dilleriyle hedef gösterenlerin bildiği hiçbir şeyden almıyordu. Parası yoktu. Emrine koşuşturan adamları yoktu. Küçük hesapların buzlu sularında kulaç atmışlığı yoktu. Muktedirlerle mutlu ilişkileri yoktu.
Kürsüsü, postu, makamı, unvanı yoktu.
O, gücünü yetimhanede geçen çocukluğundan alıyordu.
Ermeni oluşundan alıyordu.
Kalkansızlığından alıyordu.
Kolay incinebilir oluşundan alıyordu.
İnsana olan o ışıltılı inancından alıyordu.
Sınırsız ve koşulsuz sevgisinden alıyordu.
Dünyayla aşık dalaşına girmekten çekinmeyişinden alıyordu.
Çocuklara has katıksız cesaretinden alıyordu.
Delik pabuçlarından alıyordu.
Onu öldürenlerin bilmediği şeyi gördük, vurulduğu gün. Bizim de bilmediğimiz şeyi gördük o gün. Hrant’ın ne kadar çok insanın kalbine dokunmuş olduğunu, yüz binlerce insanın onun ölüm haberiyle bir çığ gibi uğuldayarak meydanları dolduracağını bilemezdik.
Hrant, ölümüyle de sevenlerine olağanüstü bir umut armağan etti.
‘Hepimiz Ermeniyiz’ diye haykıran yüz binlerce insan, ona sıkılan kurşunun kendilerine de değdiğini biliyordu. Bu topraklarda ‘Ermeniyiz’ diye meydanlara çıkmanın dünyanın en tehlikeli eylemi olduğunu bir an olsun düşünmeden, o anın acısı ve isyanıyla, durduruverdik dünyayı. Şaşkınlıkla baktık kendimize. O zamana dek tanımadığımız yoğunlukta bir gururla
bir arada durduk, birlikte eyledik. ...."
(Yıldırım Türker)

GERÇEK ADALET İÇİN ŞİMDİ MÜCADELE ZAMANI!

Bir Bebekten Katil Yaratan Karanlıklara Karşı, Meşaleli Yürüyüş! Hrant Dink’in katledilmesinden bugüne kadar geçen üç yılda, davada bir ilerleme kaydedilmedi. Mahkeme devam ediyor. Gerçekler gün gibi ortada iken mahkeme hala bir sonuca varamıyor. Karanlığı gören, duyan, ondan canı yananlar olarak, bu davanın mağdurları olarak, nefretten ve düşmanlıktan beslenenleri biliyoruz. Bu ülkede yaşayan tüm halkların kardeşçe yaşamasına engel olanları biliyoruz. Hiçbirimiz karanlık aydınlanana kadar rahata eremeyeceğiz. Bu karanlığın yaratıcılarının hala sokaklarda kol gezdiğini ve birgün yine canımızın yanacağını biliyoruz. Bu yüzden yılmadan mücadele ediyoruz. Birileri bizi sürekli kandırmaya, susturmaya, korkutmaya, sindirmeye, çalışırken mücadele etmemek gibi bir seçeneğimiz yok. Yeryüzünde haksızlık ve sömürü devam ettikçe mücadele etmeye devam edeceğiz. Toplumsal duyarlılığı arttırmak amacıyla Demokratik Kitle Örgütleri ile 19 Ocak Salı günü Saat 19.00'da Taksim Meydan’ından Galatasaray Lisesi önüne kadar meşaleli bir yürüyüş düzenlenecektir. Duyarlı herkesi

”Bir Bebekten Katil Yaratan Karanlıklara Karşı”

19 Ocak Salı günü saat 14.30'da Agos önüne, saat 19.00'da ise Taksim Meydanına bekliyoruz…

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Hepimiz "önce insanım" demeyi öğreninceye kadar bu kavgalar sürecek. Sonunda "insanım" demeyi öğreneceğiz. Çok acılar çekeceğiz. Ama öğreneceğiz. Saygı ve sevgiler.

Hakkı Uysal 
 15.01.2010 14:41
Cevap :
Cinayete yol açacak ihmali gösteren güvenlik kuvvetleri, dosyadan uzak tutuluyorlar. Üstelik yargı, cinayet ihbarlarına rağmen önlem almayan İstanbul, Trabzon ve Ankara'daki Emniyet ve istihbarat görevlilerinden hiç birine dokunmuş değil.  17.01.2010 12:09
 

Bir değil binlerce bebekten binlerce katil yarattı bu ülke ve katillerin adı kahraman oldu milliyetçilik adı altında... Binlerce anne vatansız kaldı, binlerce eş-çocuk yalnız kaldı karanlıklara... 19 Ocakta Hrant anılırken 18 Ocakta milli katilimiz faşist katil Ağca Çırağan sarayındaki odasında olacak... Kimse temizim demesin, hepimiz suçluyuz. Sevgimle.

Olgun Ekinci 
 15.01.2010 9:19
Cevap :
Hrant 'ı Kolektif bir resmi irade öldürdü. Bu iradenin sahipleri gaddar, korkak ve hilebazdır. Ortaya çıkamaz, kendilerini gösteremezler. Derin devletin dehlizlerinde ele geçirilen "Kafes" planını hatırlayın. Hrant'in katledilmesinden "operasyon" diye söz edildiğini hatırlayın. "Onlar bizi de, Hrant'ın arkadaşlarını, sevenlerini, adalet arayanları da kendi karanlıklarına çekmeye çalışıyorlar. Mahkemelerin tozlu dosyaları arasında tıknefes olalım, duruşmalara gidip gelmekten usanalım, adalet aramaktan umudu keselim istiyorlar. Kesmeyeceğiz. Kesemeyiz."  17.01.2010 12:07
 

Hepimiz meleziz... Bizi ne ayırır ki? Kan mı? Yoksa ataları herhangi bir coğrafyada doğduğu için, bir millyete tabi olmak mı ayırır? Din mi, mezhep mi? Bizi birleştirecek olan insan olmak. O insandı, ama fazla geldi birilerine o'nun insanlığı. Ne zaman faili meçhuller bitecek, bilmiyorum. Hep böyle sürüp gidecek mi bu oyun? Sıkıldım hakikaten...

n. 
 14.01.2010 19:45
Cevap :
Hrant Dink cinayetinin arkasındaki "devlet eli" tereddüde yer vermeyecek şekilde yargı önüne çıkarılmadıkça, katillere yardım eden, göz yuman, raporları hasıraltı eden, katile kahraman muamelesi yapan polis amirlerinden, jandarma komutanlarından, valilerden, soruşturmaları engelleyen yargı üyelerinden hesap sorulmadıkça, hiçbirimizin geleceğinin güvence altında olmadığını biliyoruz..."  17.01.2010 12:08
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 221
Toplam yorum
: 1772
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 1810
Kayıt tarihi
: 27.09.06
 
 

Evli bir kız çocuğu babasıyım. Yüksekokul mezunuyum. Bir kamu kurumunda çalışıyorum.16.03.2017 ta..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster