Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

12 Ekim '07

 
Kategori
Bayramlar
Okunma Sayısı
396
 

Sessiz gemiler... Sessiz bayramlar...

Sessiz gemiler... Sessiz bayramlar...
 

- Bayramda nereye gidiyorsun?...

(Şayet soru sorulan kişi bir yere gitmiyorsa üzgün bir ifadeyle)

- Hiiç … Bir yere gidemiyorum, buradayım…

Son yıllarda bayram denince akla tatil geliyor, bulunulan yerden başka bir yere gidilip de gezme, eğlenme, dinlenme amaçlı aktiviteler anlamına geliyor. Bayram bu yılki gibi Cumartesi Pazara rastlarsa hiç makbul olmuyor, çalışan bir insan olarak benim de hoşuma gider hafta sonu ile birleşmesi ama bu yıl böyle olmamasına çok sevindim neden mi, Amerika’da yaşayan oğlum için… Bayramın hafta içine rastladığı dönemlerde buruk oluyor, arkadaşları yakın değil çünkü, işi bittikten sonra gidip dönmesi de zor, velhasıl yurt dışında yaşayan ve çalışan kişiler için en ideali hafta sonuna denk gelmesi, arada bir böyle olsun da onların da gönlü olsun değil mi

Evet maalesef bayramlar artık amaçlarını değiştirdi, gitgide ananelerimizden iyice uzaklaşır olduk. Zaten eskiye oranla çalışan kişi sayısı arttı, eskisi gibi ziyaretler sıkça yapılamıyor, bari bayramları tatil amaçlı değerlendirmeyip büyüklerimizi, arkadaşlarımızı ziyaret amaçlı değerlendirerek bu açığı kapatsak daha iyi olmaz mı?...

Sessiz gemiler adlı dizinin ilk bölümünü izleyenler bu konunun dizide ne güzel işlendiğini görmüşlerdir… Üçü erkek ikisi kız evladı bulunan yaşlı bir çift Bozcaada’da yaşamakta ama beşi de yanlarında değil, hepsi bir şekilde yuvadan uçup gitmişler… Erkeklerden birisi Amerika’da yaşamaktayken ölüyor ama bunu o dönemde hasta olan babaya söyleyemiyorlar ve en küçük erkek arada babayı sanki o arıyormuş gibi arayıp konuşuyor…

Bayram geliyor dördünün de farklı sebeplerle işi çıkıyor ve gelemiyorlar baba evine, müthiş güzel işlenmiş bu konu, konuşmalar, mimikler, tam hayatın içinden bir konu seçilmiş, hıçkıra hıçkıra ağladım bu bölümü izlerken… Vee bayramın ilk gününün gecesi anne oturduğu koltukta ölüyor, çocuklar mecbur kalıyorlar gelmeye… Orada babanın söylediği bir cümle çok yerindeydi: “Anneniz hayatı pahasına sizi buraya getirmeyi başardı” dedi… İzleyemeyenler henüz iki bölüm yayınlanmışken başlayabilirler izlemeye, tavsiye ederim böyle hayatın içinden konular olunca daha bir izlenmeye değer oluyor bence…

Ben Silivri’ye geldim can arkadaşımın annesiyle bayramlaşmak için, nasıl mutlu oldu anlatamam… Bir kızı ve oğluyla aynı binada yaşamakta, diğer dört kızı da farklı illerdeler… Geleceğimi haber aldığı andan itibaren dilinden düşürmemiş Sema ziyaretime gelecek diye, geldiğimde de o mutlulukla evimi şenlendirdin diye öpüp durdu beni… Ben zaten onu ziyaret etmekten çok hoşnuttum bir de onu böyle mutlu ettiğimi görünce iyi ki gelmişim dedim kendi kendime… Döndüğümde de umrede bulunan ağabey ve yengemi karşılayıp diğer yakınlarımı ziyaret edeceğim, bu beni çok mutlu edecek… Bayramda ne yaptın diyenlere de özlediğim kişilerle görüşme imkanı buldum, çok güzel bir bayram geçirdim diyeceğim…

Tüm Milliyetblog çalışanları ve yazar arkadaşlarım... Bayramınızı en sıcak duygularımla kutluyor eski bayramlar tadında bayramlar geçirmenizi diliyorum… Vee bayramlarınız sessiz olmasın diyorum…

Sevgilerimle...

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Sevgili Sema Sener, Sessiz Gemiler'i izlemedim. İzleyeyim, konu güzelmiş ve siz çok ağlamışsınız... Ben de ağlardım... Yılmaz Güney filmlerinde kolay ağlıyordu, şimdikiler ağlamayı beceremiyorlar... Ben "Binbir Gece"yi izliyorum. Kızım bendeyken izledi, "Baba bu güzel, sen de izle" deyince ben de izledim. Burada bir Ali Kemal var, azbuçuk hayatıma uyan parçaları var, ama Ali Kemal'in yaptığını yapmazdım. Arada bir de "İki Aile"yi izliyorum. Orada da parçalanmış her hayatın bir iki barçası var. Köprü filmini hiç kaçırmıyorum, tekrarlarını da izliyorum. Bu film ile ilgili bir yazı da yazsam iyi olacak. Konumuz bayram ve siz arkadaşınızın annesine gitmekle ne iyi etmişsiniz. Benim bayramlarımı ne siz sorun, ne de ben yazayım... Nadide huylarımızı, geleneklerimizi kaybettik ve bu da yetmezmiş gibi bize emek veren büyüklerimize maddi borcumuz bir yana manevi borcumuzu dahi ödemiyoruz. Bu da vebali ağır bir kul hakkıdır. Güzel bir yazıydı... Tüm güzellikler sizin olsun... Sevgilerimle...

Cemal Hüseyin Çağlar 
 16.10.2007 21:10
Cevap :
Sevgili Çağlar... Tavsiye ederim tam hayatın içinden olaylar işlenmiş, keşke ilk bölümlerini de izleyebilseydiniz... Binbir geceyi izliyorum iki aileyi de rastladıkça izliyorum. Köprü hakkında zaten bir yazı yazmıştım, romanını da okumuştum ve izliyorum da... Dilerim yaşamınızdaki herşey gönlünüzce olur... Sevgilerimle...  17.10.2007 18:07
 

Sema Hnm, Oncelikle iyi bayramlar dilerim. Ben her bayram eksik etmemeye calısıyorum aile ziyaretlerini ama biliyorsunuz zaman gectikce ziyaret edecek aile bireyleri azalıyor. :( Eskileri hatrladım bu bayram. Nasılda giderdim ananeme. Bilirdimki yine bana cikolata getirtmiş olcak, yine para verecek ve yine bir ev dolup tasacak. Zorla yemek yedirecek bana zayıfladın diye. Gelip dibime oturacak elimdeki hiç anlam veremedigi dövmeyle yine oynayacak, üşütüceksin diye yine belimi kapayacak... Simdi ananem yok. Ev bomvos gozuktu bana. sanki oraya gelmemin tum anlamı gitmiş gibiydi. buna en cok onla birlikte yasayan teyzem uzulmus. O daha bir hissetmis yalnızlıgı... İçim buruldu. Yıllar geciyor, aileler ufalıyor. Bu sadece yaslılıga baglı olan birseyde degil. artık secimler boyle. En fazla iki cocuk... Bayramda ziyaret edilecek cok insan bırakmıyoruz gelecege. Giderek yalnızlaşıyoruz yani...

Eda Ertekin 
 15.10.2007 11:43
Cevap :
Edacım... Yüreği güzel kızım benim, senin gibi düşünen gençler hala var demek ki, ağlattın beni yazdıklarınla... Aslında başlı başına blog yazılacak bir konu bu, neden yazmadığını anlamıyorum hadi yaz sen de, ifadelerin öyle güzel ki, başka yerlerde yazdığını biliyorum ama seni Milliyetblog'da görmek istiyorum, konulara yaklaşımın, ifade ediş tarzınla okunası yazılar çıkacak eminim... Ben de geçmiş bayramını kutluyor güzel yanaklarından öpüyorum... Sevgilerimle...  15.10.2007 12:12
 

Türk İnsanı,acılarını çok çabuk kabullenen,duygusal ve bastırılmış duygularıyla yaşamaya adeta mahkum olmuş;Dünya'nın en gizemli milletini oluşturuyor...Alaturka boşa denmemiş...O nedenle de gözyaşlarını yastıklarında kurutmuş;haykırması gerekenleri hep yastık altı etmiş garip milletimin içleri acıtan o kadar çok öyküsü var ki...Hepimiz birer öyküyüz sanırım...Sevgi ile iyi bayramlar geçiriniz...

Mesut Selek 
 12.10.2007 16:37
Cevap :
Sevgili Selek... Ne güzel yorumlamışsınız, katılıyorum size ve bayramınızın keyifli geçmesini diliyorum... Sevgilerimle...  12.10.2007 19:40
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 203
Toplam yorum
: 2287
Toplam mesaj
: 423
Ort. okunma sayısı
: 1956
Kayıt tarihi
: 23.10.06
 
 

İnsanların yapmaktan mutlu oldukları hobileri vardır. Benim de en severek yaptığım, hayatımda yen..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster