Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

17 Ocak '08

 
Kategori
Edebiyat
Okunma Sayısı
430
 

Sessiz sedasız

İSTANBUL sinemalarında bir film gösterildi; sessiz sedasız:
"Herkes Kendi Evinde".
Niçin sessiz sedasız?
Yönetmen Semih Kaptanoğlu, filmin oyuncularını peşine takıp televizyon televizyon, gazete gazete, dergi dergi dolaştırmayı beceremedi de ondan...

TÜRK musikisinde onlarca güftesi bestelenmiş olan Cansın Erol için, Beyoğlu Belediyesi'nin düzenlediği gece, sessiz sedasız geçti, gitti.
Niçin, sessiz sedasız?
Çünkü magazin basınının aradıklarından hiçbiri, ne Cansın Erol'da vardı, ne onun şarkılarını besteleyen Dr. Selahaddin İçli'de, ne bu şarkıları okuyan Ahmet Özhan'da, Nesrin Çetin Körükçü'de...
Kim "Hoşgeldin" şarkısını ya da "Sonbahar Vurgunu"nu dinlerdi ki "ortası kuyu kenardan gel"i dinlemek varken...

ZEKİ Alasya'nın yönetip oynadığı "Dedem, Gofret ve Ben" dizisi, sessiz sedasız, 37 gösterimi doldurdu, o da sessiz sedasız...
Niçin sessiz sedasız?
Kan yok, silah yok, pespayelik yok, baldır yok, bacak yok, sevimli insan ilişkileri var.

ŞEVKET Uğurluer, 40 yıllık piyanist, 12 yıldır TRT'de yaptığı programın sayısı 400'e ulaştı, o da sessiz sedasız...
Niçin sessiz sedasız?
Bin neden var ama, biri yeter; Şevket Uğurluer, nota biliyor!

SESSİZ sedasız kitaplar da var...
Gün Zileli'nin "Yarılma"sı, Oya Baydar'ın "Sıcak Külleri Kaldı"sı ve Sezai Sarıoğlu'nun "Nar Taneleri", onlar da sessiz sedasız kitaplar...
Niçin, sessiz sedasız?
Çünkü, piyasaya çıkmadan satış rekorları kıran kitaplar değiller.
Neyse ki, bu yıl "Orhan Kemal Roman Ödülü" Oya Baydar'a verildi de sessizlik biraz bozuldu.

PEKİ, bu sessizlik, bu sedasızlık neden?
Çünkü bu sıraladıklarımız ve daha niceleri "medyatik olmayı beceremeyenler" den...
Ya "medyatik" olacaksınız ya da sessiz sedasız çekip gideceksiniz.
İflas bayrağını çeken "yükselen değerler"in tezgahlayıp, yutturduğu bir oyundur, bu oyun...

BUNUN nasıl bir oyun olduğunu anlamak için de "Serkan Saymen'in "Amiral Battı" kitabını okumalısınız... Hele Can Ataklı'nın bu kitaptaki ibret dolu tanıklığı!
Eskilerin deyimiyle tam "ibret - bahş" cinsinden...
Yenişehirli Avni'nin dediği gibi:
"Ahibba şive -i yağmada mebhut eyler adayı
Hüda göstermesin asar - ı izmihlal bir yerde"
Türkçesi:
"Allah bir yerde çöküntünün alametlerini göstermesin. Dostların davranışı, düşmanları bile şaşırtır."

<ı>h.pulur@milliyet.com.tr

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

' Yok öyle birşey, bunlar sadece kuruntu ' demeyi isterdim ama bunu söylersem yalan söylemiş olurum...' Halk bunu istiyor ' yalanına da hiç inanmıyorum. Bahse konu olan, ' Halk ' ya bu gezegende yaşamıyor yada biz başka gezegende yaşıyoruz...Bu arada ANTİDEPRESAN' a da hoşgeldin...Sevgiler Bilgi için; http://blog.milliyet.com.tr/Blog.aspx?BlogNo=80363

Esma KAHRAMAN 
 22.01.2008 22:01
 

Şu yaşanan trendin aksine bana kalırsa inatla medyatik olmamak gerek. Medyatik olnuca sanki, özünden kaybediyor insan. Yanılıyor muyum? İyi ki varsınız. Sevgilerimle...

Özlem Akaydın 
 21.01.2008 8:15
 

Çöküntüden ,dost(?) bildiklerimiz de etkilendiyse acırım onlara...Altın yere düşmekle sakıt olmaz...Nice tenekeler çürümüştür çöplükte;ama altın yine altındır.''Asil azmaz,bal kokmaz;kokarsa yağ kokar,çünkü aslı ayrandır.''Saygılarımla...

Mesut Selek 
 19.01.2008 13:49
 

Genellikle... En iyisi devrana uymak galiba. Sevgiler

Ayrıntıda gezinmek 
 18.01.2008 11:39
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 181
Toplam yorum
: 757
Toplam mesaj
: 156
Ort. okunma sayısı
: 589
Kayıt tarihi
: 15.01.08
 
 

Öğretmen olan anne ve babam. Ankara'da geçen cocukluk ve gençlik yıllarım. Evimize sık,sık gelen bab..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster