Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

23 Haziran '07

 
Kategori
Sanat Eğitimi
Okunma Sayısı
465
 

Sevgi dünyası - Aydının yalnızlığı

Bir araştırmaya göre benim ülkemin insanlarının genel kültür ortalamasının 70 yıl sonunda ilkokul 4. sınıf düzeyinde olduğunu okuyunca pek şaşırmadım doğrusu. Ama yine de içim burkuldu.

Bu araştırma şunu göstermektedir: Ülkemin yazan-çizen ve okuyan insan gruplarının sayısı çok azdır. Bu nedenle de yalnızlığa itilmiş ve sesini yeterince duyuramamaktadır. Okuma, araştırma ve sorgulama yapamayan toplum yığınları, böylece aydınını da yiyip bitirmekte, onu yalnızlığa itmektedir.

Üretken insanlar, sanatçı ruhludurlar. Devamlı insan için birşeyler üretirler. Kendilerini yeniledikçe de mutlu olurlar. Çalışma şevki kazanırlar. Daha çok insana ulaşmak ve onlarla bu sevinci paylaşmak isterler. Bu nedenle de çok duygusal olur onlar.

Cahil ve okuma-araştırma yoksulu insan gurupları aydınlanmaktan korktukları için karanlığa koşarlar. Küçük insanların gölgelerinin büyüdüğü yerlerde güneş karanlığa mağlup olur. Karanlığa küfredenler de bulunur orada ama bir mum yakacak mecalleri yoktur.

İşte bu nedenledir ki ülkemin üzerindeki kara bulutlar pek dağılmaz. Çöreklenir de çöreklenir. Kara düşüncelerle gezenler çoğalınca aydını koruyup kollayacak devlet gücü de zafiyete uğrar. Çünkü demokrasi anlayışı da seçim sistemi de kararan kafaların amaçları doğrultusunda kullanılır. Koltuk kapmak için herşeyini feda edebilecek cahiller ordusu hükümetleri ele geçirirler.

"Hamil Kart Yakinimdir" anlayışıyla gerçek aydının görev alması gereken eğitim ve kültür makamları kara kafaların mekanı olur. Böylece küskünler ordusuna katılan aydınlar yalnızlığa itilirler. Sadece büyük şehirlerde azınlıkta kalan bilginler güçlerini yeterince duyuramazlar. Meydan kara cahillere kalır.

Peki bu böyle devam etmeli midir? Elbette hayır!

Yarım asırdan bu yana ülkemin aydınları siyasette boy göstermedikleri için meydan karanlıklara terk edilmiştir. Şimdi aydınımız uyanmalı. Siyasi kadrolarda sesini duyurmalı ve devletin egemen güçleri içinde yerini almalıdır.

Aydınlanmanın bir koşulu da yetkili makamların bilginlerce yönetilmesidir. Yıllardır siyaset meydanlarında hep aynı terane çalınıyor. Kısır döngüye bir Dur! demenin zamanı geldi ve geçiyor.

Seçim sisteminden mi şikayet ediyoruz? Yöneticilerimizin cahillinden, aymazlığından mı, beceriksizliklerinden mi yakınıyoruz? O halde buyrun siyasete... Ülkenin yönetimine soyununuz.

Gerçek aydınlar, harekete geçiniz! Sıkıntıları yok etmek ve ülkenin geleceğini aydınlatmak istiyorsanız meydanı cahillere bırakmayınız. Ülke yönetiminde söz sahibi olunuz.

Aydınlarının yalnızlığa gömüldüğü ülkede, bilgininin söz sahibi olamadığı vatan topraklarında kötü beslenmekten, hastane köşelerinde sürünmekten, kaliteli bir eğitim alamamaktan, çirkin siyasetçiden şikayet etmeye kimsenin hakkı yoktur.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Gerçek aydınlarımız medyatik güzellerle yarışıyorlar. "Aydın" kavramı tıpkı "Sanatçı" kavramı gibi karmakarışık oldu. Bazen düşünüyorum, halk gerçekten bunu mu istiyor diye...Sevgiler, kendine iyi bak.

Esma KAHRAMAN 
 27.06.2008 13:50
Cevap :
Sevgili Esma Kardeşim, Ülkemizin makus talihini yenecek olanlar gerçek aydınlarımızdır...Yasaların zincirleriyle kuşatılmış olan bu guruplar, içlerine kapanıp kaldılar...Meydan ''At hırsızlarına '' kaldı...Aslında ,aydınlarımızın aktif siyaset içinde daha üretken olmaları gerekiyor...Bu nedenle akıllı ve uygar insanların kendi siyasi partilerini kurmaları gerekiyor...Işıklı bir gelecek için...İnsanca yaşam için...Katkınız için teşekkür eder sevgilerimi sunarım...  27.06.2008 16:03
 

Çok yerinde vurgulamalar yapmışsınız çıkış yollarınında altını çizmişsiniz.Eksik olmayın.Amma velakin Ülke yönetiminde söz sahibi olmak,siyasete soyunmak bu kadar kolaymıdır ? Su başlarına devler çöreklenmiş otururken bu güzelim memlekette.Saygılar sunuyorum...

TEKBAŞINA 
 12.06.2008 17:44
Cevap :
Değerli dost,Aslında ülkemiz şu sıralarda bir siyasi aymazlık içerisindedir. Halk yığınları geçmişte olduğu gibi şimdi de bir kurtarıcı aydın ve yürekli bir lider arayışındadır. Bizim halkımızın genetiğinde vardır bu !..Futbol takımlarının alt yapılarından gelen enerjik oyuncuların başarıyı yakaladıkları gibi siyasi arenada aydın ve aktif gençlerin siyasete atılmaları ve özendirilmeleriyle geleceği kurtarabiliriz.''Su uyur;düşman uyumaz.'' Atasözünde olduğu gibi Cumhuriyet kazanımlarına düşman guruplar uyumamaktadır.Yaşadığım kentte, hak etmeyeyenlere, yeni siyasi köleler yetiştirmek için kömür dağıtımları sürekli yapılmaktadır.Muhalefet seyretmekle yetinmektedir.Örgütsüz aydınlar,şarzı bitmiş piller gibidir...Dağılmış ve bitik bir halkla Anadolu ihtilalini gerçekleştiren Atatürk'ü örnek almak gerekir...Yeniden yapılanmak için hepimiz siyaset sahnelerinde yer almalıyız...Yoksa sadece sızlanmakla geçer günlerimiz...Saygılarımla...  12.06.2008 23:09
 

"Uğurlar olsun" diye uğurladığımız sevgili Uğur Mumcu nasıl da güzel anlatmıştır; "cahilliğimizi"; bir cümlesiyle. Şimdi çocukalarımız bir şeylerden yakındığında, örn: üniversiteye giriş sınavı, onlara şunu söylüyorum; "Bu yakındıklarınızı unutmayın ve karar verici makamlara geldiğinizde, değiştirmek için elinizden geleni yapın. Tabi sistemin içinde kaybolmazlarsa ya onlar henüz bu tehlikenin farkında değil. Sevgiler, maviyle.

derinmavi.. 
 12.03.2008 13:41
Cevap :
Gönlünüze sağlık...Ne ekersek onu biçeceğiz...Saygılarımla...  12.03.2008 20:05
 

Katıldığım bazı seminerlerde ya da konferanslarda ( hizmet ayaklarına kadar gelmiş oysa) hep aynı siluetleri görüyorum ..Zaten o kişiler bu işin bilincinde anlatılanların öneminin farkında..Asıl dinlemesi gereken kişiler orada yok.Haberleri bile olmuyor belki..Belki de seminer ne konferans ne bilmiyorlar... Farkında olan kişiler bildikleri şeyleri tekrar tekrar dinlerken bunu kendine iş edinmişken dinlemesi, öğrenmesi gereken kişiler neredeler... Onları kabuklarından çıkarmak hayata daha geniş bir yelpazeden bakmalarını sağlamak bu kadar zor mu...Nedense şimdi Aziz Nesin'i hatırladım... Türk Milleti hakkında söylediklerini...Çok konuştum... Sağlıcakla kalın.

papatya altı yüz elli 
 26.12.2007 9:55
Cevap :
Sevgili Papatya,Kişiler bilgi ve görgü dağarcıklarında ne varsa onu ortaya döküyorlar...Eğitim dünyamızda da maalesef,gün geçtikçe bu ''Yoz'' kişilerin sayısı artıyor...Okumayan,tiyatroya gitmeyen,sevgiden nasibini alamamış bir çok zavallının sadece ''Test sınavları'' ölçeğinde ''Öğretmen yapıldıklarını(?) gözlemliyorum.Bendeniz,üniversiteden 16 bin öğretmen yetiştirmiştim.Her öğrencimi sanat dallarından biriyle ilgilenmeden mezun etmedim.Emekli sürecinde önemli bir kolejde yöneticilik yaptım.Öğretmenlik için başvuran bir çok adaya mülakatlarda:''Sizce SEVGİ nedir ?'';''Hocalarınızın yazdığı kitapları anlatın'';''Son izlediğiniz üç semineri özetleyin '' Gibi sorularım karşısında çoğunun bocaladığına tanık olmuştum.Son yıllardaki olmayan eğitim siyasetinin sonucudur bu...Cahil,''Yöneticilerin'' bu ülkeye yaptıkları en büyük ihanettir bu...Teşekkürlerimle sevgilerimi sunarım...  26.12.2007 13:15
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 1521
Toplam yorum
: 9157
Toplam mesaj
: 558
Ort. okunma sayısı
: 1609
Kayıt tarihi
: 23.06.07
 
 

İnsan yontmakla geçti ömr-ü baharı... Güzel ve canlı heykeller yaptı... Kimisinin içi çabuk boşal..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster