Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

10 Temmuz '08

 
Kategori
Gündelik Yaşam
Okunma Sayısı
1223
 

Sibel Can ve İsmail YK

Sibel Can ve İsmail YK
 

Popüler sanatçılara Festivallerde panellere katılma zorunluluğu istiyoruz


Bu bir yakarış mı?
Evet!..

Kime?
Belediye Başkanlarına, Belediye Meclis Üyelerine ve hepsinden önemlisi temsilci olarak o kişilere kenti teslim eden seçmenlere...


Anadolu Ajansı’nın Kültür Bakanlığı verilerine dayanarak geçtiği habere göre ‘bu yıl, Türkiye’nin 81 ilinin tamamında festival, şenlik, özel gün, özel hafta ve şölen adı altında yaklaşık 1.323 etkinlik yapılıyor.’ Bu etkinlik listelerini incelediğinizde pilav, karpuz,yoğurt, kiraz gibi yiyeceklerden yağmur duasına, çiçek, çocuk ve spordan turizme, bir çok alanda, yaklaşık bin 323 festival, anma günü, şenlik ve şölen yapılıyor..

Anadolu Ajansı’nın listesinde olmayan festivallerde var. Örneğin Büyükçekmece, Beylikdüzü, Kıraç, Yakuplu, Avcılar, Çatalca, Küçükçekmece’deki etkinlikler yer almamış. Bu da verilen sayının doğru olmadığını, en az ikiye katlamak gerektiğini gösteriyor..

Şimdi. “Festival” kavramı aklınıza ilk neyi getiriyor?

”Hangi şarkıcılar nerede çıkıyor?”

Büyük çoğunluğun aklına ilk gelen bu... Kimi yerde 3 gün, kiminde7 bazı kalın kasalılarda ise 30 gün sürebiliyor bu festivaller...En küçük festivalin bütçesi asgari 300 bin YTL.. süre uzadıkça bütçe büyüyor, ucu açık yani!.. Şimdi Ferhat göçerli, Sezen Aksulu bir Festivalin 200 bin YTL’ye çıktığını söylerseniz ağızlar bırakılıp başka yerle gülebilir insanlar...

Nedir Festival ?

“Festival, genellikle yerel bir topluluk tarafından belirlenmiş ve geleneksel olmuş gün ve tarihlerde kutlanan, yapıldığı yörenin imgesi hâline gelmiş etkinlikler bütünüdür. Festival kelimesi Latince festa kelimesinden gelir. İlk kez 1200'lü yılların başında kullanıma girmiş ve yerleşmiştir. Festivaller genelde doyasıya yemeklerin yendiği, çevrenin en güzel şekilde süslenip, temizlendiği olgulardır.” Diyor vikipedi.. Türk Dil Kurumu da ise dört ayrı açıklaması var. Ancak yurttaşların büyük bölümünün kafasında ‘ yapıldığı süre içinde akşam sahne alıp canlı müzik eşliğinde izlenen sanatçılar topluluğu” Şimdi bir konuşmayı aktarmak istiyorum. İki ‘AYDIN (!)’ bildiğim kişi arasındaki konuşma..

- Bu yıl festivalde neler var?

- Valla bizde bi halt yok. Bir iki türkücü ile arabeskçi var. YK mı neymiş o bir de galiba. Halbuki getirseler ya Edip Akbayram’ı, Grup yorum’u falan.. Bunlar bu işten anlamıyo abi..

- E oğlum AKP bunlar. Ahmet Kaya getirecek halleri yok ya! ( Kaya’yı hayatta sanıyor abi halen)

- Ama Beylikdüzü Sezen Aksu’yu Ferhat Göçerli yapıyomuş.. El oğlu çalışıyo abi...

Biliriz ki! Sayın yöneticiler,yoğunlukları nedeniyle bizim blogları okuma fırsatı bulamıyorlar.. Hoş okusalar da pek dinleyeceklerini sanmıyorum ya! Ama üç beş arkadaş bu yazdıklarıma katılıp çevrelerinde benzer konuşmalar ile kamuoyu yaratmaya çalışırlarsa, gelecekte festivaller ‘ FESTİVAL!” olmaktan çıkıp gerçek festival olurlar...

Eğlence olmalı elbet. Halk ücretsiz izleyebilmeli sevdiği ya da popüler olmuş şarkıcıları. Ancak Çevre, ekonomi, sağlık, spor, edebiyat, tarih, coğrafya, plastik sanatlar... (Bu örnekler çoğalabilir elbet) ile ilgili uzmanlarda davet edilip halkın bilinçlenmesine katkı sağlamak da gerekmez mi?

- Ohooo uçmuşsun arkadaşım sen? Kim katılır bu etkinliklere?

Diyenleriniz çıkacak biliyorum.. Peki gece sahne alacak şarkıcıya böyle bir zorunluluk getirilse.. Örneğin Çevre uzmanının yanına Sibel can koysak, o da panele eşlik etse 15-20 kişi ile sınırlı kalır mı o panel ya da seminer veya konferans... Eminim yüzlerce insan salon dışında kalacaktır.. İçeri girebilme şansı yakalayanların yüzde 30’u ekolojik denge ile ilgili bir şeyler öğrenmiş olsa fena mı olur ?

Bu örneği farklı alanlara yerleştirmek olası..

Şimdiii... Sayın Başkanlara, Meclis Üyelerine yakarıyorum.. Lütfen bir sonraki festivalde halen iş başında kalırsanız, benzer bir yöntem geliştirin. Bakın göreceksiniz ki bilinçli bir yurttaşlar topluluğunu yönetmek bugünden çok daha kolay ve keyifli olacak...

Seçmenlere gelince... Birkaç torba kömür, oğlunu bedava sünnet ettirebilme, pirinç-makarna vb. gıda maddeleri ile dolu erzak torbası’na oy verdiğiniz yöneticilerin bir şarkıcıya verdikleri milyarlar ile size kaç torba daha kömür verebileceğini bi hesaplayın..İstihdam yaratamayan beceriksiz siyasilerin, muhtaç topluluklar üretme çabalarına katkı sağlayan “Sizi eğlendiriyoruz” safsatalarının altında yatanları bi kerecik düşünün ve bir kere olsun kendiniz için bir şey yapın ve sorun “ Kaç liramız gitti başkan?”

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Varsayalım ki dediğin oldu, panele çıktılar popüler sanatçılar. Sanatçıların parasını kim veriyor ?Dakka başı elekmtrik zammını kim yapıyor? Enflasyonun oranını gerçeklere aykırı kim ilan ediyor resmen ?Bu ülkenin 5, 10 sene sonrasına dair bir çevre, küresel ısınma politikası var mı? Sen hiç küresel ısınma ve çevre projelerine yatırım yapıldıını, sütçe ayrıldığını duydun mu ? Bu ultra süper paralar kimlerden çıkıyor? Neden çıkıyor? Kimler paylarını alıyor? Bu kimliği, hüviyeti olmayan, kültüre en ufak katkısı olmayan festival bütçeleri ile neler yapılır o kente, kültüre dair ? En çok da neye gıcık oluyorum biliyo musun, plastik palmiyelere ! bur bulsam onları her belediyeye satan adamları!!!! Teşekkür ve sevgilerimle....

Neşe İleri 
 14.07.2008 15:41
 

Festivaller de amacından saptırılıyor maalesef pek çok şeyde olduğu gibi... Sevgilerimle...

Sema Sener 
 14.07.2008 12:00
 

Sinan Aygün, bunlar beni zorla başbakan yapacklar diyormuş ya bunlar da seni zorla belediye başkanı yaparlar a güzel kardeşim...

yeşilsoğan 
 11.07.2008 22:43
Cevap :
:)) Sagol... Ancak, Gençlere şans tanımak gerektiğine inanıyorum. Onlar bizim deneyimlerimizden yararlansınlar yeni şeyler üretsinler yeter.. BUnu "yaşlandık" anlamında algılama. Ancak bizim önümüzdeki andavallıların bize tanımadıkları şansları biz de gençlere tanımazsak yalnızca bloglar da yazar , meyhanelerde devrim yapmaktan öte gidemeyiz:))) Seni seviyorum kardeşim.  12.07.2008 17:23
 

Bir çevre bilimcinin yanına bir de hariçten gazel okuyan ses sanatçısı çok yakışır izlediğimiz kadarıyla bir çok sanatçımız kültürel donanım olarak çok eksik hele bir ibrahim ağabeyimiz var şarkı söylerse mest oluyoruz, espiri yaparsa kahroluyoruz.Sevgilerimle

Zaman sonra 
 10.07.2008 21:29
Cevap :
Sevgili kardeşim, "Teşbihte hata olmaz" der atalar.. Bu vecizden haraketle şunu aktarmak isterim. ilk ve sonbahar mevsimlerinde, kırsal çocukları ve gençleri ellerinde ağlar ile kuş avlamaya giderler. ( Bunlar ötücü kuşyardır)Yanlarında kafes içinde iyi öten bir kuş götürürler ve ağı kurup içine bir tutam çalı ile birlikte yanına kafesi bırakırlar. Kafesteki kuşun ötmesine kimi yörelerde 'tütekleme' denir. Bunu insanlar dudaklarını büzüştürerek garip ses çıkararakta yaparlar.. Böylece kuş sürüleri gelir ve bir yada bir kaç tanesi ağ içinde kalır. Avcı genç ya da çocuk amacına ulaşmıştır:)) Bizde ki amaç tusak etmek değil, özgürlük kazanmasına ve bilinçlenmesine ilişkin bir tütekleme yöntemi!!! Anladın sen onu :))) Sevgiyle  10.07.2008 22:50
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 126
Toplam yorum
: 807
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 1214
Kayıt tarihi
: 10.09.06
 
 

48 yıldır yaşıyorum.Gazeteciyim, müzisyenim, babayım... Önce insan ve iyi bir yurttaş olabilme çab..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster