Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

15 Aralık '09

 
Kategori
Siyaset
Okunma Sayısı
424
 

Sığ sularda demokrasi sandalı yüzdürülemez! ... / ''Türkiye Defteri''

Sığ sularda demokrasi sandalı yüzdürülemez! ... / ''Türkiye Defteri''
 

Bu gün ülkede, erki tümüyle ele geçirmeye çalışan muhafazakar liberal görüntülü bir AKP'yle, onun, içerden ve dışardan aldığı moral desteğe karşılık pek de bir şey yapamamalarına rağmen, ''varolan durum'' u bile içlerine bir türlü sindiremeyen ve gene sağ kesimde, genel durumlarını korumaya çalışan, statükocu, milliyetçi ve de aşırı milliyetçi siyasi partilerin, bir savaşımı var!...

Görünen son durumlar göstermektedir ki, AKP ve diğer mevcut partilerin erk mücadelesi, ülkedeki bu reel siyasi yaşama artık farklı ve gerekli bir vizörden bakan ve onlardan farklı düşünen, bağımsız kişi ve insanların yapmaya çalışacakları, halktan ve demokrasiden yana üretilecek yeni politikalarla, belki değişebilecek!...

Birde, şimdilik Ankara'da siyasi varlığını duyurmaya çalışan, DTP ve belli bir kesimi kucaklayan Kürt hareketi var...

Yani; mevcut anayasamızın 68. ve 69.maddelerine uygun bir şekilde karar veren mahkemenin, gerekçeli kapanış kararını beklerken, biraz da, Ankara'daki siyasi geleneğe bağlı olduğu için, her şeyi, yüzüne gözüne bulaştıran, kendi içinde de farklı siyasi kanatların dalaştığı etnik, milliyetçi, toplumcu temelde bir politika yapmaya çalışan ve gene, biraz da kendi marifetsizliğinden dolayı kapatılan, sözümona, Kürtlerin tek temsilcisi DTP!...

Demokratik yollardan, siyasi bir konsensüsle, bu ülkenin önünü tıkayan 12 Eylül Anayasası'nın tevkifinin kaçınılmaz olduğu bir dönemde, şimdi bu kapatmayla başlatılan kaos ortamı ve yeni olumsuz süreçle, çok daha geniş bir kitleyle buluşma şansı artan DTP!...

Ülkede barışa giden bir süreç içinde, kısa bir zaman geçtikten sonra birden, siyaseten garip şeylerin hızlı bir şekilde gelişmesi, sürecin hızla ters yüz edilmesi, bir siyaset laboratuarı olan bu ülkeyi izleyen dünya siyasetçileri için de garipsenecek bir şey değil midir?...

Sanki ağır aksak bir yola girmeye çalıştırılan bu sürecin ilerlemesi, birilerinin işine gelmemektedir!... İnsan bu ülkede 1980 sonrası hızla ivmelenen PKK'nin, barış süreci girişimleri içinde yaptıklarına bakınca, kendi içlerinde de , bir şekilde bu süreçlerin baltalanmaya çalışıldığını görmektedir... Bu durum da ister istemez insanda, bu örgütün farklı büyüklükte nihai hedefleri olduğunu ve bundan dolayı da, bu barışcıl süreçleri sistematik bir şekilde baltalamaya çalıştığı izlenimi yaratıyor!...

Geçmiş zamanların İTC' sini iyice çağrıştırmaya başlayan etkin Kürt siyasi hareketi, parlemento içinde ve maalesef dışında yaptıkları eylemler toplamında, maksimalist hayallere şimdiden daldıklarını (anlayana) gösterseler bile, olan, bu ülkede yaşayan, aynı dini ve toplumsal değerleri paylaşan, hem Kürtler'e hem de Türkler'e oluyor!... Yüzyıllardır bir arada yaşamış ve laik cumhuriyet sürecinde, zorunlu demografik hareketlerin de etkisiyle, geçen yüzyıla kadar hiç olmayan, sonra büyük bir şekilde hızla karışıp, kaynaşmış bu halkın çocukları, birbirlerine zoraki düşman yapılmaya çalışılıyor!...

Aklı başında Kürtler, PKK'nın bağımsız, büyük Kürdistan hayallerinin başlarına açağı büyük belayı görüyorlar!... Ülkenin yapay bir yol ayrımına götürüldüğünü hissediyorlar... Gerekli ve yeterli tarih bilincinden yoksun, romantik ve sözümona aydın, bir grup Kürt entelenjensiyası, aynen, yaklaşık yüzyıl önce Ermeni enetelijansiyasının dar zihniyet ve küçük hesaplarla, halkına karşı yaptığı acımasız hareketleri bir şekilde tekrar etmeye çalışıyorlar!... Ülkeyi zorla bir ''Yol ayrımı'' na, bu sistemden beslenenlerin de, basiretsizliğiyle hep birlikte götürmeye çalışıyorlar!...

Ülkede, herkese lazım olan ileri bir demokrasiyi kurmaya katkı sunmak yerine, Ortadoğu halklarına biraz daha özgü olan bir şekilde, bir mehdi ya da bir kült liderle(!), yoksul, eğitimsiz, bilgisiz ve de çaresiz kitleleri peşlerinden, geleceği belirsiz, karanlık bir hedefe doğru, sürüklemeye çalışıyorlar...

İleri bir demokrasiye olan açlığın, yeni adil bir anayasanın, adaletin, eşitliğin ve özgürlüğün, bu ülkede her zamandan çok daha fazla, gene bu ülkede yaşayan halklara lazım ve de elzem olduğu ve bunun için hep birlikte hareket edilmesi gereken bu günlerde, demokrat ve yurtsever Kürtler de, mevcut durumlarını İmralı'daki kült lider ve şürekasına karşı korkmadan, çekinmeden sorgulayabilme marifetini kazanmaya başladıklarında, birçok şey de bu ülkede değişmeye başlayacaktır!...

14.aralık.2009 / Tarabya,

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

En büyük sıkıntımız,iktidara gelenlerle muhalefettekilerin kısır çatışmaları...Güney Korede,Japonyada parlamenterler sürekli proje yarışındalar. Dosyası,projesi tabanda kabul görmeyenler dışlanıyor...Bizimkiler ,tepeden tabana kitap bile okumuyorlar...Proje ve kalkınma planları göstermelik...-Kapat ve Aç yapılan -parti de son bilimsel anketlere göre de Kürtleri temsil etmiyor.Terörden nemalanan küçük bir anarşist grup...Geniş halk yığınlarını uyaracak ve topyekün harekete geçirecek yurtsever bir ekibin yetişmesi gerekiyor...Saygılarımla...

Mesut Selek 
 18.12.2009 22:56
Cevap :
Yorum için teşekkürlerimle.Dostça selamlarımla.  18.12.2009 23:37
 

Değerli Zeki Etferat, Bilirsiniz, demokrasi anlayışı; hem gelişmenin, hem de kaliteli bir yaşamın gereğidir. Ancak, bunun için demokrasi bizlerden erdemli, aydın vatandaşlar istemektedir. Diğer ifadesiyle demokrasi, aydın ülke insanlarının belirli sayıya ulaşmadığı durumlarda bir hayal olarak kalmaktadır. Ne zamanki, ülkemizdeki medya çoksesli, çok görüşlü hale geldi, yavaş yavaş hem devlet, hem kurumları, hem de siyasetçiler sorgulanır hale gelmiştir. Bu yol, bizleri diğer gelişmiş ülkelerde olduğu gibi ileriye daha hızlı taşıyacaktır. Ve ülkede; ne haber yerine, kişisel kazancı için yönlendiren medya kalacak, ne de seçmenini saf, anlamaz yerine koyan siyasetçiler. Aydınlanma süreci, halkımızın daha fazla okuması, araştırmasıyla artarak devam edecektir. Sağlıcakla kalınız.

Canmehmet 
 15.12.2009 15:04
Cevap :
Hep istenen; her şey kendi doğal mecrasında, acaba bu hala mümkün mü?Her şeyin mahsuscuktan yapıldığı bir ülke... Sağ da ve de solda,hırs,küçük çıkarlar, sınırsız riya ve rüya!... Fergana'dan, Cordoba'ya uzanan doğunun kristal, berrak bilim ışığı!...Endülüs okullarında eğitim alan papalar ve şürekaları, prensler ve fodal bey çocukları!... Bilimden yana olan Gazi Mustafa Kemal Paşa, boşuna mı en yetkin elden Kuran'ı Türkçe'ye kazandırmış... Oku ve anla,diye!...Ve iyi bir Müslüman ve iyi bir demokrat olmak için, her şeyden önce iyi bir insan olmanın gerekliliği... Bizden alınan değerlerle örülen batıdaki demokrasiyi şimdi halk için, kendi değerlerimizi kuyudan çıkarıp,bilinçle örme zamanı!...Başka ve çok küçük bir dünyadan gelmiş gibi görünen ülke insanlarının; töre,kör gelenekçilik, derin devlet ve derin din arasındaki kıstırılmışların,cellatlarına gülümsemesi!Şimdi acil,bu insanları da eğitme zamanı...Bunun içinde,aydınlanma zamanı!..Bir de,''Altına,gümüşe tapanlara lanet olsun!''  16.12.2009 0:47
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 392
Toplam yorum
: 729
Toplam mesaj
: 164
Ort. okunma sayısı
: 4292
Kayıt tarihi
: 12.03.07
 
 

İstanbul doğumluyum. Sağlıklı beslenme, yüzme, doğada yürüyüş ve çevre özel ilgi alanlarım. Şiiri ve..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster