Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

13 Ocak '09

 
Kategori
Blog
Okunma Sayısı
435
 

Şimdi de ben soruyorum!

Şimdi de ben soruyorum!
 

Milliyet blog


Daha önce söz konusu bir araştırma için yazdığım NE olmuş yani? sıra no (106) bloğumdaki 52 arkadaştan 42 tanesine Konuyla ilgili mesaj çekmiştim.

Mesajın içeriği:

Merhaba; Sevgili… … Tarihinde milliyet bloğa üye olmuşsunuz ve şu ana kadar… adet blog yazmışsınız. Siz milliyet blog'ta üye olmanıza rağmen neden yazmıyorsunuz veya neden vazgeçtiniz? Bu konudaki Küçük araştırmama katkı için, konuyla ilgili sayfama ..... iki cümle yorum yazarsanız çok sevineceğim. Şimdiden teşekkür ederim. Saygılar...

Bu arkadaşların üçünden cevap geldi (!)

1-Demircekon Yüceil: Cevap: Paylaşılan bloglarda yazmanın bir sorumluluk getirdiğini düşünüyorum. Bu nedenle sık yazmak yerine uzunca bir süre araştırıp herkesin anlayacağı biçimde özet olarak yazmaya çalışıyorum. İlkyazım Demokrasi denilen iki yüzlülük üzerineydi. Hiç yorum almaması benim için ilginç. Yakında "Enerjide Evrim Yönetimi" çalışmamı bitireceğim. Belki o zaman bir makale daha yazarım.

2- Deniz Aygün: Cevap: “Blog mantığı bana ters geliyor sanırım, yani sık sık bir şeyler yazmak… Yazınca düşünerek, uzun uzun düşünerek, yazdığım şey birilerinin işine yarasın niyetini taşıdığım için, çalakalem bir şeyler yazmaktan kaçıyorum elimden geldiğince. Milliyet Blog’daki pek çok yazı okumaya bile değmez nitelikte zira. Aslında belki de blog böyle bir şey ama ben yapamıyorum işte:) Bugüne kadar sadece 2 yazı yazmamın nedeni de basit ama bu. Saygılar, iyi bayramlar”

3- Sohom: Cevap: “Yazmak canımı acıtıyor…” Saygılarımızla…

Ali Nejat arkadaşımız mesajımı yayınlamış fakat cevap yazmamış! Alper Öngül arkadaşımız ise benim mesajımdan sonra gelen, yeni yıl mesajını yayınlamış fakat benim mesajımı kale almamış! (Belki de benim mesajım yolda kaybolmuştur)

Geri kalan mesaj yolladığım 37 blog yazarından ve mesaj yollayamadığım 10 kişiyi de eklerseniz 47 blog yazarından görüntü var ses yok! Hiçbir hayat belirtisi görünmüyor maalesef!

Bana göre gelen üç cevap’ta yerinde!

Bir arkadaşımız, seçilmiş blogların içinden alıntılar yaparak soruyor ya; “filanca kişinin, şunun için böyle dediğini, bunun için şöyle söylediğini biliyor musunuz?” Diye.

İşte oralarda ve benzeri yerlerde yazılan ve o yazılara gelen yorumlarda biz birbirimizin çok farklı yanlarını, farklı yüzlerini görüyoruz! Tıpkı akşam haberlerinde (bu ara seçimler yüzünden olsa gerek) çoğu kez bize travma yaşatan, doğruluğu teyit edilmemiş yasallaşmamış haberlerin öngörüleri gibi!

Ertesi akşam aynı kanalın aynı haberden hiç bahsetmediğini gördüğümüzde bir takım medyanın, haber kanallarının, güncelliklerden bu kadar istifade etmesinin altında, sadece iktidarı yıkmak için bu yola başvurduğunu anlamamız hiç te zor olmuyor!
Özellikle topluma mal olmuş dürüstlük ve tarafsızlıkları ile şöhret olmuş gazetecilerdeki değişikliliği gördükten sonra “Ört ki ölem”

Burada ise yöntem farklı!

“Güncelliğin şaşası, geleceğin aynasıdır” diye bir söz üreterek; absürt yazılara (!) mektep medrese görmüş kalburüstü, insanlardan makbul ve mülayim yorumlar geldiği bir ortamda yukarıdaki arkadaşlara hak vermemek elde mi?
Kendime malzeme çıkartmak için değil, vakit buldukça yazılan yazılardan bir şeyler öğrenmek için okumayı tercih ederim ve bu arada okuduklarımdan, önemli bilgileri not alırım!

Örneğin:
— Müthiş istatiki bilgilerimin arasında “Dostluk sanal verdiği acı gerçek! “ yazımda bahsettiğim rahmetli Orhan Ertuğrul ağabeyimin eşinin de, bir blog yazarı “68’li olduğunu siz, biliyor musunuz?

—Son yazım da” İçime ukde kaldı!Her insanın başına gelebilecek bir olaydan! Şimdiye kadar okuyanların (66) bundan bir şey çıkaramayacak kadar saf olduğunu ( saf: yağmur damlası kadar temiz!) veya duyarsız kaldığını biliyor musunuz?

Aynı anda başka bir sitede yayına verdiğim bu yazıma 75 başsağlığı mesajı geldiğini biliyor musunuz?

— Her şeye rağmen bir gün, burasının olduğundan daha tertipli, daha duyarlı, daha verimli, daha güzel olacağının umudunu içimde koruduğumu ve yine her şeye rağmen, burada çok sevdiğim dostlarımın, arkadaşlarımın ve kardeşlerimin olduğunu bilmenizi istiyorum!

Sevgi ve saygılarımla


Tüm yazdıklarım!

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Duygusuz da değilim. Ama mazeretim var. Çok geçerli bir mazeret olsa da özürlerimle birlikte başsağlığı diliyorum. Sevgilerimle...

narçiçeği 
 13.01.2009 19:55
Cevap :
Sevgili narçiçeği, ben de dostlar sağ olsun diyor ve mazeretiniz olmasa da duyarsız sözümün genele ait olmadığının altını çizmek istiyorum. Hele ki sizi tanımış biri olarak bu mümkün mü? Belki bu serzenişimi haklı gösterecek kendimce nedenlerim var ama her ne olursa olsun, bakın şimdi hicap duydum! Keşke sen, sen, sen diyebilseydim! Asıl ben sizi kırdıysam özür dilerim. Sevgi ve saygılarımla, ayrıca ailenize selamlar…  13.01.2009 22:59
 

Bloğa yeni gelene şööööyle bir bakıyoruz, süzüyoruz. Tepesinden aşağıya bakmıyoruz. ( O kısma sonra icabederse geliriz elbet diyerek mim koyarak) Sonracığıma, şasine bakıyoruz, vuruk mu, eğri mi diye. Kaportasına bakıyoruz. 'Sizi şöyyyyle' alalım diyerek hep birlikte ' HOŞGELDİN' çektiğimizde, yeni arkadaş, hem şaşırıyor, hem mana veremiyor hem bu derin ilgiden seviniyor. Sonra n'apıyoruz? Hep birlikte arkamızı dönüp, unututup gidiyoruz. Bu madolyonun bir tarafı sevgili Hocam. Aynı insanlar yazsın diye elinden tutarak klavyede yazdırmağa yardım edecek halimiz yok. Kafasında yani sepetinde pamuk varsa, oturur adam gibi yazar. Yoksa, saf dışı kalır. Mesele budur. Sıkma canını. Ağlayak da gözden, sızlayak da yürekten mi olak gardaş!..Selamlar.

Muzaffer Cellek 
 13.01.2009 19:06
Cevap :
Haklısın Muzaffer Bey, kimseyi elinden tutup zorla yazdıracak halimiz yok tabi. İşin bu kısmı bir süre önce yazılmış bir yazının açık kalan kapısıydı. Çok şükür bu konu bitti. Dediğiniz gibi bloga ilk gelenlere hoş geldin diyoruz. Ben de önceden bir kaç kere demiştim. Fakat artık demiyorum (!) kim gelmiş, kim gelmemiş hiç umurumda bile değil. Buranın Kordon boyundan veya Bakırköy meydanından farkı var mı? Varsa ne o zaman? Hiç kimseye “hoş geldin” veya “güle güle” deme mecburiyetimiz yok. Bizi ilgilendiren blog geneli üzerine yazılmış yazılar ve kendi yazımıza gelen yorumlardır. Bu ilişkilerin sonunda arkadaşlar arasında yakınlaşma normaldir. Kutuplaşma da. Fakat aynı düşünceye sahip olmasak bile saygı çerçevesinde sürdürülebilir ilişkilerdir sağlıklı olan. İyi de hatır gönül dinlemeden kılıcını savuranlar sonra başımıza iyilik meleği kesiliyor! Dediğiniz gibi ne gözden, ne yürekten olmayı istemem doğrusu! Bir de dar canlı olmasam, zaten o yüzden balıkta tutamıyorum:)) Sevgi ve syglar  15.01.2009 11:53
 

okudum. Kafam bir çok yere birden çarptı. Çok özür diliyor, saygılarımı sunuyorum.

Mustafa Tayfun 
 13.01.2009 14:58
Cevap :
Sevgili arkadaşım umarım başınıza bir zarar gelmemiştir:)) Oysa yolları o kadar geniş ve ılıman tuttum. Biz ne dünü, ne bu günü unuturuz... bir yerde bekletiriz. "Hamdım, oldum... Sevdayı en umulmadık yerde buldum." hesabı! Bütün hesaplar kapatılsın/ ölümlü dünya/ alacaklar alınsın/ borçlar ödensin/ kalmasın ahrete bir dava. İyi ki varsınız, özrün başım üstüne. Sevgi ve saygılarımla çok sağ olun…  13.01.2009 17:33
 

Okunma kriterleri malüm biliyorsun, başlık ve giriş çok önemli ! Oysa siz konuya ilerleyen satırlarda giriyorsunuz, bu nedenle farkedilmemiş olabilir! Ayrıca o günkü blog yoğunluğu da önemli bir etken, belki de en dip sayfalarda kayboldu gitti. Tıpkı benim "Kaskatı yüreklerin sırıttığı savaş" yazım gibi, günlerdir 69 dedi 70 demedi ne yazıkki! (İlham perisi başlığı bile buna örnektir, oysa polemik çağrıştıran ilham şeytanı olsaydı ilgi daha farklı olurdu) Geç de olsa özürlerimi kabul etmenizi rica ediyorum.. Saygılarımla...

Arif ÖĞÜTÇÜ 
 13.01.2009 11:56
Cevap :
Haklısın Arif Bey, öğreneceğimiz çok şey var daha (!) belki de biliyoruz da, kendimize yakıştıramıyoruz. Olamaz mı? Özrünüz kabul edilmiştir başım üstüne:)) sağ olun. Sevgi ve saygılarımla…  13.01.2009 12:44
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 439
Toplam yorum
: 1049
Toplam mesaj
: 121
Ort. okunma sayısı
: 801
Kayıt tarihi
: 07.01.07
 
 

Milliyet Blog’a hangi vesile ile kayıt olduğumu doğrusu hatırlamıyorum!  Bende birçoğunuz gibi ya..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster