Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 
 

kevser şekercioğlu akın

http://blog.milliyet.com.tr/kevser

11 Mart '15

 
Kategori
Gündelik Yaşam
Okunma Sayısı
250
 

Şimdi olmaz Sevgilim

Şimdi olmaz Sevgilim
 

alıntıdır


Bazen birilerini size kötü bir şey yapmasalar da hiç sevmezsiniz. Gösterdiği yakınlıktan rahatsız olursunuz, nedeni yoktur ama samimiyetlerinde bir samimiyetsizlik, bir yalan, altta yatan bir boşluk ne bileyim herkes yaşamıştır bunu eminim. Hiç içiniz ısınmaz, frekansınız tutmaz konuşmak bile ağır gelir. 
 
Hayır, özel-aşk-meşk ilişkilerinden bahsetmiyorum. Öyle olsa aşkta bu kadar yanılgı yaşanmazdı elbette. Benim bahsettiğim iş arkadaşları, zorunlu saatlerde birlikte olma durumu. Belki, birebir bizi kapsamayan, yakınlarımızın ilişki içinde olduğu insanlarla iletişim kurma zorunluluğundan bahsediyorum. Öylesine sürdürülse de olabilecek ilişki biçimlerinden; kısa iyi niyet sohbetleri, bir iki zorunlu kahve içimi, samimiyetsiz gülümsemeler, ıhhh-ıhhh'lı onay mimikleri falan. 
 
Bazen de birilerini hiç sorgulamadan, içten kabul edersiniz. Aynı şehirde doğmuş olmak gerekmez, aynı aileden olmak, komşu olmak bile gerekmez. Gördüğünüzde kocaman yalansız gülümsemelerle konuşmak, içinde katıksız güven barındıran. Kitap okumayı seven ve okuduğunu anlayan insanların bakışlarındaki o derinlik. Sanata hayranlık ve imkansızlıklar içinde bile imkan yaratabilme coşkusu. Okunan kitapların değiş tokuşundaki paylaşım. Seyredilen filmin, tiyatronun kendi anladıklarının birbirine anlatılmasıyla o sanat gösterisinin yeniden sahnelenip canlanması güncel hayatın içinde. 
 
Çalıştığım işyerinde de bana inananlar oldu. Yazdıklarımı heyecanla okuyup, düzeltmeleri söyleyenler, şiir dediklerimi gösterilere dönüştürenler (Leylam-Alaattin), yazdıklarımı internette yayımlayabilmem için site arayanlar (Tijen canım, Leylam), imza günlerimde benimle aynı duyguları paylaşan can arkadaşlarım. Ne küçücük çocukken sevimsiz itiklemeleri unuttum hele büyüyünce asla, ne bütün hayatımca yapılan küçücük de olsa inanarak-güvenerek yapılan güzellikleri. Şükürler olsun. Bütün arkadaşlarım aldıkları kitapları benimle paylaştı hepsine yeniden teşekkürler ediyorum. Evet, bütün arkadaşlarım okumayı çok önemsiyor ve ben sahip olduğum bütün arkadaşlarımı  teraziye koymadan çok seviyorum. İsmim neden yok demesin kimse bütün isimler bende anlamlarını hiç kaybetmedi. 
 
Adnan Bey (Başar) da bunlardan biriydi. Bazen kısacık sürelerde derin sohbetler, bazen kitap önerileri, bazen seyrettiğimiz film-tiyatro anlatımları ve bazen de ailelerimizle alakalı öyle herkesle paylaşılmayan anlatımlar. Birbirini anlayan insanların o saf-GÜVENLİ-önemseyen paylaşımları. Yazılarımı-şiir karalamalarımı ilk Alaattin'le, Adnan Beye okuturdum onların onayı önemliydi. Müziği cazdan-türküsüne anlayan, Aşık Veysel'i, Nazım'ı, Ahmet Arif'i hatmetmiş, kitapların ne demek istediklerini anlayan insanlardı. Bunları niye mi anlatıyorum,  bir akşam televizyonda Aramızda Kalsın dizisine takıldım, bir adam vardı ekranda, sanki ailemdenmiş gibi tanıdığım. Bizim Adnan Bey, o kadar çok şaşırdım ve sevindim ki anlatamam. Sonra Duru Tiyatrosunun, ŞİMDİ OLMAZ SEVGİLİM isimli oyununun afişini gönderdi canım arkadaşım Emine. Adnan Bey'in adı ve resmi var o afişte. 
 
Öyle mutlu olup heyecanlandım ki yazmak istedim. Sakın bu işin içinde olan kızımla eşi bana alınmasın. Onların meslekleri bu ama bu başka. Yıllarını matematiksel hesaplar üzerine kurmuş birinin tamamen bambaşka bir alanda olması sevindirdi beni. Biletleri aldım, 27 Martta seyredeceğiz (Kısmetse tabiki) eskiden kankam şimdi aynı yolu birlikte yürüdüğüm canımla. Kesmedi kardeşimle eşine de aldım. İstiyorum ki herkes seyretsin. Bir şeyleri başarmanın yaşla, soyadında ki Başar'la alakası yokmuş eğer içten inanarak  hissedilen bir şeyler varsa çıkıyormuş ortaya. Zaman bize göre hain, belki de herkesten daha çok dost bize yavaş davranarak tam olgunlaşmayı bekliyor kimbilir. Hangi ülkeye ya da kime ait bilmiyorum hani bir söz var "Zaman bu zaman" diye, Adnan Bey için de zaman bu zamanmış demek ki.  
 
Daha seyretmeden oyun beğenilsin, başarılı olsun istideğim için yazıyorum ama daha çok kendime engel olamadığım için. Kimse, içinde bir şeyler olup da "Benden geçti artık." demesin diye de. Emekli olunca bir kenara çekilip hayata küsen, etrafındakileri de kendine küstüren insanlarla dolu ortalık. Güzel örnekler çoğalır umarım. Lütfen sizde gidebilirseniz seyredin, sonra hep birlikte kritik yapalım. 
 
Şimdiden hepimize iyi seyirler diliyorum.  
 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 369
Toplam yorum
: 1590
Toplam mesaj
: 310
Ort. okunma sayısı
: 860
Kayıt tarihi
: 15.01.07
 
 

1965 Akçakoca doğumluyum. Evli ve dört kız annesiyim, küçük bir kızın  anneannesiyim. A.Ü. Halkla..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster