Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

04 Haziran '07

 
Kategori
Kişisel Gelişim
Okunma Sayısı
12959
 

Sır, secret, çekim yasası

Sır, secret, çekim yasası
 

"THE SECRET" Yani sır ve evrenin çekim yasası

Başınıza gelen herşeyi, hayatımıza biz çekiyoruz veya oluşan olaylar bizim düşüncelerimizdeki kurgulardan dolayı gerçekleşiyor. Tıpkı bir mıknatıs gibiyiz. Ve ne düşünürsek, onu kendimize çekiyoruz.

Ne kadar ilginc geldi bunlar. İlk bu konularla ilgilenmeye basladıgımda. Oysa bu ögretiler yeni değilmis. Ta Babillerden beri bilinen ve uygulanan bir bilgelikmis.

Buna göre, düşünmeyi öğrenmemiz gerekiyor. İstediğimiz şeyi zihnimizde netleştirmek. İşte bu noktadan sonra evrenin en güçlü yasası işlemeye başlıyor; çekim yasası.

En çok neyi düşünürseniz, onu kendinize çekersiniz ve o hale gelirsiniz. Bu prensip 3 basit kelimeyle açıklanabilir:

Düşünceler nesnelere dönüşür; birçok kişi şunu anlamaz; her düşüncenin bir frekansı vardır ve düşünce ölçülebilir.

Bir düşünceyi tekrar tekrar düşünürseniz ya da sürekli hayalini kurarsanız: (İstediginiz yeni arabayı almak, ihtiyacınız olan parayı bulmak, veya ruh eşinizi bulmak); o düşünceyle ilgili olan frekansı uygun bir temele yerleştirirsiniz.

Düşünceler etrafa manyetik bir sinyal yayarlar ve bu sinyaller tekrar size dönerler.

Sorun şu ki; çoğu insan istemediği şeyi düşünür! Ve başlarına olumsuzlukların niye tekrar tekrar geldiğini merak eder. Çekim yasası sizin birşeyi iyi ya da kötü algılamanızla veya olmasını isteyip istememenizle ilgilenmez!

Sadece düşüncelerinize cevap verir. Eğer kendinizi berbat hissediyorsanız, yolladığınız sinyal budur: "Kendimi berbat hissediyorum." Çekim yasası da, bu düşünceye cevap verir ve uygun şeyleri size getirir. İstemediğiniz birşeye baktığınızda ve ona "Hayır!" diye bağırdığınızda onu uzaklaştırmaz, aksine onunla ilgili düşünceyi harekete geçirirsiniz ve bu defa çekim yasası o düşünceyle ilgili şeyleri önünüze getirmeye başlar. O anda frekeansınız devreye girer. Söylenen sözler ikinci plandadir.

Oluşum her an devam ediyor. Her anın kendi düşüncesi ya da sürekli bir kuantsal düşünce şekli vardır.

Çekim yasası: "Neyi düşünür ya da odaklanırsan onu alırsın" der. Ondan yakınıyor olman, yakındığını sana daha çok yaklaştırır. Çok pozitif bir bakışımız olabilir ve pozitif kişi, olay ya da durumları kendimize çekebiliriz.

Ya da tam aksi; negatif yönelimli ve kızgın olabiliriz, bu durumda da olumsuz kişi ya da koşulları kendimize çekeriz.

En çok hasta olan, hastalıktan en çok bahsedendir. Bolluktan en çok bahseden, bolluk içindedir.

Aslında algılanan her şeyi akıl şekillendirir. Anlamamanız, reddetmeniz anlamına gelmez.

İki şeyden uzak olmalısınız:

Zaman tamponu olan bir gerçeklikte yaşıyoruz ve bu gerçekten işimize yarıyor. Düşüncelerinizin anında gerçekleştiği bir çevrede yaşamak istemezdik, öyle değil mi? Düşüncelerinizin ortaya çıkışı biraz zaman alır ve bu iyi gerçekten iyi bir şeydir!

"Güç"leri olmadan koştular, çünkü "sır"rı çok az insan biliyordu.

Yasaları olan bir evrende yaşıyoruz; mesela yerçekimi yasası, eğer bir binadan düşerseniz, iyi insan veya kötü insan olmanız hiç farketmez, yere düşersiniz.
Hayatınızdaki her şeyi -yakındıklarınız dahil- hayatınıza siz çektiniz! İlk bakışta bunu duymaktan nefret edeceğinizi biliyorum; diyeceksiniz ki: "Trafik kazasını ben çekmedim". "Bu durumu ben çekmedim" ya da yakındığınız herhangi bir şeyi çekmediğinizi iddia edeceksiniz. Bu noktada söylemeliyim ki; evet hepsini biz cekiyoruz. Bu anlaması en zor olan kavramdır. Ama bir kez kavranırsa, hayatınızı değiştirir.

Duygularınız, duygusal rehberlik sisteminiz ne düşündüğünüzü anlamanızı sağlar. Düşünceleriniz, duygularınızı oluşturur. Duygularımız, neyi kendimize çektiğimizi anlamamıza yardım ederler.

Bize göre iki duygu vardır: İyi hissettiren ve kötü hissettiren. Her durumu bu iki duyguyla değerlendiririz.

Olumsuz hisler; suçluluk veya öfke veya kırgınlık gibi bunların hepsi aynı iyi hissetmeme duygusunu yaşatırlar. Tüm bu hisler, bize o anda düşündüğümüzün istediğimiz türden bir şey olmadığını söylerler .

Bunlara "kötü frekans" ya da "kötü titreşim" vb. de denebilir. İyi hisler; sevgi, mutluluk, umut gibi bize düşüncemizin isteyeceğimiz türden şeyleri getireceğini söylerler.

Yani "Şu anda neyi kendime çekiyorum?" sorusunun cevabı hislerinizdir. Eğer iyi hissediyorsanız, devam edin doğru yoldasınız.]

Pozitif olma ve kuantum hakkında bazi calışmalarım vardı. Ama üzerinde yoğunlastığım bu konyu sizlerle paylaşmadan edemedim.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

ASLA BİR SIR OLMADI Sır yoktur. Yeni bilgiye hazır olmak ya da olmamak vardır. Yeni bilgiye hazır olmayan için sırrı duymak, sırrı bilmek değildir. Gerçek sır; “kendini bilmektir.” Bunu duymayan neredeyse yoktur. Peki, kendini bilen çok mudur? Mükemmel olmayan bir hayat yoktur. Sadece uykuda olmak ya da uyanık olmak vardır. Sadece yalan ya da gerçek vardır. Kendini bilmeyen yalanı yaşamaktadır. Yalan hayatın asla mükemmel olmadığıdır. Yalan senin asla mükemmel olmadığındır. Yalana istediğin kadar zenginlik kat, mutluluk kat, servet kat… Sadece daha çok inandığın ve bağlandığın daha büyük bir yalanın olacaktır. Ve üzgünüm; her yalan acı yaratır. Ama uyarmalıyım; ... Devamı;

Ali Karakuş 
 05.07.2007 11:31
Cevap :
İnsanların pozitif olması hersey icin bir mutluluktur aslında. sanirim bu konuda çalışıyorsunuz. devamını blogunuza girer okurum. bilginiz ve yorumunuz için tesekkürler.  05.07.2007 11:46
 

Sizin de ifade ettiğiniz gibi bu yasa yeni bir şey değil. Bu kadar popüler olmasının nedeni çok fazla reklamı yapıldı. Yeni başlayanlar için harika bir anlatımı olduğu da bir gerçek. Çekim yasası hakkında bu güne kadar çok şey yayınlandı. Hatta bunlardan birini tavsiye edeyim bu kitaptan daha ilgi çekici Dan Millmanın 'Ruhun yasaları' sadece çekim yasası değil evrenin 12 yasası var. Bu yasalara uyum sağlayarak yaşayan bir kimsenin hayatında inanılmaz şeyler değişiyor. Bunu bizzat kendim yaşıyorum. İster istemez bu zamana kadar ne yanlışlıklar yapmışım demekten kendimi alamadım ama onu da kabullenmem gerektiğini olan her ne ise bana hizmet ettiğini anladım. sevgiyle kalınız

medisis 
 29.06.2007 12:17
Cevap :
Bende 8 aydır uygulamaya çalışıyorum. Ve hayatımda değişen birçok şey var.Eskiden çok stresli bir işim vardı.Uygulamakta zorluk çekiyordum.Sağlıklı,mutlu günlere sevgilerle.  29.06.2007 15:40
 

kişisel gelişim seminerlerinde en çok üzerinde durulan konudur aslında bahsettiğiniz. örneğin duvarlarınıza hayalini kurduğunuz ev araba resimlerini asıp onlara sahip olmayı hayal edersiniz. bunun sonucunda davranışlarınızı ve çalışma biçiminizi başarıya yöneltirsiniz. belki burada eksik olan herkesin hayalinin sadece parasal parametreler olmayacağı gerçeğidir, insanların başarıyı sadece parasal ve mesleki yükselme olarak algılamalarıdır. oysa başarı istediğimiz hayat biçimini kurmaktır. sevgiler.

Ali BAKMAZ 
 26.06.2007 22:17
Cevap :
haklisiniz ,başarı parayı getirir şeklinde beklemeliyiz.çalışıyorum bu konuyu .yorumunuza tesekkurler sevgilerle.  26.06.2007 22:22
 

KUVANTUM HAKKINDAKİ ÇALIŞMALARINIZI BEKLEYECEĞİM EFENDİM... SAYGIYLA... MS

Mehmet Sağlam 
 21.06.2007 23:54
Cevap :
yorumunuza tesk.  22.06.2007 3:37
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 141
Toplam yorum
: 751
Toplam mesaj
: 170
Ort. okunma sayısı
: 1746
Kayıt tarihi
: 08.03.07
 
 

Önce anneyim, sonra eş, abla ve annemin kızıyım. Elbette yazmayı ve okumayı seven biriyim. Emekliliğ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster