Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

28 Aralık '18

 
Kategori
Dünya
Okunma Sayısı
53
 

Şirket-Devlet Mücadelesi

Özenle dikkatlerden kaçırılan bir savaş hız kesmeden devam ediyor. Dünyayı tek bir şirkete dönüştürüp, yönetmek ve tüm dünyayı sömürmek isteyen elitler ile ulus devletlerin elli yıldan fazla bir süredir devam eden kıran kırana bir mücadelesi biz sıradan insanın farkında olmaksızın devam ediyor.

Yani kim derdi ki; sözde rakip olan ABD başkanını Rusya’nın müdahale etmesiyle seçtirilsin ki; bu eğer bir şekilde gerçekse ABD ile Rusya’nın belli kesimlerinin aynı safta olduğunu göstermesi açısından önemli bir kanıt olsa gerek.

Diğer yandan ABD’nin yeni başkanı Trump göreve geldikten sonra Alman şirketlerine ceza yağdırmasının önemli bir anlamı olmalı.

Diğer yandan otomobiller elektrikle çalışabiliyorsa ki çalışabildiği görüldü, fosil yakıt kullanmayı dayatan ve dünyanın petrolünü kontrol altında tutan elit ile otomobil üreticisi ülkeler arasında bir çıkar çatışması ve savaşının gelecekte daha da şiddetleneceği öngörülebilir.

Dünya otomobillerini kim üretir? Genellikle Avrupa’da Almanya, Fransa, İtalya ile Asya’da Japonya, Güney Kore, Çin dünyadaki otomobillerin önemli bir kısmını üretiyorlar. ABD de kendi ülkesinde üretilen kendi ulus şirketleri haricinde birçok markanın kendi ülkesinde üretim yapması konusunda diretiyor. ABD haricinde diğer ülkeler göz önüne alındığında diğer ülkelerin petrol ve petrol türevi ürünlere bağımlı oldukları, elektrikli otomobile geçmelerinin dünyanın diğer ülkelerine otomobil satmaları açısından önemli olduğu düşünülebilir ancak petrolü kontrol edenler bu duruma kolay kolay izin vermeyecekleri görülüyor.

Belli başlı sektörler;

Silah sektörü; sektörün lideri ABD, Fransa, İngiltere, Almanya silah pazarlarını geliştirseler de ABD’nin kontrolü bu konudaki liderliği devam ediyor. Diğer silah üreticileri ise Rusya ve Çin sektör aşağı yukarı bu ülkelerce kontrol ediliyor.

İlaç sektörü; Aynı şekilde Pazar lideri olan firmalar başta yine ABD olmak üzere, Alman, İngiliz firmaları piyasaya hâkim.

Gıda sektörü; Yine pazara hâkim olan ülke ABD, öyle ki dünyada birçok ülkeye kendi standartlarını uygulatıyor ve gıda üzerinden kontrol ABD ve ABD firmalarının uzun zamandır dünyayı kontrol aracı olduğu biliniyor. Sektörde Alman ve İngiliz firmalarının da adı sıkça kullanılıyor.

Nükleer Enerji ve Nükleer Teknoloji; bu sektörün açık ara liderleri yine ABD ve Rusya diğer ülkeler yine aynı şekilde Birleşmiş Milletlerde veto hakkına sahip ülkeler başta olmak üzere, İsrail ve Hindistan gibi ülkelerin de bu alanda hatırı sayılır bir bilgi ve teknoloji birikimi var.

Uzay Teknolojisi; Bu alanın da açık ara liderleri ABD ve Rusya diğer yandan son yıllarda Çin de sektörde adını duyurmaya çalışıyor. Hindistan da kalıbını kırmak için yoğun uğraşlar veriyor. Uydu ve uydu teknolojilerini de aynı ölçekte değerlendirmek gerekirse, ABD, Fransa, Rusya, İngiltere, Hindistan, Çin, İsrail, gibi ülkeler dünyada açık ara lider.

Burada gücünü ülkelerinin gücü ve askeri kapasitesiyle özdeşleştiren firmalar, tamamen bağımsız firmalar olmak üzere düşünülürse bazı sektörlerin lideri olan firmalar özellikle devletlerinin askeri gücü arkasında olmadığı takdirde yok olma tehlikesi olanlar ile her ülkeyi kontrol altına almaya çalışan şirketleri ayırmak gerekiyor.

O yüzden ulus devletlerin devreden çıkması ile sektörlerin tamamını eline geçirme ihtimali olan bir veya birkaç firma ile devletlerin de kontrol altına alınması kolay olabilir. Ancak normalde ordular silahlı kuvvet kullanma yetkisi halen ulus şirketlerce legal olarak anlaşılacağından ve silahlı kuvvetlerin kullanımı anlamında ulus yapılar devlet yapısı daha anlaşılabilirken, şirket yapıları daha ziyade içeriği doldurulmuş dini yapılar, ideoloji grupları ve bir takım paralı askerlerle durumu idare ediyor.

Şirket ve devlette güç kullanımı halen daha anlamlı olurken, şirketler için savaşmak halen anlamlı değil, bu durum şirketlerin açmazları olarak görünüyor. Kim X petrol şirketi için paralı asker olarak yıllarca savaşmayı seçer, halen insanlar vatan ve bağımsızlık önemli bir anlam ifade ederken diğer şekilde savaşımın adına DAEŞ, PKK gibi dini karakterler verilse de uzun süre sahada savaşan insan kaynakları maliyetli olabiliyor. O yüzden de devşirilmiş, ideolojilerle süslenmiş, beyinleri yıkanmış saha elemanları ile etkinliklerini sürdürürken diğer yandan devlet kademesinden satın alabildikleri kadar insan satın almaya devam ediyorlar.

Paranın kontrol ettiği medya, medyanın kontrol ettiği, sinema ve müzik, haberler çoğu zaman masumu suçlu, suçluyu güçlü yapabilme kabiliyetine sahiptir.  Bu duruma pek çok örnek verilebilir. O yüzden fazla detaya girmeden şu sıralarda tüm devletlerde şirket ve devlet yanlılarının cephede savaştıklarını düşünmek akla zarar fikirler olmasa gerek. Gerçekten çoğu zaman kim kimin tarafında belki de savaşanların çoğu durumdan habersiz dahi olabilir. Kim şirket, kim ulus devletten yana anlamak pek de kolay olmasa gerek. Kullanılan kılık ve şemsiyeler her an değişebilecek kadar esnek, hem de farklı olabilir…

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 1233
Toplam yorum
: 230
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 203
Kayıt tarihi
: 15.10.14
 
 

Bugünün doğrusu yarının eğrisi, dost görünenler düşman ve herşey aslında zıddı olabilir. Büyük ih..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster