Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

11 Şubat '10

 
Kategori
Anılar
Okunma Sayısı
398
 

Sırt çantasız çocukluk

Sırt çantasız çocukluk
 

Bugün için fırtına uyarısı yapılmıştı Antalya'ya. Sabah 07'de başlamıştı lodos. Hava yumuşamış ama bulutlar çoğalmıştı. Dalgaların köpükleri çok uzaktan bile seçilebiliyordu, öylesine güçlüydü esinti. Anasınıfı, ya da 1. ve 2. sınıf öğrencilerini velileri ellerinden tutmuş götürüyordu okula. Minik bir çocuğun yürümesini engelleyecek kadar şiddetleniyordu lodos.

1960 yılında, babamın tayini nedeniyle Nazilli'de okula başlamış, 3. sınıfa geçtiğimde de Antalya'ya geri dönmüştük. Okula başladığım yıldan liseyi bitirene kadar, neredeyse sınıfın en çelimsiz kızı bendim. Nazilli'deki evimiz okula çok yakındı ama, büyük bir caddeyi geçmem gerekiyordu. Bir gün, tam eve döneceğimiz sırada bir fırtına koptu, okulun çıkış kapısına kadar zor yürüdüğümü hatırlıyorum. Kendi dengemi sağlayamazken, elimdeki çantanın fırtınadan savrulmasına hiç karşı koyamıyordum, dengem daha da bozuluyordu çantam yüzünden. Zar zor caddeyi geçtiğimde ara sokağın sanki bir fırtına koridoru durumuna geldiğini görmüştüm. Adım bile atamıyordum fırtınaya karşı. Gözlerimden yaşlar süzülmeye başlamıştı, eve hiç ulaşamayacağım duygusunu yaşadığım için. O sırada üst sınıfta okuyan, bizimle aynı sokakta oturan sarışın, tombiş, güleryüzlü bir abla yanıma gelip elimden tuttu beni. Hiç bir şey konuşmadığımızı ve ağlamayı kestiğimi çok iyi hatırlıyorum. Beni, evimizin kapısında bırakmış, gülümseyip kendi evine doğru yürümüştü. Çocukluğumdan hatırladığım tek korku sahnesi de sanırım buydu.

Bu sabah gördüğüm çocukların çantaları ya sırt çantasıydı, ya da tekerlekliydi, onu bile taşıyamıyorlardı. Üstelik özellikle kızların cicili bicili kabanları, şemsiyeleri, botları vardı. ' Çocuk şemsiyesi ' diye bir kavram bile yoktu bizim çocukluğumuzda. Bot bir yana, renkli lastik çizme giymek bile neredeyse sosyal sınıf atlamakla eşdeğerdi. Çünkü bütün çizmeler siyah, parlak lastiktendi. Çantalarımız ise eski zaman bavulları, ya da valizlerinin küçük birer kopyasıydı. Tıpkı küçük bir sandık gibi açılırdı kapakları. Sık sık kilidi bozulur, hiç olmadık yerde kapak açılınca çantamızdaki bütün defterler, kitaplar, kalemler yere saçılırdı. Şimdiki çantalar omuza asıldığı için, fermuar açık unutulsa da ne gam, nasıl olsa yere saçılmaz içindekiler.

Kendi okul çantamın bir benzerini küçük oğluma okula henüz başlamadığı yıllarda almıştım. Minicik, kırmızı, 20x30x10 cm ebadında biblo gibi bir çantaydı. O yıllardan sonra o tip çantalar üretilmedi bir daha. Şimdiki çocuklar ülke ülke dolaşan az paralı turistler gibi sırt çantalarıyla gidiyorlar okula. Düşünüyorum da, o fırtınalı günde sırt çantam olsaydı ayaklarım yere daha sağlam basardı, çantam savrulmadığı için dengem de bozulmazdı sanırım. Ayrıca çantanın ağırlığı benim fırtınaya karşı çelimsiz durmamı da engellerdi.

Tabii bir de sırt çantalı gençlik var. Büyük oğlum da bunun tadına varanlardandır. İnter-Rail ile Avrupa'yı dolaştığı sırt çantasını hâlâ saklıyorum. Çocukluğumda, gençliğimde sırtıma asamadığım o çantalara duyduğum özlemi, yazın denize giderken plaj havlumu koyduğum çanta ile gideriyorum. Oysa gönlüm, oğlumun sırt çantasını omzuma asıp, yazın hiç bitmediği ada ülkelerini bir bir dolaşmak istiyor, özellikle Mauritius adasını...

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Yarının kime ne getireceği bilinmiyor o yüzden mümkünse erteleme isteklerini. As oğlunun çantasını sırtına ve çık git. (Tam bu noktada eminim bana "bekara karı boşamak kolay tabi" diyorsundur) Yok vallahi değil :)) İnsan bir şeyi çok isterse mutlaka bir yolunu buluyor. Sevgilerimle

Nilgün Akad 
 21.02.2010 23:46
Cevap :
Sevgili Nilgün, inan ki öyle dememiştim:) Görmek istediğim öyle çok yer var ki, bana sırt çantası yeter mi, bilemem:) Sonbaharda Abant'ı ve Yedi Göller'i görmek örnekse. Umarım gerçekleştirebilirim. Sevgilerimle...  22.02.2010 14:39
 

Kusura bakma da senin bu "anılar" başlıklı yazılarını sevmiyorum... Senden ve yazılarını seven dostlardan özür... Diyeceksin ki herkes bildiğini yazsın da... Nedense senin aklınla yazdıklarını kıyasladığımda bana hep darbe yıllarında "daktilomun tuşlarında beyaz güvercin" yazılarını yazan Oktay Akbal'ı hatırlatıyor... özür ama böyle... Saygımla ve sevgimle...

UFUK KESİCİ 
 18.02.2010 12:10
Cevap :
Bunu daha önce de söylemiştin bana. İnce bir ayrıntı olarak şunu söyleyeyim ben de; ben de senin siyasetle ilgili yazılarını okuyorum ama, edebiyatla ilgili yazılarını daha çok seviyorum. Sen ise peşinen sevmiyorsun anılarımı:) Sevgilerimle...  20.02.2010 22:13
 

Mauritius Adası ha! Doğrusu çok hoş bir hayal...Sırt çantamı alıp, sessizce peşine takılabilir miyim? :) Sevgilerimle...

fatma iyibilgin 
 13.02.2010 19:02
Cevap :
Senden iyi yol arkadaşı bulabilir miyim Fatmacığım:) Bence peşime takılma, koluma gir, turkuazın en güzelini görmeye gidelim:) Sevgilerimle...  14.02.2010 15:38
 

Milas'ta başlamıştım ilkokula. Abalamın tahta çantasını elime tutuşturdular biraz da yaşımın küçük olması nedeniyle yürüken bacağıma çarpar, canımı yakardı. Ama özlerim hala o çantamı. Çocuklarım okula başladıklarınad öyle bir çanta aradım ama bulamamıştım. Biz daha şanslıydık günümüz öğrencilerine göre. Dün kızımın çantasını omzuma aldım. Abartmıyorum 10 kg'dan fazlaydı. Zavallının kendi 25-30 kg arası. Ama dediğiniz gibi çanta rüzgârda uçmasını engelliyor. :) Dilerim hayaliniz gerekleşir. Hatta sırtınızda çanta dünya turuna çıkasınız. Saygı ve sevgiler.

Hakkı Uysal 
 13.02.2010 15:18
Cevap :
Hakkı bey, o tahta çantaların kenarları aşınmasın diye tenekeyle kaplanırdı:) O tenekeler de bacakları yaralardı üstelik. 10 kiloluk çanta taşımaları neyse de, o 10 kiloluk kitaplardan öğrendikleri yetmiyor diye bir de dersane yollarına düşüyor zavallıcıklar:) Teşekkür ederim güzel dilekleriniz için. Sevgiler...  14.02.2010 15:37
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
 
Toplam blog
: 261
Toplam yorum
: 2348
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 2180
Kayıt tarihi
: 23.07.07
 
 

1954 Antalya doğumlu ve Antalyalı'yım. Ülkemin ve özellikle bu şehrin sevdalısıyım. Sanatın pek çok ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster