Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

19 Ocak '10

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
564
 

Sırtımıza geçen tırnakların uyandırdığı haysiyetimiz

Sırtımıza geçen tırnakların uyandırdığı haysiyetimiz
 

21. YY'da Sakarya Caddesi - Ankara


Neden mi bu başlık? Geleneksel öğlen yürüyüşlerimizin durağını oluşturan Ankara Sakarya Caddesi'ndeki Türk İş Binası önünden yükselen haykırışın anlamının ne olduğuna dair arayışımın sonucu. Bu silkinişin muhatabı doğrudan küresel sermaye artık; dev şirketleriyle, sosyal sorumluluk makyajlarıyla, medyasıyla, tüm pazarlama ve dağıtım kanallarıyla, uluslararası finansal örgütleriyle, ulusal devletleriyle.

Arkalarında ise öğütülmeye ve unufak edilmeye çalışılan insan yığınları; tüm dünyanın emeği ile geçinenleri, memurlar, emekliler, öğrenciler, işsizler, kadınlar, erkekler, gençler, ve çocuklar var, biz varız, siz varsınız. Neden mi bu başlık? Çünkü küresel sermayenin azgınlığının bir an dahi duraksatılması, afallatılması ve sendeletilmesi dahi bir ömre bedel olabilir. Onlar da öyle söylüyorlar; “ölmek var dönmek yok”. Birarada olmanın verdiği güçle ve ailelerinin katılımıyla seslerini, sesimizi duyurmaya çalışıyorlar. Çekingen durup fotoğraflamaya çalıştığım sahne adeta yüzyıllar öncesinin sanayi devrimi çağından bir zaman makinası ile taşınmış gibi. Aslında anlatmaya çalıştıkları hepimizin çaresizliği, farkımız şu anda onların kapılarının çalınmış olması. Daha fazla söze gerek var mı? Sesimizi dinlemeye ve yükseltmeye çağırmaktan başka. İçimizden yırtılıp gelen bu çatlak sese kulak vermezsek, bir kez daha sıkılacak gırtlağımız, kesilecek soluğumuz, boyunlarımız eğik izlerken kendimizi bu meydanda.
Bekir Sıtkı Gürler bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

Bu blog Editör'den Öneriler alanında yayınlanmıştır

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Bu onurlu duruşun fotoğraflarını da gördüm galerinizde. Emeğinize sağlık. Başlık zaten yeteri kadar çarpıcıydı. Selamlar, saygılar. H.H.Dulun

Hasan Hüseyin Dulun 
 21.01.2010 23:04
Cevap :
İçten desteğiniz için teşekkür ederim. Saygılarımla  22.01.2010 9:12
 

yok gerçekten. Bunun üstüne tek şey söylenebilir : "Susma Susdukça Sıra Sana Gelecek" . Aksi halde "..... bir kez daha sıkılacak gırtlağımız, kesilecek soluğumuz...." . Meselenin özünü bir küçük parağraf içinde ortaya koyan bu güzel yazı için seni canı yürekten kutluyorum sevgili "Bilge Şahin" dostum. Aklına ve yüreğine sağlık. Selam ve sevgilerimle.

Bekir Sıtkı Gürler 
 20.01.2010 15:10
Cevap :
Ezelden beri biriken ve neredeyse taşlaşmış olan yenilmişlik, silinmişlik duygusunun bir an dahi olsa üstesinden gelmeye ve Sakarya Caddesinde insanlık adına tutunmaya çalışanların sesini taşımaya yaradı ise sevinmemiz gerek gerçekten. Her zamanki coşkunla birlikte olmak ne güzel. İçten teşekkür ve sevgilerimle.  20.01.2010 15:25
 

Paranın padişahlığını karanlığını yobazın ve Amerikan roketini yenecek.... İşçi sınfına selam!

yeşilsoğan 
 20.01.2010 10:08
Cevap :
Kâr hırsının yerini insanca değerlerin alacağı bir geleceğe umutla paylaşımınız için teşekkür ederim.  20.01.2010 15:29
 

Ve o ölçüde de anlamlı bir fotoğraf! Bırakın "sanayi devrimi" dönemini "Batı", tarihte olduğu gibi bugün de kendi lehine oluşturduğu her türden gelişmeyi, çeşitli “mit’ler” yaratarak etki alanını artırmaya çalışmaktadır. Aslında, tarihte üçüncü kez bu çağpta yinelenen küreselleşme olgusu eskidir. Ortaçağda Avrupa’ya egemen olan “Feodal” düzenin sınırlarını yırtıp, dünyaya egemen olmasıdır. Bir başka ifadeyle küreselleşme; feodal anlayışın dünyayı siyasi, ekonomik ve sosyal olarak egemenliği altına almasıdır. Nasıl ki Ortaçağ feodalizm’inde siyasi, ekonomik ve sosyal eşitsizlikler varsa; küreselleşme olgusu da, sınırlı alanlardaki eşitsizlikleri dünya ölçeğine taşımıştır. Son yıllarda devletler, toplumlar ve var olan tüm toplumsal gruplar arasındaki eşitsizlikler, küreselleşme nedeniyle giderek artmaktadır. Buradan çıkış da, Ortaçağ’ın Feodal düzeninden kurtulmaktan daha zor olacağa benzemektedir. Bu anlamlara yelken açan özlü-vurucu değinmene teşekürler. İçten sevgi ve dostça saygımla.

Ersin Kabaoglu 
 19.01.2010 19:13
Cevap :
Aslına bakarsan oldukça öznel bir yaklaşımla düşüncelerimi ifade etmeye çalıştım, bu tür yazılarda hep yapmak istediğim gibi; terminoloji ya da tarihsel konumlandırma gibi nesnel kaygılar taşımaksızın. Gerçekten de bir anlamda kendimi özdeşleştirmeye çalışıyorum. Şu anda onların yerinde olmamazın tek nedeni üstümüze çullanmanın dozu ile ilgili. Bazılarımız bunu daha kısa vadede daha travmatik yaşıyorlar. Bazılarımız ise uzun zamana yaygın, daha sinsice ve az sancılı olarak. Amaç sonunda insanın kurtuluşu ise hangisi daha iyi ya da daha kötü bir cevabım yok. Yorumun için teşekkür ederim. Bu sayede kendi içi çelişkilerimi de ifade olanağım oldu. Sevgilerimle.  20.01.2010 9:01
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 129
Toplam yorum
: 183
Toplam mesaj
: 16
Ort. okunma sayısı
: 1022
Kayıt tarihi
: 12.06.06
 
 

Gazi Üniversitesi İ.İ.B.F mezunuyum. Yüksek Lisans diplomalarımı G.Ü Sosyal Bilimler Enstitüsü'nd..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster