Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

14 Haziran '17

 
Kategori
Şiir
Okunma Sayısı
968
 

Siz de İsterdiniz...

Siz de İsterdiniz...
 

Çirkin yüzlü sırtlan uluması sesinizle
Diliniz nasıl söyler öyle sinsice
Masum ölümler doğuran
Çıngıraklı yalanlarla dolu
Çürümüş cesetler yığını
Hayasızca sırıtan canı cehenneme sözleri

Yüzyılların hükümlerini fitilleyerek
Yeryüzünün yakınmalarını, çığlıklarını
Ve gümbürtülerini duymazdan gelip
Düşük bilinciniz ve kabarık nefsinizle
Kaş göz oynatan inkârlarınızı gizleyip
Çılgınlaşmış ahiret yargılamalarınızla
Üzerinizdeki korkunç azabı ve gazabı
Utanmadan nasıl yayarsınız barış yurduna

Ahh yüreğindeki yangınlara
Bilmeden yakıt taşıyan sefiller
Sırtınıza vurulmuş kader yüküyle
Nasıl da seyredip duruyorsunuz
Öyle sallana sallana ve umarsızca
Şafağın pırıltılı aydınlığı üstüne
Gecenin karanlığını düşüren
Ve bilgi çağını kana bulayan
Yoldan çıkmış Firavun kibirli
Yersiz yurtsuz çirkeften adamların
Şenlikli ve dazlak ahmaklıklarını

Ben çocukluğumda bile
Kocaman öpüşler hayal ederdim
Güllü çiçekli baharları özlerdim
Uzun yollar yürürdüm gecelerde
Öfkeli yıldırımlar, şimşekler düşerdi
Ruhumun geçilmesi zor geçitlerine
Sağanak yağmurlar yağardı sürekli
Üstüne üstüne çocukluğumun
Aklımın tüm pencerelerini açıp
Gezip dolaşırdım yine de
Gökyüzünün derin vadilerini

Yerle bir olmuş sarayları görürdüm
Duvarları delik deşik edilmiş şehirleri
Yıkılıp gitmiş nice imparatorlukları
Ve ölüm korkusu yüzünden
Egolarını sonsuzluğa kilitleyen
İktidar ve güç sahibi zenginleri
Zalimleri içine hapseden mezarları
Ve unutulmaz isimlerin
Gökkuşağı yüzlerini görürdüm
Islak bulutların fısıltılı aralığından

Bırakın artık duygularınızın evini barkını
İlkyaz güneşlerine çıkın
Kolları sıvalı ölmüş sanatçıların
Bilge ruhları da arkanızdan gelecek
Korkmayın, umudun türkülerini söyleyerek
Azgın suların köpüklü enselerine basıp
Esir alınmış yüzyılların demir ökçesine,
Savaş düzenlerine ve barut kokularına inat
Aşkın ve zaferin bayrağını dikin
Kuşatılmış hayallerinizin sarp kayalıklarına

Onlar ki kor kesilmiş şeytanlıklarıyla
Çöl tilkisi kurnazlığından tasarlanmış
Eciş bücüş maskeleri yüzlerine geçirip
Göğün oyuklarında ışıl ışıl ışıldayan
Yıldızlardan bile süt sağmasını bilen
Ak saçlı anaların gök giysili gülüşlerine
Bir şölen havası içinde haram ve günahın
Kara ipinden düğümler attılar.

Acıları ve hüzünleri yıkadığını sanıyor birileri
Bir diğeri gözyaşlarıyla suluyor ülkesini
Ben çocukken düşlerimin alevinden
Genç yıldızlar yapar atardım
Sönmüş yıldızların çorak tarlasına

Ahh ne çok isterdim şimdi
Güneşten bir sarmaşık gibi sarıp dolaşmayı
Etli butlu yerkürenin bıçaklar altındaki tenini.
 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Dayatılanlara inat "İnsan Kalma Çabasında Olanlara" selam olsun... Sağlıcakla Kalın Abbas bey...

Yorum Dükkanı 
 05.10.2019 2:26
Cevap :
O gafiller ki asıl gerçeği gürültü ve karmaşanın soytarılığı içinde bırakıp öğrenmeden,anlamadan ve düşünmeden konuşurlar.Gevezelikleri onur ve erdemlerini saklayarak cahilliklerini ifşa ederler.Sevgi, iyilik ve güzelliğin üstünü örten kalpleriyle bir anda acımasız ve yıkıcı olurlar.Kendi itibar,saygınlık ve çıkarlarını korumak adına ritmik bir kaos yaratırlar.Zengin bir sofraya oturacaklarına ondan arta kalan kırıntıları toplamakla meşgul olurlar.Kötülüğün hücumlarına yaltaklık edip yaşamın özünden ve hayatın yüreğinden çekilirler.Onlar ki durmadan engeller sıralayarak insanı ve insanlığı yavaşlatırlar...İlgi ve yorumunuz için sağ olun Yorum Dükkanı.Sevgi ve onun adaletine sığındığımız sürece dayatılanlar zamanla hükmünü yitirir düşüncesindeyim ben de.Sağlıcakla kalın siz de.Selamlar.   07.10.2019 14:07
 

Hepimiz çocukken neler neler hayal ettik ama büyüyünce neler gördük neler, canımız acıdı acımaya da devam ediyor. Çok yerde gözyaşlarının söndüremediği yangınlar bizim de yüreğimizi yakıyor sayın hocam, selam ve saygı ile...

Yurdagül Alkan 
 13.11.2018 11:36
Cevap :
Çocukken beynimiz hayallere dayalı daha çok zihin üretiyordu. İleriye yönelik yeni yeni fikirler edinirdik.Olumsuz düşüncelerimiz pek olmazdı.Düşünce tarzımız sabit değildi,devamlı değişir ve olumlu düşüncelerle yaşam anlayışımız da değişirdi.Başarısızlığı aklımıza bile getirmezdik ve hedef ileriye yönelik olduğu için mutluca yürür giderdik.Hani insan nasıl düşünürse öyle yaşar fikri var ya aslında bu hayalin izini takip ederdik.Öğrenmek,düşünmek ve sorgulamak üzerine bir yapı vardı,ama o yapıyı bozdular;bizleri etkisiz kıldılar.Duyarsız ve sorumsuz bir karakteri benimsettiler.Güçlükleri aşma gayretinden vazgeçirdiler.Kendi rahatlığını düşünen beynimizin mücaddele azminden bizi vazgeçirdiler.Canımızın acıttılar.Olumsuz koşulların değişmesi adına düşüncemizi engellediler.Kendi bencil ve çıkarcı,nefret ve kin dol karakterlerine benzer yapılar oluşturdular.Ülkemizi yorup insanını üzdüler.Ama ne olursa olsun,bizler yine de sonlu zihin algımızı genişletmeye devam edeceğiz...Saygılarımla.  16.11.2018 17:04
 

Şiir, ağızda tat bıraktığında ve her cümlesi ayrı etki bırakıyorsa , meltem gibidir O güzel yüreğinize, elinize sağlık. Sevgiler saygılar. .

Tuanna Güzel 
 04.07.2018 0:09
Cevap :
Zaman iyileri de kötüleri de kemirip yok eder;ama herbirinden geriye anılar kalır ve onlarla anımsanırlar.Onca gürültü patırtılar,hiddet ve şiddet,kabalık,yumuşaklık,sevinçler,hüzünler ve daha nice vasıflar bir film şeridi gibi geçer gider hayatın gözleri önünden.İtabar,saygınlık ve gurur bazen de çok iyi bir mevkide olduğu duygusu kimilerini mutlu eder;ama yapılan hatalar ve yanlışlar tekrar edilip kabardıkça günün birinde bir tokat gibi yüzünde patlayacağı gibi gidişi sonrası da hiç iyi anılmaz.Bana kalırsa insan,iyi ve güzel huylu olmalı.Bilim ve sanatın,bilginin hizmetkârı olmalı.Öylesine berrak akmalı ki insan,kirli sular da akıtılsa içine,yine de bulanmamalı.İyiliğin ve güzelliğin aklı ve fikrinin sergilediği hayatlar kuşandığı sevgi ve aşkı yaşamın bütün alanlarına götürmelidir.Evrimini hızlandıran türdeşleriyle hem kendini,dünyasını değiştirmeli ve evrenden gelen seslere kulak vermelidir...Okumanız ve yorumlamanız ne güzel!Sizin de elinize yüreğinize sağlık Tuanna.Sağolun.  06.07.2018 13:41
 

Yüreğimizden geçen her şeyi yazmışsınız değerli şairim.Bütün istediklerimizi...Gençliğimizin saf duyguları öldü gitti.Artık umutsuzluk çığlıklarına boğulduk.Bir ışık görmek dileğim,bu sonsuz tünelin ucunda...Hepimizin istediği...Yüreğinize sağlık.Saygı ve selamlarımla efendim...

fisun gökduman kökcü 
 22.04.2018 3:11
Cevap :
Sizin de bildiğiniz gibi her şeyin doğasında bir plan vardır.Bu planın içinde yine doğal ve sonsuz tasarımlar vardır.Bizler çoğunu göremeyiz,ama az bir kısmını hissederiz.Asla müdahale de edemeyiz.Uyum göstermeğe çalışırız.Çok az bir kısmını da uygularız.Ondaki sırlara erişemeyiz.Doğal zekâmız yeterli değil çünkü.Ama bize yakın gerçek güzellikler bir miknatıs gibi bizleri kendine çeker.İnsanoğlu çevresini ve dünyasını kirletmediği müddetçe dünyası ve doğası ihtiyacı olan her şeyi sunuyor zaten.Güneş milyarlarca yıl hizmet veriyor.Denizleri,bulutları keza öyle.Toprağı cömertlik üzerine yaratılmış.Bir anlamı bir amacı olmalı her şeyin mutlaka.Tesaddüflere pek yer vermiyor aklî iradem.Her şey canlılar için.Özellkile insan çok açgözlü;gücü ele geçirince tamamen azdırıyor.Bir de buna bilgisizliği, kibiri,hırsı yalanı,haksızlık ve adaeletsizliği ekledik mi tam bir yıkım ve kıyımın adresi oluyor ne yazık ki...İlginiz için çok sağolun Fisun hanım.Sevinç ve bahar doluşsun ömrünüze.Saygımla.   25.04.2018 21:39
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 73
Toplam yorum
: 1210
Toplam mesaj
: 6
Ort. okunma sayısı
: 471
Kayıt tarihi
: 21.08.12
 
 

1979 Yabancı diller yüksek okulu almanca bölümü mezunuyum. 2 Yıl tercümanlık yaptım. 28 yıl da öğ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster