Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

06 Mart '07

 
Kategori
Doğal Hayat / Çevre
Okunma Sayısı
1584
 

Sokak köpekleri ve insanlar

Aslında bu konuya nerden başlayacağımı bilemiyorum. Bir tarafta köpekten korkan insanlar bir tarafta yaşama hakkı olan köpekler. Hayvan hakları temsilcileri köpeklerin itlaf edilmesini veya işkence görmelerine karşı son derece hassaslar. Normal olarak her insan bir canlının işkence görmesi veya öldürülmesi konusunda hassastır. Buna bende dahilim.

Ancak bir konu var. Bir mahalle düşünün. Bu mahallede ortalama 20 adet köpek var. Kendi kendileriyle oynuyorlar. Yürüyen insanların peşine takılıyorlar. Bazen huysuzlanıp arabaların tekerleklerine havlıyorlar. (Bunu neden yapıyorlar bilemiyorum. Heralde dönen tekerlek onlara tahrik edici bir unsur olarak görülüyor). Bazen insanların arkasından sessizce yaklaşıp paçalarına saldırıyorlar. Bazen kendileriyle haşır neşir olan bir iki çocuğun kışkırtmasıyla, yürüyen insanlara saldırıyorlar.

Bu köpekleri yollarının üzerinde gören insanlar yollarını korkudan değiştiriyorlar. Çocuklar bakkala gidiyor, bakkalın önünde köpekler olduğu için bakkaldan dışarı çıkamıyorlar. Bakkaldaki büyüklere, amca bizi şuraya kadar götürebilir misin köpek var üzerime atlıyor diye ricada bulunuyor. Çoğu çocuğu annesi veya ablası veya ağbisi, köpeklerden korktuğu için okuldan almaya gidiyor.

Bu köpeklerden bazıları, çocukların üzerine oynamak amacıyla (saldırıyı tamamen geçtim) atladıkları için psikolojik travma geçirip dilleri tutulan çocuklar oluyor. Hamile bir kadın market dönüşü evine alışverişte aldığı yiyecekleri torbalarla götürürken peşine takılan köpeklerden kaçmak için can havliyle yolun ortasına fırlıyor ve kadına araba çarpıyor. Çocuğunu düşürüyor.

Yani bir bakıma bu mahallede bir huzursuzluk mevcut. Mahalleli Belediye’ye imza listesi veriyor, köpeklerin mahalleden uzaklaştırılıp, köpek barınaklarına konması için ama belediye, bu konuda bir şey yapamayız diyor. Kanun ve hayvan hakları savunucuları bize dava açıyor o yüzden aşılayıp tekrar geri bırakmak zorundayız diye cevap alıyor.

Mahallenin muhtarı, defalarca yazı yazdım, şikayette bulundum ama hiç birşey yapılmadı diyor.

Şimdi size soruyorum.

1) Eşiniz hamile, köpeklerden korkuyor. Birgün cep telefonunuz çalıyor ve sizi hastaneden arıyorlar. Eşiniz köpek saldırısı nedeniyle travma geçirdi, veya köpeklerden kaçarken araba altında kaldı veya başka bir şey, lütfen falanca hastaneye gelin. Hastaneye gittiğinizde çocuğunuzu kaybettiğinizi, eşinizinde psikolojik travma geçirdiği haberini alıyorsunuz. Ne yaparsınız?

2) Çocuğunuzun okuldan dönüşünü bekliyorsunuz. Okul müdürü evinizin telefonunu çaldırıyor ve çocuğunuzun okulda öğretmenler odasında olduğunu, gelmeniz gerektiğini söylüyor.Yemeği temizliği bir tarafa bırakıp hemen okula koşuyorsunuz. Okula gittiğinizde okulla, ev arasında çocuğunuzun üzerine köpek atladığını ve çocuğunuzun bayıldığını öğreniyorsunuz. Çocuğunuz ise donuk ifadelerle dili tutulmuş bir şekilde öylece kala kalmış görüyorsunuz. tabi doğal olarak doktora götürüyorsunuz. Doktor çocuğunuzun psikolojik travma geçirdiğini ve zaman içinde dilinin çözülebileceğini söylüyor. Travmanın etkilerinin çok uzun süreceğini söylüyor. Ama siz geceleri çocuğunuzun haykırarak ağlıyarak uyanmasından, onu saatlerce korkma yavrum geçti diyerek avutmaktan bitap düşüyorsunuz. Ne yaparsınız? Ne düşünürsünüz?

Bütün bunlara rağmen, 100 ün üzerinde imza toplamınıza rağmen köpeklerle ilgili bir şey yapılamıyacağını, hayvan hakları derneklerinin köpekleri barınaklara bırakılmasına bile karşı çıktığını öğrenseniz.

Konuyla ilgili yetkililerden, bol bol nasihat dinleseniz ama olabilecek sıkıntıları söylediğinizde sessiz kalışlarını, üzgünüz yapılabilecek bir şey yok denildiğini duysanız, ne yapardınız?

Çocuğunuz mu? Sokaktaki köpek mi? Hamile eşiniz mi? Yoksa sokaktaki köpek mi? Öldürülsün demiyoruz ama, bir çözüm bulunsun yeter ki.

Samimi olarak yukarıdaki kişilerin yerine kendinizi koyun. Lütfen bu yazıyı gerekirse bir daha okuyun.

Pendik Belediyesi ve kaymakamlığı lütfen 5 kere okusun.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Anlaşılıyor ki hiç anlaşılmamış yazdıklarım. Üstelik bir de tartışma zemini yaratma ithamı yemiş derhal. O ikide bir yinelenen "köpek korkusu" hususunu sorgulamış, bu kadar aşırılaştırılan bir korkunun temelinde ne var peki diye sormuştum. Beyhude imiş, açıkça görülüyor. Bunca sene radyo ve televizyonlarda sayısız programlar yapan, yazıları yayınlanan bir gazeteci olarak değil, yıllarını canlıların yaşam haklarını anlatmak ve korumak adına gayretlerle geçirmiş bir hak savunucusu olarak üzülmek icap ediyor bu noktada. Asıl yazıklanılması gereken bu hususta derhal sizde de öne çıktığı görülen feci önyargı ve dünyanın sadece insan faydasına hizmet etmesi gereken bir arena olduğu fikridir. Empati nedir, hiç duydunuz mu? Deneyin derim naçizane, bu arada www.tirmikizi.blogspot.com adresli sayfamdaki bazı yazı ve fotoğrafların bakış açınıza farklı bir boyut getirme ihtimali üzerinde de umudumu korurum tabii. Allah büyüktür. Evrendeki herşey gibi sokak canlılarını da yaratacak kadar büyük üste

Handan Demiralp 
 07.03.2007 16:20
Cevap :
Sayın Handan hanım.Galiba yazımda vermek istediğim mesajı veremedim yada size anlatamadım.Yazımı iyi okursanız ben köpeklerin öldürülmesini istemiyorum.Deneyimli ve uzmanların kontrol ve himayesinde barınaklarda yaşaması taraftarıyım.Tabi bu barınaklarında kümes tarzı değil Avrupai standartlarda olması konusu ayrı bir konu.Empati ttavsiye etmişsiniz.Ben her iki taraf içinde empati yaparak bu yazıyı yazdım.Hayvan severlik evinde yemek artıklarını köpeklere vermekle bana göre olmaz.Yolaa araba çarpmış bir sokak köpeği cesedi 1 kötüyse , yapısı gereği köpekten korkan bir çocuğun araba altında kalması bana göre 100000 kötüdür.Sanki dediklerimi doğrular gibi dün akşam evime giderken 10 yaşlarında bir çocuk köpek peşimden geliyormu korkusuyla geriye bakmaktan yola fırladığının farkında olmadı.Yavaş gitmeseydim Allah korusun...Köpekler içinde benzeri tehlikeler mevcut.Bu köpekler sokaklarda suistimale açık.Bir tehlike var ve onu belirtmeye çalıştım.Sizi kırdıysam özür dilerim.  08.03.2007 8:55
 

efendim sizin sorununuzu çözmeyen belediye kurumudur. Yeni çıkan kanun gereği tek sorumlu yerel yönetimlerdir. Maalesef yerel yönetimler bu tür sorunları çözme konusunda hiç bir önceliği sahip değildir. Son olarak söyleyebileceğim şey bir daha ki seçimlerde oyunu ona göre verirsin ve sabırlar diliyorum.

Ömer ÖZDAMAR 
 07.03.2007 11:27
Cevap :
Haklısınız.Ne denilebilir ki...Teşekkür ederim.  07.03.2007 11:54
 

Kadıköy Belediyemizin sokak hayvanları barınağı Ataşehir semtindedir. Bir hayvan sever olarak Kadıköy belediyesini verdiği bu hizmetten dolayı kutluyorum. 1998 yılından beri hizmet yürütmekte olan Barındırma Merkezinde 3 Veteriner Hekim, 2 Veteriner Teknisyeni, 15 bakım ve dezenfeksiyon elemanı görev yapmaktadır. Ayrıca Kadıköy Hayvan Dostları Platform Üyeleri ile işbiriliği içerisinde en az 2 gönüllü her gün Merkezde bulunmaktadır. Kadıköy bölgesinde sokak hayvanları ile ilgili sorun yaşıyorsanız, bu merkez gereğini en kısa sürede halletmektedir.“İlçemiz dahilinden Rehabilte Ekiplerinin 5199 sayılı Hayvanları Koruma Kanunu gereğince getirdiği köpekler aşılanır, kısırlaştırılır ve kimliklendirilir.(Küpeleme).Öncelikle alındıkları ortama geri bırakılır veya gönüllülerle koordineli sahiplendirilir. Her gün 9.00 – 12.00 ile 13.00 – 15.00 arası ziyarete açıktır. Merkezimizle 0216 499 62 85 numaralı telefon aracılığıyla iletişim kurabilirsiniz.” Sevgi ve saygılar.

Latif 
 07.03.2007 9:15
Cevap :
Sevgili Latif bey ,yorumunuz için çok teşekkür ederim.Ayrıca verdiğiniz bilgiler içinde.Sözünü ettiğim köpeklerinde kulakları küpeli.Benim ve çevrenin rahatsız olduğu konu şu.Köpeklerin sayıca fazla olması.Köpeklerin bir iki yeniyetme tararfından ki defalarca uyarıldı , saldırmaya meyilli hale getirilmesi , köpeklerden yapısı gereği korkan çocukların ve bayanların , insanların olması , kısaca....Bölge sakini , köpeklerin barınaklara gönderilmesini istiyor.Bu konuda bir çırpıda o da kağıt yetersizliği nedeniyle 2 saat içinde 111 kişi imza topalyıp hem belediye ye hemde kaymakamlığa liste verildi.İmza listesi uzatılsa 111 kişi belki en az 600 kişi olacak.bölge sakini , çevrede oturanlar durumdan rahatsız.Bayanlar bakkala markete gidemiyoruz diyorlar.Çocuklar okula korkarak gidiyor.Gelirkende korkarak geliyor.Bilmiyorum insanlar hep böyle tedirginlik içinde mi yaşamak zorunda.Belediyenin bu köpekleri toplayıp tıpkı Avrupa'daki gibi barınaklarda emin ellerde ve uzman kişilerce bakılmasını  07.03.2007 9:58
 

Sizi anlayarak okudum yazınızı. Hem maddi hem manevi çaba harcayan ''aktivist'' bir hayvansever olarak ne yazık ki suç yerel yönetimlerin ve Sosyal olarak hizmet vermesi gereken kurumların gereken insiyatifi işletmek istememesinden kaynaklanıyor. Şöyle ki 1. Her belediye eğer belli bir sayının üzerinde sokak hayvanı varsa bunları rehabilite etmek ve bir alanda tutmak için barınak yapmak zorunda. Bizim belediyelerimiz başka şeyler derdinde olduğundan bu çok zor. 2. Küpelenen ve aşılanan köpek artık steril demektir. tek sorun düzenli beslenmeleri. Sizin bölgenizin duyarsız olduğu anlaşılıyor. Tuzla ve Ataşehir barınaklarına internet'ten ulaşıp onlarla paylaşmanız fayda getirebilir. Ben bulunduğum bölgede 25 kediyi ve 6 köpeği cebimden kısırlaştırdım. Kurumlarımızın duyarsızlığı çöken binalardan başlayıp her yerde. esen kalın.

Sevgiağacı 
 07.03.2007 0:15
Cevap :
Yorumunuz için çok teşekkür ederim.Öğrendiğim kadarıyla Sultanbeyli Belediyesi yetkilileri tarafından bölgeye bırakılmış.Tabi sessizce ve gece vakti.Köpeklerin kulaklarında küpeler var.O yönden biraz olsun rahatız.Ancak , bu köpeklerden korkan insanlar var.Ellerinde değil.Bende yılandan korkarım mesela.Bu bir yapı meselesi.Yılan gördün mü kaçacak yer ararım.Köpeklerden de aynen bu şekilde korkan çocuklar , bayanlar , insanlar var.Bu insanların sayısı da küçümsenemeyecek derecede yüksek.Hal böyle olunca belediyenin bu konuda birşeyler yapması gerekir.Birde tehlikelerden bir tanesi de bazı çocukların köpekleri saldırmaya alıştırması.Barınaklarda yaşaması bana kalırsa hem köpekler için hemde insanlar için daha faydalı.Böylece kimse zarar görmez.Bu konuda belediye uyarılmıştır.Küçük bir çocuğun hayatını böyle bir karşılaşma ile karartılmasına izin verenler ,hamile bir kadının Allah korusun dilim varmıyor böyle bir durumla karşılaşması herlade kimse vicdanında taşıyamaz.  07.03.2007 9:17
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 115
Toplam yorum
: 139
Toplam mesaj
: 48
Ort. okunma sayısı
: 712
Kayıt tarihi
: 27.07.06
 
 

1994 Uludağ Üniversitesi İ.İ.B.F. İktisat bölümü mezunuyum. Aynı üniversitede Genel İktisat Polit..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster