Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

02 Ağustos '10

 
Kategori
Kitap
Okunma Sayısı
2364
 

Sol Ayağım / Christy Brown

Sol Ayağım / Christy Brown
 

Sol Ayağım / Christy Brown


Seneler önce filmini seyretmiştim. Ancak kitap, filmden çok daha fazla etkiledi beni.

Tek kelimeyle muhteşem.

Bir günde okuyup bitirebilirsiniz. 165 sayfa.

M.E.B. önerdiği 100 temel eser arasına girmeyi başarmış.

Christy Brown'ın kendi hayat hikayesini, verdiği mücadeleleri, yaşadığı duyguları, zorlukları, gel-gitleri, hayat karşısındaki yenilgilerini, zaferlerini ve nihayetinde hayat karşısında dimdik durabilmeyi nasıl başardığını, kendi kaleminden okumak, beni fazlasıyla etkiledi.

İrlandalı yoksul bir duvarcı ustasının 23 çocuğundan biri olan Christy, beyin felçli olarak dünyaya gelir.

Sol ayağının dışında vücudundaki hiç bir uzvu kullanamamaktadır.

İlk çocukluk yıllarında bunun çok farkında olmasa da, yaşı ilerledikçe, durumunu idrak eder ve artık onun için ızdıraplar, mutsuzluklar dönemi başlar.

"O zaman tam on yaşında, yürüyemeyen , konuşamayan, kendi kendine yemek yiyip, giyinemeyen bir çocuktum. Çaresizdim ve artık ne kadar çaresiz olduğumu hissetmeye başlamıştım. Hakkımda hala hiç bir şey bilmiyordum. Diğerlerinden "farklı" olduğum gerçeği dışında, hiç bir şey bilmiyordum. Beni neyin farklı kıldığı hakkında veya neden böyle olduğum hakkında hiç bir fikrim yokta. Sadece, koşamadığımın, futbol oynayamadığımın, ağaçlara tırmanamadığımın, hatta kendi kendime yemek bile yiyemediğimin farkındaydım."


"Zihnimle gözlerimle gördüklerimden fazlasını görüyordum. Bazen saatlerce yatak odamda oturur, resim veya hiç bir şey yapmadan sadece oturup, kendi dünyamın içine dalar ve sıradan dünyamı oluşturan her şeyin ötesine geçip uzaklaşırdım. Bu hayallerden birine daldığımda diğer herşeyi unuturdum.

Christiy'e annesi okuma yazma öğretir ve Christy sol ayağını, el gibi kullanarak yazıp, kendini ifade edebilmektedir artık.

Zaman hızla ilerler ve Christy büyür. Onbeş yaşına geldiğinde mahalledeki Jenny’e aşık oldu. Jenny ona bir süre iyi davranır ve Christy hislerine karşılık bulduğunu sanır. Ancak bir süre sonra Jenny, Christy ile ilgilenmemeye başlar. Christy bunun görüntüsünden dolayı olduğunu fark eder ve dünyası bir kez daha başına yıkılır.

"Bir çocuğun sıradan yaşamından, sokaklardan ve küçük ara yollardan uzaklaşmış biri olarak, yüreğimin vücuduma oranla büyüme ve gelişme açısından millerce yol kat ettiğini fark ediyordum. Bunu tekrar yitirdim, gerçekten ve doğru bir biçimde. Başka bir "rüyalarımın kızı" oluşmuştu, bir önceki kadar uzun boylu ve güzel değildi ama yaşıma daha yakındı. Jenny idi adı. Evimin bir kaç ev uzaklığında oturuyordu. Küçük, enerjik ve sevimliydi; periye benzer yüzüne düşmüş bir çok kahverengi bukleleri, canlı yeşi gözleri ve bükülmüş dudakları vardı. Maalesef jenny cilveliydi; sadece güzel gözlerini istediği şekilde kullanarak, sokağımızdaki erkek çocuklar arasında bir karmaşa yaratabilirdi. Hepsi onun için deli oluyorlardı ve büyüyüp yetişkin bir adam olduklarında kimin onunla evleneceği hakkında tartışmaya başladıklarında aralarında kavga çıkıyordu."

Günden güne içine kapanan Christy'i ailesi, tamamını engelli çocukların oluşturduğu bir geziye gönderir. İlk kez uçağa binen Christy bu gezide çok mutlu olur.

Yaşadığı yere döndüğünde ise yine karamsar ve içine kapanık Christy olup çıkar.

Bir süre sonra eve bir adam gelir, kendisi doktordur ve beyin felçli hastalar üzerinde araştırmalar yapmaktadır. Christy'i de muayene etmek istemektedir. Bu Christy ve ailesin için büyük bir umut olur.

Ancak Christy'nin tedaviye cevap verip vermeyeceğini anlamak için Londra'ya gitmesi gerekmektedir ve gider. Yapılan tahlillerde tedaviye yanıt verdiği anlaşılır.

Mutlulukların en büyüğünü yaşamaktadır Christy ve ailesi artık.

Sonrasında fizik tedaviye başlanır.... Yorucu ve uzun bir süreçtir..

Sonrasında hayatını anlatan bir kitap yazmaya karar verir Christy....

* * * * * * *

Bu kitap bana sağlığım, kullanabildiğim uzuvlarım, hareket özgürlüğüm ve hayatta sahip olduğum ne varsa, hepsi için çokca şükretmemi sağladı ve başıma gelen hiç bir zorluktan yılmamayı öğretti.

Herkese, özellikle sahip olduklarının farkında olmayan mutsuz ve karamsar insanlara özellikle tavsiyemdir.

Büyük bir hayat dersi !

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Sol ayağım dışında her uzvumu çok daha rahat kullandım. Ama sol ayağım en kıymetlim oldu hep. Bu yazını yarın bir kez daha okuyacağım.

gülriz 
 05.08.2010 1:35
Cevap :
Tamam :) sevgiler..  05.08.2010 13:18
 

yok olunca birşeylerin değerini biliyor keşk

srhnsrt 
 03.08.2010 11:44
Cevap :
Yarım kalmış mesajınız, sanırım şöyle devam edecektiniz. "Keşke birşeyleri kaybetmeden değerini anlayabilse insanoğlu..." yürekten katılıyorum. Sevgiler, selamlar.  03.08.2010 16:27
 

uzun bir zaman önce ben de okumuş ve çok etkilenmiştim.Sayenizde anımsadım.İyi bir öneri ve güzel bir anlatım olmuş. Selamlar.

kursun 
 03.08.2010 9:03
Cevap :
Teşekkür ederim, saygılar, sevgiler...  03.08.2010 11:36
 

İlk fırsatta okunacak ve izlenimler paylaşılacak.Not aldım.Saygılar.

Ahmet AYDIN 
 02.08.2010 18:55
Cevap :
Selamlar, pişman olmayacaksınız Ahmet Bey.. Okuduktan sonra düşüncelerinizi bekliyorum.. Teşekkür ederim, saygı ve sevgiler.  03.08.2010 8:45
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 509
Toplam yorum
: 1899
Toplam mesaj
: 118
Ort. okunma sayısı
: 4601
Kayıt tarihi
: 30.03.10
 
 

Kişisel gelişim uzmanıyım. Yaşam Koçu, İlişki Koçu, NLP Uzmanı ve Eğitmeni, Kuantum Yaşam Koç..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster