Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

01 Ocak '10

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
389
 

Sona yaklaşırken…

ABD ve koalisyon ortaklarının Ortadoğu’yu işgali ile başlayan, ABD’nin NATO’yu da bulaştırarak Afganistan’ı işgali, Kafkaslarda Gürcistan ve Ermenistan’ı destekleme politikaları ile devam eden, hitamında İran’la devam edecek olan süreçte amaç, dünya enerji kaynaklarının kontrol altına alınması ve ele geçirilmesidir.

Petrolün enerji açısından önemi ve fiyatlarının kontrolü için yapılan işgale varan uygulamalar, petrol fiyatlarının 200 dolarlara çıkacağını tahmin ederek yatırım yapanları, iflas ettirmiştir. 1 dolarlık değeri, 80 dolara pazarlayanlar ve alanlar iflas etmişlerdir. Bunun sonucunda krizler çıkmıştır. Bu krizin önlenmesi ve şişkinliğin giderilmesi için ABD’nin para basması gerekiyordu, gazın alınması için faizlerin de olabildiğince indirilmesi gerekiyordu. Bunlar yapıldı. Böylece dünya parası dolar ayağa düşmüştür. Artık bizim düğünlerde bile 1 TL kâğıt paramız olmadığı için 1 dolarlık kağıt paralar atılır oldu.

Doların değerinin düşmesi, dünya parası olmasını isteyen ABD’nin hiç de istediği bir şey değildir. Ancak büyük bütçe açıklarını bu yolla kapatmaktan başka çare yoktur. İşgal ve savaş giderleri, bu şekilde desteklenebilirdi. Sermayedarlarının ( gerçekte) olmayan paralarını, bu şekilde var gösterebilirlerdi.

ABD kullandığı bu yöntemle kendini ve çevresini kurtarmaya çalışırken, Türkiye gibi ülkeler, krize daha çok maruz kalmışlardır. Özellikle ucuz dolar, ihracatı olumsuz yönde etkilemiştir. İhracata yönelik (fason) birçok tesisin kapanması, ülkemizde zaten oldukça yüksek olan işsizliğin, daha da had safhalara çıkmasına neden olmuştur. Eskiden Kamu işletmeleri işsizliğe ön alıyorken, şimdi onlarda yoktur. Hepsi kambur diye özelleştirilmiş, ancak bu kamburları kalkan ülkenin halen düzelememiş olmasını anlamakta nedense mümkün değil. Devletin yokluğunda, insanlar zengin kesimin insafına bırakılmıştır.

Özal’la başlayan ticari devlet yönetimi yeni dönemde de devam ettirilmeye çalışılmaktadır. Devletin elinden her türlü iktisadi aracı alınmıştır. Yardım kuruluşları aracılığıyla toplanan paralar, şirketleşmeye harcanarak, cemaat şirketleri kurulmuş, bu yolla cemaatler güçlendirilmiştir. Artık şirketleşmiş cemaatler, kendi taraftarlarını oluştururken ötekileri ötelemeye girişmektedirler.

İnsanlar bölük pörçük… ayrımcılık had safhada, siyasiler rant peşinde, yoksul halk ekmek derdinde, aç, açık ve yönlendirilmeye açık. Güvenlik kuvvetleri gruplaşmış, ordu kıpırdayamayacak hale getirilmiştir. Demokrasi ve özgürlükler bahane edilerek istenilen değişim denilen iflasın son merhalesi. Artık bir üfürülse yıkılacak domino taşları gibiyiz…

Ahmet Şevket AKGÜNER

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

İşin en vahim tarafıda halkın büyük çoğunluğu olanların farkında değil. Saygı ve selamlar...

izmirli doksanyedi 
 01.01.2010 18:33
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 4
Toplam yorum
: 3
Toplam mesaj
: 1
Ort. okunma sayısı
: 1485
Kayıt tarihi
: 12.11.09
 
 

Çukurova  Üniversitesinde lisans, Marmara Üniversitesinde yüksek lisans yaptım. İnşaat, kamuda orta..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster