Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 
 

Profesyonel Koç Gizem EKİCİ

http://blog.milliyet.com.tr/gizemekici

10 Mayıs '19

 
Kategori
Kişisel Gelişim
Okunma Sayısı
60
 

Soru Sorma Sanatı-2

Soru sormanın sanatsal değerinden, hatta bizi bilimsel ve teknolojik açıdan bugünlere getirdiğinden söz ettik.
 
İlk koçlardan sayılacak Sokrates’in bu işi nasıl yaptığından ve bu işin sokratik yöntem olarak bugüne taşındığından da…
 
Gelelim koçluk ve soru sorma ilişkisine, ardında da soru sormanın kendisine.
 
Bir canlının temel yapı birimi hücreyse, koçluğunki soru sormaktır. Koçluk mesleğine adım atma cesaretini gösterdiyseniz ilk olarak soru sormayı öğreneceksiniz, ikinci olarak sonsuz bir sabırla dinleyeceksiniz. Bir de tabii, mizaç olarak bu mesleğe ne kadar uygunsunuz o da var. Eğer, uzun süre dinlemeye tahammül edemeyen ve hemen araya girip bir şeyler söyleme ihtiyacı hisseden biriyseniz ya önce kendinizi müthiş bir dönüşüm sürecine sokacaksınız ya da üzgünüm ama sertifikanızı "Eh, bu da böyle güzel bir anı oldu." diyerekten rafa kaldıracaksınız. 
 
Ben mesela müthiş bir dinleyiciydim her zaman, bununla birlikte hayatta soru sormayı beceremezdim. 3-6 yaş arası çocuklar ebeveynlerini çıldırtana kadar soru sorarlar her çocuk doğuştan koçtur, filozoftur aslında ama bir önceki yazımda da dile getirdiğim gibi yetişkinler bunu yok etmek için ellerinden geleni yaparlar. Her neyse, annem bu yaşlarda bile asla soru sormadığımı, artık dayanamayıp onun anlatmaya başladığını söyler her fırsatta. Okulda da nasılsa biri sorar diye parmağımı kaldırıp soru sormaz, çok merak ediyorsam kendim daha sonra araştırır öğrenirdim.
 
Bu mesleği yapmayı kafaya koyduğum zaman soru sorma becerimi geliştirmek için ne mi yaptım?
 
1- Kendimi zorlayarak herkese sürekli soru sormaya başladım. Markette, otobüste, yolda, evde, arkadaş çevremde her yerde... Yolu bulabileceğime emin olmama rağmen adres sordum, markette alışveriş yaparken orada çalışanlarla soru sorarak sohbetler başlattım, evde anne-babama çocukluğumla ilgili, onların hayatlarıyla ilgili sorular sordum.
 
2- Sonra da yavaş yavaş gelişigüzel sorulardan koçluk teknikleriyle sorulara geçtim. Başta gerçekten çok zorlayıcıydı, beynimin acıdığını hissettim desem yalan olmaz. Çünkü alışmışız hep pat diye "Niye/Neden/Niçin" sorusunu yapıştırmaya. Sağ elinizi kullanırken sol elle yazmayı öğrenmek gibi bir şey.
 
3- "Niye/Neden/Niçin" ağzımdan kaçsa bile, sormak istediğim şeyi tekrar bir koçluk sorusu şeklinde dile getirdim.
 
Bu adımlar, benim gibi soru sormayı hiç beceremeyen birini bile bir koça dönüştürüyorsa, konuşmayı seven, daha dışa dönük insanlarda, belki de işi iletişim, satış, halkla ilişkiler, insan kaynakları olan kişilerde ne muhteşem iletişim becerileri ortaya çıkarır siz düşünün.
 
Peki, doğru soru sorma sanatı bize neler kazandırır?
1- İş ve sosyal ilişkilerimizi daha sağlıklı hale getirir.
2- İletişimimizde çatışmaları ortadan kaldırır.
3- İnsan ilişkileri odaklı mesleklerde başarıyı arttırır.
4- Soru soruyu doğurur, yaratıcılığımız gelişir.
5- Doğru soruyu sormak hayatımızın her alanında bizi çözüme daha hızlı ve kolay götürür. Bu adres sormak olsa bile!
 
Eğer doğru soru sormanın kazançları size cazip geldiyse, şimdi soru sorma tekniklerini daha yakından incelemeye ne dersiniz?
 
ilhan Aydın bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 18
Toplam yorum
: 0
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 59
Kayıt tarihi
: 29.04.19
 
 

2011 yılında Ege Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı bölümünden, 2012 yılında Anadolu Üniversites..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster